Aktif / Yaşıyor

Adrian Cole

Discord Oyuncusu: berke6824
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 4:29
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

Adrian Cole, Los Santos'ta doğup büyümüş 29 yaşında bir adamdır. Çocukluğundan beri ailesiyle hiçbir zaman çok yakın bir ilişkisi olmadı. Babasını küçük yaşta, annesini ise 20'li yaşlarının başında kaybetti. Adrian böylece salgın başlamadan yıllar önce tek başına yaşamaya alıştı. Kimseden yardım istemeden kendi hayatını kurdu ve yaşadığı zorluklar onu zamanla daha soğukkanlı ve kendi ayakları üzerinde durmayı bilen biri haline getirdi. Her ne kadar soğukkanlı bir şeyleri yalnız yapmaya alışmış olsa da yeri geldiğinde karanlıktan bile korkuyordu. Bir süre farklı işlerde çalıştıktan sonra hastanede özel güvenlik olarak işe başladı. Severek yapacağı bir meslek değildi fakat para kazanması gerekiyordu; çünkü kimseye muhtaç olmak istemiyordu. Çalıştığı yerde insanlarla iyi bir iletişimi vardı fakat kolay arkadaş edinen biri değildi. İş yerinde tek bir arkadaşı vardı: Mason Carter. Adrian bu arkadaşıyla iş yerinde tanıştı. Mason'ın da ailesini küçük yaşta kaybettiğini öğrenince ona karşı kendini daha yakın hissetmeye başladı. Sürekli Mason'la işe gelip gidiyorlar, boş zamanlarında birlikte vakit geçirip sohbet ediyorlardı. Adrian ailesini kaybettikten sonra ilk defa bir insana bu kadar yakın hissetti; o kişi Mason'dı. Adrian genel olarak sakin ve soğukkanlı bir insandı. Karşılaştığı problemlerde panik yapmak yerine durumu anlayıp çözüm odaklı olmaya çalışırdı. İnsanlara karşı şüpheci olsa da güvenini kazanan kişiliklere karşı oldukça sadık davranırdı. Mason ile olan ilişkisi de bunun en büyük örneğiydi. Birini gerçekten dostu olarak görürse kolay kolay yarı yolda bırakmazdı. Her ne kadar şüpheci de olsa, yardıma muhtaç birisini gördüğünde yardımını; kendi hayatını ya da yanında bulunan insanları tehlikeye atmayacak şekilde yapardı.

Adrian'ın salgın öncesinde silahlarla da arası oldukça iyiydi. Özel güvenlik olarak çalışmasının da etkisiyle silah kullanımı konusunda deneyimli ve becerikliydi. Silahı gereksiz yere kullanmayı sevmez; ne zaman kullanması gerektiğini ve ne zaman geri çekilmesinin daha doğru olduğunu bilirdi. Baskı altında bile sakin kalabilmesi, silah kullanırken kontrolünü kaybetmemesini sağlardı. Bu yüzden salgın başlamadan önce sahip olduğu bu beceri, ileride karşılaşacağı tehlikelerde Adrian'ın en önemli avantajlarından biri haline gelecekti.

Salgın başladığında Adrian hastaneydi. İlk başta bu vakalar duyulmaya başladığında pek ciddiye almadı, geçici bir olay olduğunu düşündü. Saatler ilerledikçe hastanede ciddi bir yoğunluk başladı; insanlar koridorlarda bağrışarak geçiyorlardı, ciddi bir panik ortamı oluşmuştu. Adrian ciddiye almadığına pişman olmuş gibiydi. Mason koşarak telaşlı şekilde yanına geldi. Hastaneden dışarıya baktıklarında insanlar birbirlerine saldırıyor, dışarıda patlamalar duyuluyordu. İkisi de oradan ayrılarak hastanedeki insanlara yardım etmeye, işlerinin başına döndüler. Adrian acil bölümüne gitti her yer kanlar içerisindeydi acil kapısından giren yüzü ve üstü başı kanlı bir adam ona doğru koşarak saldırmaya başladı yere düştüler yerde bi boğuşmadan sonra etkisiz hale getirip üstünden fırlattı. Adrian Mason'ın bağırışlarını duymuştu aniden koşarak hastanenin ön tarafına gitti , yanına gittiğinde Mason'ı hastanenin ön tarafında yerde kanlar içinde yatar halde görmüştür. Üstünde bir kişinin onu parçaladığını görür, anlam veremez; donup kalmıştır, elinden bir şey gelmiyordur.

Mason'ı kaybettiği andan sonra Adrian için her şey değişti. Hayatında gerçekten yakın hissettiği tek insanı da kaybetmişti. O ana kadar soğukkanlılığı sayesinde birçok problemi kontrol altında tutabileceğine inanırken Mason'ın karşısında hiçbir şey yapamamak, Adrian'a ilk defa çaresiz olduğunu hissettirdi. Adrian'ın korkularından biri ise sevdiği insanları kaybetmekti.

Hastaneden ayrıldıktan sonra artık önünde tek bir amaç vardı: Hayatta kalmak. İlk günlerde bulunduğu bölgeyi dikkatlice incelemeye, güvenli olabilecek yerleri belirlemeye ve elindeki kaynakları gereksiz yere tüketmemeye başladı. Nerede yiyecek ve su bulabileceğini, hangi yolların daha güvenli olduğunu ve karşılaşabileceği tehlikelerden nasıl uzak duracağını düşünerek hareket ediyordu. Daha önceki hayatında kendi başının çaresine bakmaya alışmış olması, bu yeni dünyada onun için önemli bir avantajdı.

Adrian karşılaştığı durumlarda paniğe kapılmak yerine önce çevresini gözlemliyordu. Bir binaya girmeden önce çıkış noktalarını kontrol ediyor, çevredeki sesleri dinliyor ve olası bir tehlikeyi önceden fark etmeye çalışıyordu. Sahip olduğu silah becerisi de bu süreçte büyük bir avantaj haline geldi. Gerektiğinde kendisini savunabiliyor, fakat silahına gereğinden fazla güvenmek yerine mümkün olduğunca çatışmalardan uzak duruyordu. Onun için hayatta kalmak sadece savaşmak değil; doğru zamanda geri çekilmeyi ve gereksiz risk almamayı da bilmekti.

Zaman geçtikçe Adrian günlük hayatta ihtiyaç duyduğu birçok şeyi kendi başına yapmayı öğrenmeye başladı. Bulduğu kaynakları dikkatli kullanıyor, yiyecek ve suyunu planlıyor, güvenli bir yerde kalabilmek için çevresini kontrol ediyor ve karşılaştığı insanları hemen hayatına dahil etmiyordu. Daha önce sakin ve gözlemci olan karakteri, salgın sonrasında hayatta kalma konusunda daha bilinçli ve pratik bir hale geldi.

Fakat bütün bu becerilerine rağmen Mason'ın yokluğu zaman zaman kendisini hissettiriyordu. Birlikte işe gittikleri sabahları, vardiya çıkışlarında yaptıkları konuşmaları ve o zamanlar sıradan gördüğü küçük anları hatırlıyordu. Şimdi ise o anların hayatındaki son normal anılar olduğunu fark ediyordu. Mason'ı kaybettiği günden sonra yalnızlık onun için hayatının merkezine oturmadı, fakat artık yanında güvenebileceği bir insanın ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlamaya başladı.

Yıllarca tek başına yaşamaya alışmış olması Adrian için büyük bir avantajdı. Kendi kararlarını verebiliyor, kimseye ihtiyaç duymadan hareket edebiliyor ve zor durumda kaldığında kendi başının çaresine bakabiliyordu. Bu nedenle salgının ilk dönemlerinde yalnız hareket etmek onu diğer insanlar kadar zorlamadı. Fakat yine de yalnızlık onun için birazda olsa korku verici delirtici bir şeydi ve zaman zaman arkasını kollayacak birinin olmamasının eksikliğini hissediyordu.

Adrian bu yüzden insanlara karşı daha şüpheci hale geldi. Salgın öncesinde de insanları gözlemleyen ve kolay güvenmeyen biriydi fakat artık bunun sebebi yalnızca karakteri değildi. Mason'ı kaybetmesi ona bir insana bağlanmanın ne kadar ağır bir kayıp yaratabileceğini göstermişti. Bu nedenle hayatına giren insanları uzun süre gözlemlemeye, söylediklerinden çok yaptıklarına dikkat etmeye başladı.

Buna rağmen tamamen insanlardan uzak durmanın da doğru olmadığını zamanla fark etti. Hayatta kalmak için bazen başka insanlara ihtiyaç duyuyordu. Birinin arkasını kollaması, bilgi paylaşması veya zor bir durumda yanında olması, salgın öncesinde önemsemediği şeylerin değerini anlamasına neden oldu. Ancak Adrian artık kime güveneceğini çok daha dikkatli seçiyordu.

Güvenini kazanan birine karşı ise hâlâ eskisi gibi sadık davranıyordu. Bir insanı gerçekten kendi tarafında gördüğünde onu kolay kolay yarı yolda bırakmıyordu. Mason'ı kaybetmiş olması onun insanlara değer vermeyi bırakmasına değil, değer verdiği insanları koruma konusunda daha dikkatli olmasına neden olmuştu.

Adrian artık hayatta kalmayı yalnızca şansa bırakmıyordu. Sahip olduğu soğukkanlılığı, silah kullanma becerisi, gözlem yeteneği ve kendi başının çaresine bakabilmesi sayesinde karşılaştığı birçok tehlikeyi önceden fark edip buna göre hareket edebiliyordu. Gerektiğinde savaşmasını, gerektiğinde geri çekilmesini ve gerektiğinde bir durumdan tamamen uzaklaşmasını biliyordu.

Zaman geçtikçe Adrian için hayatta kalmak yalnızca bir sonraki güne ulaşmak anlamına gelmemeye başladı. Sürekli tek başına hareket etmenin insanı ne kadar yıpratabileceğini görmeye başladıkça, yanında gerçekten güvenebileceği insanların olmasının da önemli olduğunu düşünüyordu. Fakat amacı eski hayatına tamamen dönmek değildi. Adrian, salgından önceki hayatın artık geri gelmeyeceğini biliyordu. Onun istediği şey, bu yeni dünyada kendisine güvenebileceği insanlardan oluşan küçük ama sağlam bir çevre kurabilmekti.

Bu düşünce Adrian'ın Zentrum hakkında duyduklarıyla birlikte daha da güçlendi. Zentrum, Adrian için yalnızca insanların bir arada bulunduğu bir yer değildi. Dışarıdaki tehlikelerden uzaklaşabileceği, insanların belirli kurallar içerisinde yaşayabildiği ve en önemlisi güven duygusunun yeniden kurulabileceği bir yer olma ihtimali taşıyordu. Uzun süre tek başına hayatta kaldıktan sonra böyle bir yerin varlığı Adrian'ın dikkatini çekmeye başladı.

Zentrum'a ulaştığında ilk yapacağı şey insanlara hemen güvenmek olmayacaktı. Her zamanki gibi önce çevresini ve insanları gözlemleyecekti. Kimlerin sorumluluk aldığını, kimlerin zor durumda nasıl davrandığını ve insanların birbirlerine karşı ne kadar dürüst olduğunu anlamaya çalışacaktı. Çünkü Adrian için bir yerin güvenli olması yalnızca duvarlarla veya silahlarla ilgili değildi. Orada bulunan insanların birbirlerine ne kadar güvenebildiği de en az bunlar kadar önemliydi.

Adrian'ın Zentrum'daki amacı zaman içerisinde güvenebileceği insanları bulmak ve onlarla birlikte hayatta kalmayı öğrenmekti. Mason'dan sonra bir daha kimseye bağlanamayacağını düşünse de hayatına girecek insanların davranışlarıyla bu düşüncesini değiştirebileceğini biliyordu. Birinin gerçekten güvenilir olduğunu gördüğünde, geçmişte Mason'a gösterdiği sadakati yeniden göstermekten çekinmeyecekti.

Aynı şekilde kendisi de başkalarının güvenebileceği biri olmak istiyordu. Gerektiğinde çevresindekilerin arkasını kollamak, sahip olduğu silah becerisini ve tecrübelerini grubun güvenliği için kullanmak, tehlike anında panik yapmadan doğru kararları verebilmek Adrian'ın Zentrum'da üstlenebileceği en önemli rollerden biri olabilirdi.

Adrian için artık amaç sadece kendi hayatını kurtarmak değildi. Kendi hayatını korurken yanında bulunan insanların da hayatta kalmasına katkı sağlamak istiyordu. Çünkü geçmişte Mason'ı kurtaramamış olması, gelecekte yardım edebileceği birini yalnız bırakmak istememesine neden olmuştu.

Yine de Adrian geçmişte yaşadıklarını unutmuyordu. Mason'ın kaybı onun kararlarını hâlâ etkiliyordu. Birine güvenmeden önce düşünmesinin, tehlikeli durumlarda daha temkinli davranmasının ve insanları sürekli gözlemlemesinin altında yaşadığı kayıplar vardı. Fakat artık bu kayıpların onu zayıflatmasına izin vermek yerine onlardan öğrendiklerini kullanmaya çalışıyordu.

Salgın başladığında artık kaybedeceği kimsesi yoktu; bu yüzden onun için mesele birilerini bulmak değil, kendi hayatını kaybetmemekti. Zaman geçtikçe yalnız yaşamaya alışkın olması Adrian için büyük bir avantaj haline geldi fakat salgından önce insanlarla kurduğu mesafeli ilişkiler şimdi onun için daha büyük bir probleme dönüştü.

Adrian'ın önünde artık yeni bir hayat vardı. Bu hayatın kolay olmayacağını biliyordu fakat yıllar boyunca yaşadığı kayıplar ve tek başına ayakta kalmak zorunda olması onu hazırlamıştı. Silah kullanmayı biliyor, çevresini okuyabiliyor, kaynaklarını dikkatli kullanıyor ve tehlike karşısında soğukkanlılığını koruyabiliyordu. Eksik olan tek şey ise yanında gerçekten güvenebileceği insanlardı.

Zentrum bu yüzden Adrian için yeni bir başlangıç ihtimaliydi. Geçmişini unutabileceği bir yer değil, geçmişinden öğrendikleriyle yeni bir hayat kurabileceği bir yer. Adrian artık kimseye kolay kolay güvenmeyecekti fakat güvenini hak eden insanlardan da kaçmayacaktı. Mason'ın kaybından sonra öğrendiği en önemli şeylerden biri buydu: Hayatta kalmak insanın tek başına güçlü olmasıyla mümkün olabilir, fakat uzun süre ayakta kalabilmek için bazen yanında güvenebileceğin insanların olması gerekir.

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.

Karakter Fotoğraf Galerisi
2 Fotoğraf