Ashley Snow
Salgından önce Ashley Snow için hayat gayet basit ve öngörülebilir bir düzenden ibaretti. 23 yaşında, gençliğini kütüphanelerde, laboratuvarlarda ve steril cam tüplerin arasında geçirmiş hırslı bir ilaç teknolojisi uzmanıydı. Kimyasallarla çalışmayı bu yüzden seviyordu; moleküller yalan söylemezdi. Doğru basınç, doğru sıcaklık ve doğru bileşenler bir araya getirildiğinde reaksiyon tam olarak beklenen sonucu verirdi. Ashley, hayatın da bu deneysel formüller gibi kurgulanabileceğini sanıyordu.
Ailesiyle birlikte sürdürdüğü sıradan ama huzurlu bir yaşamı vardı. Özellikle de küçük kardeşi… Onu büyütürken, üzerine titrerken dünyadaki tüm kötülüklerden koruyabileceğine inanırdı. Ashley laboratuvarda geleceğin tıbbını inşa ettiğini sanırken, aslında dünyayı yönettiğini düşünen bir avuç "aptal", açgözlü ve kibirli zenginin kendi kıyamet projesini finanse ettiğinden tamamen habersizdi.
Salgın patlak verdiğinde; o milyar dolarlık şirketlerin, insanlığı kurtaracağı iddia edilen fonların ve kitleleri yönetenlerin tek bir hamleyle nasıl devrildiğini izlemek zorunda kaldı. Virüs veya kimyasal facia *her neyse* sokaklara taştığında, Ashley'nin tıp veya kimya kitaplarındaki hiçbir formül ailesine yardım etmeye yetmedi.
O gün neler oldu?
Ashley için felaketin başladığı gün, laboratuvarda geçen sıradan bir gündü. Ancak zenginlerin finanse ettiği gizli proje kontrolden çıkıp o mutajenik sıçrama yaşandığında, tıp dünyasının tüm kuralları yıkıldı. Sıfırıncı Gün, insanlığın kibirinin faturasını ödemeye başladığı ilk andı.
Ashley, klimalı steril laboratuvarında test yaparken binada sirenler çaldı. Koridora çıktığında, şirketin zengin yöneticilerinden birinin güvenlik görevlisinin boğazını ısırdığını gördü.
Tıp kurallarını bir kenara bırakıp masadaki derişik asit şişesini saldırganın yüzüne fırlattı. Adam çığlıklarla yere yığılırken Ashley, çantasına bulabildiği tüm neşter ve ilaçları doldurup patlayan cam tüplerin arasından dışarı koştu.
Arkasında bıraktığı şey sıradan bir mesai değil, kıyametin ilk günüydü.
Salgın sokaklara taştığında kimse ne olduğunu anlamadı. Hastaneler saatler içinde çöktü ve ilk "Asil"ler ortaya çıktı. Ashley tıp bilgisiyle ailesini korumaya çalışsa da bu kontrolsüz ilk dalga babasını, annesini ve en çok bağlandığı küçük kardeşini elinden aldı. Kardeşini kaybettiği o gün, Ashley’in içindeki merhamet ve insanlığa olan güveni de son buldu.
GERİDE KALANLAR
İnsanların tıkıldığı basık sığınaklar Ashley için hep birer toplu mezardan ibaretti. Bu yüzden o karanlık deliklere girmeyi reddetti. Yolda karşısına çıkan ve rasyonel zekasıyla bir araya getirdiği küçük grubuyla dağlara vurarak terk edilmiş evlerde, zorlu doğa koşullarında yıllarca hayatta kalmayı başardılar.
Tıp bilgisiyle ekibini her türlü felaketten koruyan Ashley, o insanları ailesi bellemişti. Ancak Zentrum sınırlarına yaklaştıklarında, canı pahasına kolladığı dostları ona en karanlık yüzlerini gösterdi....
BÜYÜK İHANET
O gece dağ kulübesinde yaşananların, yapılan iğrenç pazarlığın detayları Ashley tarafından derin bir sessizliğe gömülmüştür. Sadece silahların çekildiği, bağların kopup kanın döküldüğü o uğursuz an bilinmektedir.
Eski dostları tarafından açıkça ölümle tehdit edilen Ashley, kimya bilgisini ve soğukkanlılığını son bir kez kendi hayatını kurtarmak için kullandı. Kurulan ölüm kapanından gecenin karanlığında sıyrılarak kaçmayı başardı.
Arkasında yılların birikimi olan devasa bir ihanet ve geride bırakmak zorunda kaldığı "dostlarının" gölgesini bırakan Ashley, ölümün kıyısından yürüyerek kendini en son Zentrum’un kapılarında buldu. Zentrum’a ilk adım attığı gün sergilediği o agresif, kimseye güvenmeyen ve herkesten nefret eden tavrının arkasındaki asıl neden de işte geride bıraktığı o kanlı geçmişin ta kendisiydi.
PSİKOLOJİK TETİKLEYİCİLER, FOBİLER & NÖBETLER
-İhanet Paranoyası
-Haptefobi (Temas Anti-patisi): Aniden yapılan, izinsiz fiziksel temaslar.
-Güvenememe Problemi
-Yalnız Kalmak
BAŞA ÇIKMA MEKANİZMASI & SIĞINAKLARI
Ashley için Asil salgını bir korku filmi ya da hayatta kalma savaşından ziyade, kontrolden çıkmış devasa bir biyolojik denklem. Karşısındaki yaratıkları veya enfekte olmuş insanları birer canlı olarak değil, Sıfırıncı Gün’den kalma "hata payı yüksek birer tıbbi atık" olarak görür. Bu zihinsel mesafe, çatışma anında acıma veya panik hissetmesini engeller; bir Asil’e yaklaşırken neşterini bir silah gibi değil, anatomi dersindeki bir cerrahi müdahale aracı gibi kullanır. Tendonları, eklem bağlarını ve sinir merkezlerini hedef alarak hedefini duygusuz bir soğukkanlılıkla işlevsiz hale getirir.
Biyolojik tehditlere karşı en büyük kalkanı ise kimya bilgisidir. Kapalı sığınaklar yerine açık arazide, rasyonel zihni ve kendi hazırladığı medikal savunma hattıyla hareket etmek, onun bu virüs dolu dünyadaki tek delirme karşıtı mekanizmasıdır.
ZENTRUM
Ashley’nin Zentrum’a ilk ulaştığı gün, duvarlarının en yüksek olduğu gündü. Kapıdan içeri adım attığında etrafındaki herkes ona birer tehdit, her an arkasından vurmaya hazır birer çıkar grubu gibi göründü. Aşırı agresifti. Kimseyle konuşmak, kimseyle yakınlaşmak istemiyordu. Biri ona adını sorduğunda bile dişlerini sıkarak yanıt veriyordu.
Fakat çok geçmeden bu acımasız dünyanın değişmez kuralını fark etti: Mesafe koymak onu güçlü kılmıyor; sadece yalnızlaştırıyor ve yalnız olan ilk avlanan kişi oluyordu.
Zentrum’daki insanların kendi aralarında gruplaştığını, birbirlerinin sırtını kolladığını ve kendisinin bu uyumsuz, agresif tavrının onu doğrudan açık bir hedef haline getirdiğini gördü. Eğer burada hayatta kalmak istiyorsa strateji değiştirmek zorundaydı.
O gün Ashley zihninde bir şalteri kapattı ve yüzüne kusursuz bir "poker face" yerleştirdi. İstemese de, içinden gelmese de insanlara gülümsemeye, onlarla samimi ilişkiler kurmaya ve kendisini uyumlu bir topluluk üyesi gibi göstermeye başladı. Dışarıdan bakıldığında yardımsever, anlayışlı ve sakin bir kadındı; ama içeride her hareketi, her insanı ve her çıkar ilişkisini anlık olarak analiz eden rasyonel kimyager hala tetikte bekliyordu.
Zentrum’a alışırken ve kimya bilgisiyle insanlara fayda sağlayarak kendisine güvenli bir alan yaratırken, içten içe kendisinin korkusuz ve her şeye hazırlıklı bir mücadeleci olduğunu düşünüyordu. Sonuçta en dip noktayı görmüş, kardeşini kaybetmiş ve Asillerin arasından sağ çıkmış biriyken onu başka ne korkutabilirdi ki?
Ancak dışarıya yapılan ilk ciddi keşiflerde ve merkeze gelen raporlarda acı bir gerçekle yüzleşti: Dışarıdaki tek tehline gözü dönmüş Asiller değildi.
Asillerden çok daha büyük, bilimin ve tıp kitaplarının tanımlayamadığı, mutasyona uğramış, adını bile koyamadıkları tehlikelerin varlığını öğrendiğinde Ashley'nin zihnindeki o rasyonel kontrol hissi tamamen çöktü. Bazen ne yapacağını, bu bilinmezlikle nasıl savaşacağını gerçekten bilemiyor. Kimya bilgisi ve ilaç tecrübesi bir ekibin hayatta kalma şansını katlayabilecek en büyük kozu, ama kendisi de geceleri o bilinmezliğin korkusuyla gözünü kırpamayan, cebindeki kardeşinin kolyesine tutunarak güç bulan bir hayatta kalandan fazlası değil.
Şimdi Zentrum’un koridorlarında, yüzündeki o yapmacık tebessümle yürümeye ve sıradaki reaksiyonun ne olacağını beklemeye devam ediyor...
ASHLEY'IN FARKINDALIKLARI
Ashley, gün geçtikçe bu Asil istilasının arkasındaki asıl sorumlunun kontrolsüz güç ve açgözlülük peşinde koşan "aptal zenginler" olduğundan emin hale geldi. Laboratuvar geçmişi ona bu tür felaketlerin tesadüf olmadığını, birilerinin hırsı yüzünden patlak verdiğini söylüyor.
Başlarda kendini her duruma hazırlıklı, korkusuz ve cesur biri sanıyordu. Ancak dışarıdaki tehdidin sadece gözü dönmüş "Asiller"den ibaret olmadığını, çok daha büyük, mutasyona uğramış ve bilinmeyen tehlikelerin varlığını öğrendiğinde o da sarsıldı. Şu an ne yapacağını kestiremediği bir belirsizliğin içinde, ama bunu kimseye belli etmiyor.
Acaba bu süreçte Ashley'in başına daha neler gelecek? Zentrum iyisiyle kötüsüyle ona bir yuva olmuştu, peki gelecekte bu yuva hala ayakta kalabilecek miydi?
Kimseye güvenme içinde hep bir damla şüphe kalsın Ashley...
« "Laboratuvarda bize her zaman tepkimelerin kontrol altında tutulabileceği öğretildi. Doğru ısı, doğru basınç, doğru katalizör... Ama kimse bize insanoğlunun açgözlülüğünün yarattığı sarsılmasının ne kadar yıkıcı olacağını öğretmedi. Dünya yanarken formüller işe yaramadı; sadece cesetlerin kokusunu bastırmaya yaradı." »
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.
Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar
Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları