Austin Ashmore
ufak adımlar : 2005-2014
Austin ashmore 2005’ün ağaçların çiçek açtığı bi ilkbahar günü amerika birleşik devletlerinin california eyaletinde San Jose bölgesinde dünyaya geldi gözlerini açtığında yanında bir abisi vardı fate. ondan 10 yaş büyüktü ashmore ailesi ortalamının üstü bi aileydi fakat ailesi onları rahat ettirmektense sürekli çalışmaya itiyordu çünkü çoçukların herşeye erişimi olduğunda şımarık büyüceğini inanıyorlardı babası biyokimya mühendisi annesi ise biyoteknoloji mühendisiydi fakat austin ne babasının ne annesinin mesleğine merak duyuyordu genel olarak evlerinin arka bahçesinde mantarları inceliyor ve merak ediyordu bunlar nasıl oluşuyor ? ilkokula başladığında 6 yaşındaydı derslerinde ortalama bi öğrenciydi genellikle onun aklı dışardaydı kelebekler,solucanlar,örümcekler,mantarrlardı ve merak ediyodu

hafta sonları babasıyla doğa yürüyüşlerine gidiyordu onun için doğa yürüyüşü onun içini çok rahatlatıyordu ve hobisiyle iç içeymiş gibi hissediyordu babasının bi mantarı gösterek bune ? demesi ile gözlemledi fakat anlamamıştı şapkalı kalın saplı bi mantardı babası buna “Cüce Mantarı “ dedi austin mantara baktığında anlamamıştı daha önce böyle bi mantar görmemişti bu şaşkınlığını gizliyemedi babasına döndü dedi ki mantarlarda kendi içindemi ayrılıyor dedi babası ise evet çok sayıda mantar var dedi istersen evde mantar yetiştirebiliriz dedi austin ise heycanını gizliyemedi
1 adet cam şişe biraz mantar tohumu ve pamuk alıp evde İstiridye Mantarı yetiştirdiler ve austin ise çok mutlu olmuştu austin ilkokul yıllarında ortalama bi öğrenci olarak bitirmişti arkadaşlarıyla yakındı sınıf öğrtemeni ise onu çok sıcak kanlı bulduğunu söylemişti
ortaokul yılları 2014-2019
ortaokul geçmişti mantar yetiştirme hobisi austini gelecekte olan hedeflerini kararlaştırmasında yardımcı oldu bi biyalog hedefi koymuştu mantarların hücrelerin gelişimi oluşumu ilgisini çekiyordu ortaokulda da gördüğü eğitimler hücre bölünmeleri daha çok ilgisini çekti ortaokulda ortalamanın bi tık yukarısına çıktı iyi bi öğrenciydi takıntılı bi öğrenci olarak öğretmenlerinin gözüne girdi sosyal açıdan zayıf olsada gelecekte iyi işler başarıcağını söylüyorlardı kendisini matamatik , fen dersinde geliştiriyordu. Evde abisi ile ders çalışıyor sık sık zaman geçiriyorlardı kafasını dağıtmak isin ise bol bol resimli biyoloji kitaplarına bakıyor anlamadığı terimleri babasını annesine soruyordu fakat onlara sormasına rağmen anlamıyor resimlere bakmaya devam ediyordu abiside US.AİRFORCE’A girmek için başvurmuş ve fiziksel yeterlilik sınavına gitmesi için bilet gelmişti austin abisi ile kurduğu baba figürünü kaybetmek istmeiyordu çünkü ailesi ile çok fazla vakit geçiremiyordu ve abisiyle bağ kurmuştu fakat abisi austine yaklaştı ve dediki bizi bu ayıramaz sadece hedefine odaklan ve başka kimseye bakma dedi. Ortaokul son yıllarında vücudunu geliştirmek için özellikle omuzlarını yüzmeye başladı yüzmek onu rahatlatıyordu kafasını boşaltıyordu bu sayede kafası boşalınca sorunları daha net görüyordu ortaokulun sonlarına yaklaşıldığında los angelsa aile tatiline gittiler burda austin santo monica körfezine yaklaştığında bişey fark etti. Korku açık denizden korkuyormuş onun ufkuna bakaraken içi kıpır kıpır oluyor ve çok heycanlanıyordu demirlerden uzaklaştı geriye döndü kendisini sakinleştirdi derin bi nefes aldı ve ailesinin yanına gitti anı fotoğrafı çektirip otellerine gittiler otelde bi çoçuk topluluğu gördü yanlarına gitmek istedi fakat çekiniyordu annesi bu durumu fark etti ve teşfik etmek için ona otelde olduklarını ve kimsenin kimseyi tanımadığını söyledi ve etraflarında da aile bireylerinin olmadığını söyledi austin dik bi şekilde çoçukların yanına gitti ve isimlerini sordu çoçuklarla tanıştı isimleri terell,luna,axton,nyx ti hepsiyle austin otelden ayrılana kadar konuştu. Ailesi austinin sosyal becerilerini geliştirmesi için onu okuldaki kulüplere katılmayı yönlendirdiler fakat kulüpleri çok sıkıcı buluyordu o yüzden çoğunlukla okul bittiği gibi çıkmayı tercih ediyordu ortaokulun yazında babasıyla laboratuvara gitme şansı bulmuştu austinin en mutlu günü olmuştu çoğunlukla babasının odasında beklesede insanların koşturmasın değişik tüplerin incelenmesi çok ilgisini çekiyordu eve geldiklerinde minik laboratuvar kurmak istedi bunun için babasına danıştı babası ise sürekli bakım ve epoksi gibi kir bakteri tutmayan yüzeylerin gerektiğini söyledi temiz laboratuvarın uzun süreçlerde kurulduğunu temiz olmayan bi laboratuvarda örneklerin hızlı bozulucağını söyledi austin anlamıştı laboratuvar deney örnek incelemek için bu işin kalbiydi
Lise yılları:
Lise yıllarına girdiğinde Austin vücut geliştirmeye merak sardı çünkü yaşıtlarından daha kilosuzdu buda özgüvenini düşürüyordu. girdiği dersler sırasında austinin sınıfına bi soru yöneltildi üniversite okumak istiyormusunuz ? austin hızlıca öne atılarak evet cevabını verdi biyoloji okuyucam bu cevabı öğretmenini şaşırtmıştı çünkü deneyler yapmak hücreleri incelemek çok zor ve zahmetlidir nerde okumak istediğini sorduğunda los santos diye cevap verdi öğretmeni austinin bu çalışma teposunu devam ettirmesini gerektiğini söyledi austin kararlılığını devam ettirdi lise de etliği sütlüğe bulaşmayan kendi halinde takılan bi çoçuktu öğretmenler austine gözlemlediğinde gerektiğinde konuşan genellikle takıntısı yüzünden herşeyi silip tekrardan başlayan bi çoçuk olarak görüyorlardı bu takıntısı onun zayıflığı olabiliyordu yapay samimiyetten nefret eden bi insan oldu lisede baseball maçlarını izlemeyi çok sevmişti sürekli bi haraket hoşuna gidiyordu. doğa yürüyüşlerine gidip ufak bitkileri veya canlıları izlemek hoşuna gidiyordu. Lise yavaş yavaş bitiyordu ve üniversite sınavı yaklaşıyordu hedefi olan biyoloji bölümüne yerleşmesi lazımdı tempolu çalışmayla bunu başardı
Üniversite Yılları: 2023–2025
Austin, lise yıllarının sonunda hedeflediği biyoloji bölümünü kazanmayı başarmıştı. Yıllardır kafasında kurduğu hayale sonunda ulaşmıştı. Üniversite için Los Santos'a gitmeye hazırlanırken ailesinden ayrılacak olmak onu düşündürüyordu. Özellikle abisi Fate ile eskisi kadar vakit geçiremeyecek olması içinde bir boşluk yaratıyordu. Fate, Austin'in hayatında yalnızca bir abi değil, aynı zamanda kendisini güvende hissettiği ve örnek aldığı biriydi. Ancak Austin artık kendi yolunu çizmesi gerektiğinin farkındaydı.
Üniversiteye başladığında ilk zamanlar çevresine alışmakta zorlandı. Yeni insanlarla tanışmak onun için hâlâ kolay değildi. Ders aralarında çoğunlukla kütüphanede vakit geçiriyor, özellikle mikoloji ve hücre biyolojisi üzerine kitaplar okuyordu. Onu diğer öğrencilerden ayıran şey yalnızca merakı değildi; bir konuyu anlamadan bırakmak istememesi de zaman zaman başına iş açıyordu. En küçük ayrıntıyı bile tekrar tekrar inceliyor, deneylerinde beklediği sonucu alamadığında her şeyi baştan yapıyordu.
Bazı arkadaşları onun bu davranışını gereksiz buluyordu. Austin ise bunun yaptığı işe duyduğu saygının bir parçası olduğunu düşünüyordu. Ona göre doğada hiçbir şey sebepsiz yere gerçekleşmiyordu. Bir mantarın nasıl büyüdüğü, bir hücrenin nasıl bölündüğü veya küçük bir değişimin canlı üzerindeki etkisi, doğru sorular sorulduğunda anlaşılabilirdi.
Üniversitenin ilk yıllarında laboratuvar çalışmalarına daha fazla katılmaya başladı. Numunelerin hazırlanması, mikroskop altında incelenmesi ve deney sonuçlarının kaydedilmesi onun en sevdiği işler arasındaydı. Başlangıçta yalnızca merakını gidermek isteyen Austin, zamanla biyolojinin insan hayatını değiştirebilecek bir alan olduğunu anlamaya başladı. Özellikle hastalıkların nasıl ortaya çıktığı ve canlı organizmaların çevresel etkilere nasıl tepki verdiği ilgisini çekiyordu.
Ancak Austin'in hayatı yalnızca derslerden ve deneylerden ibaret değildi. İnsanlarla yakınlık kurmakta zorlanmasına rağmen zamanla birkaç kişiyle arkadaşlık geliştirdi. Yine de yapay samimiyetten hoşlanmıyor, güvenmediği insanlara özel hayatından bahsetmiyordu. Birine güvenmesi uzun sürüyordu ama güvenini kazanan insanları da kolay kolay hayatından çıkarmıyordu.
Bilimin Gölgesinde: 2025–2026
Austin, üniversitedeki çalışmalarını sürdürürken biyoteknoloji alanında yürütülen araştırmalara daha fazla ilgi duymaya başladı. Bu ilginin bir kısmı çocukluğundan geliyordu. Babasının mesleği sayesinde laboratuvarların nasıl çalıştığını küçük yaşlardan itibaren görmüş, annesinden de biyoteknolojinin canlılar üzerindeki etkileri hakkında birçok şey öğrenmişti. Artık bu bilgileri kendi başına anlamlandırmak istiyordu.
Bir süre sonra biyolojik araştırmaların yalnızca hastalıkları anlamakla sınırlı olmadığını fark etti. Bazı çalışmaların sonuçları insan hayatını iyileştirebilirken, yanlış yürütülen veya yeterince incelenmeyen araştırmalar ciddi tehlikeler de oluşturabilirdi. Bu yüzden deneylerde kayıt tutmanın, sonuçları doğru değerlendirmenin ve başarısızlıkları gizlememenin önemine inanıyordu.
Austin'in en büyük zaaflarından biri, merak ettiği bir konunun peşini kolay kolay bırakmamasıydı. Bir sorunla karşılaştığında çevresindeki insanların uyarılarını bazen ikinci plana atıyor, cevabı bulana kadar çalışmayı sürdürüyordu. Bu özelliği onu başarılı kılabilecek bir yan taşısa da zaman zaman kendi sınırlarını unutmasına neden oluyordu.
2026 yılına gelindiğinde Austin, geleceğini bilimsel araştırmalar üzerine kurmak istiyordu. Henüz kendisini kanıtlaması gereken çok şey vardı. Fakat hayatının geri kalanını anlamaya çalıştığı canlılara ve bilime adamaya kararlıydı. Çocukken arka bahçesinde mantarları incelerken duyduğu heyecan hâlâ içindeydi.
Ne var ki Austin'in araştırmaya çalıştığı dünya, çok geçmeden bildiği bütün kuralları değiştirecekti.
Salgının Başlangıcı: 2026
İlk haberler ortaya çıktığında Austin, yaşananları başlangıçta bölgesel bir sağlık sorunu olarak değerlendirdi. Hastanelerdeki olağan dışı vakalar, açıklanamayan saldırganlık olayları ve insanların davranışlarındaki değişimler dikkatini çekiyordu. Çoğu kişi haberleri izleyip günlük hayatına devam ederken Austin, duyduğu ayrıntıları bir araya getirmeye çalışıyordu.
Onun için en rahatsız edici şey, olayların kendisinden çok verilen bilgilerin birbiriyle uyuşmamasıydı. Bazı açıklamalar yaşananları basit bir hastalık gibi gösterirken, ortaya çıkan görüntüler ve tanıkların anlattıkları çok daha ciddi bir duruma işaret ediyordu. Austin kesin bir sonuca varmadan önce kanıt görmek istiyordu. Ancak cevap aradıkça yeni sorularla karşılaşıyordu.
Üniversitedeki düzeni kısa sürede bozuldu. Eğitim faaliyetleri aksadı, insanlar kampüsten ayrılmaya başladı ve laboratuvarlardaki çalışmalar belirsiz bir süre için durduruldu. Austin, yıllarca hayalini kurduğu bilimsel kariyerinin bir anda elinden kayıp gittiğini hissediyordu. Yine de aklındaki ilk şey kendi geleceği değildi. Ailesinin güvende olup olmadığını öğrenmek için onları aramaya çalıştı.
Abisi Fate'e ulaşmak istiyordu. Fate'in yıllar önce kendisine söylediği sözler aklından çıkmıyordu: İnsanların ne yaptığına değil, zor zamanlarda nasıl davrandığına bakmalıydı. Austin, abisinin nerede olduğunu ve güvende olup olmadığını bilmiyordu. Haberleşme hatları aksadıkça endişesi büyüyordu.
Bir yandan da yaşananları anlamaya çalışıyordu. İnsanların hastalanması, davranışlarının değişmesi ve olayların giderek yayılması arasında bir bağlantı bulunmalıydı. Fakat elinde yeterli veri yoktu. Bir bilim insanı gibi düşünmeye çalışsa da artık laboratuvarında değildi; karşısında sonuçlarını kontrollü biçimde gözlemleyebileceği bir deney değil, her an değişen ve insanların hayatlarını tehdit eden bir felaket vardı.
Austin kısa sürede önemli bir gerçekle yüzleşti: Bilgi sahibi olmak, hayatta kalmak için tek başına yeterli değildi. Su bulmak, yiyecek temin etmek, güvenli bir yer bulmak ve kime güvenebileceğini anlamak zorundaydı.
Çocukluğundan beri doğada vakit geçirmesi, canlıları gözlemlemesi ve ayrıntılara dikkat etmesi ona bazı konularda yardımcı olabilirdi. Ancak karşılaştığı tehlikeler, kitaplardan öğrendiklerine benzemiyordu. Her kararın bir sonucu vardı ve bazen doğru kararı verebilmek için yeterli zamanı bile olmuyordu.
Salgın ilerledikçe Austin'in öncelikleri değişmeye başladı. Eskiden bir sorunun cevabını bulana kadar uğraşırdı; artık bazı soruların cevabını aramanın bedelinin hayatı olabileceğini öğreniyordu. Buna rağmen merakından vazgeçmedi. Yaşananların nedenini anlamak istiyordu. Çünkü ona göre bu felaketin arkasında ne olduğunu öğrenmeden, insanların yeniden güvenli bir hayat kurması mümkün olmayacaktı.
Austin Ashmore'un hikâyesi artık üniversite sıralarında veya laboratuvarlarda şekillenmeyecekti. Bundan sonra onu belirleyecek şey, sahip olduğu bilgilerden çok, o bilgileri hangi koşullarda kullanacağı ve hayatta kalabilmek için ne kadar değişmek zorunda kalacağı olacaktı.
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.
Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar
Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları