Baran
LEO MORETTI’NİN HİKAYESİ
Altın Kafeste Büyüyen Çocuk
Leo Moretti, Los Santos'un tepelerinde, şehrin geri kalanına yukarıdan bakan malikanelerden birinde dünyaya geldi. 22 yıllık hayatının büyük bölümünde geçim sıkıntısı, kira, borç veya ertesi gün ne yiyeceği gibi kavramların hiçbirini düşünmek zorunda kalmadı. Moretti ailesinin serveti; gayrimenkul yatırımları, lüks otomobil ticareti ve farklı şirketlerdeki ortaklıklardan geliyordu. Babası Marco Moretti için para bir araç değil, karşılarına çıkan problemleri ortadan kaldırmanın en kolay yoluydu. Leo da dünyayı böyle öğrenmişti.
Özel okullar, pahalı arabalar, yazlık evler ve babasının hesabından hiç sorgulamadan yaptığı harcamalar onun için lüks değil, hayatın normal haliydi. Üniversiteye kaydolmuştu fakat okuldan çok şehirdeki gece hayatıyla ilgileniyor, babasının şirketinde ise yalnızca kâğıt üzerinde "yönetim adayı" olarak görünüyordu. Hayatında tek başına kazandığı ciddi bir para olmamasına rağmen bunu hiçbir zaman eksiklik olarak görmedi. Ona göre bazı insanlar çalışmak için, bazılarıysa çalıştırmak için doğmuştu.
Bu yüzden Leo'nun ağzında parası olmayan herkes için tek bir kelime vardı:
Fukara.
Zenginlerin Vebası
Dünyanın sonunu getiren salgın ilk kez zenginler ve şehrin seçkinleri arasında konuşulmaya başladığında Leo olayın ciddiyetini kavramadı. Sosyal medyada dolaşan görüntüleri abartılmış videolar, hastanelerden gelen haberleri ise kısa süre içinde para ve bağlantılarla çözülecek geçici bir kriz olarak görüyordu.
Clain ailesi, gizli toplantılar, milyonlarca dolarlık "The Ashen" aşı programı ve Los Santos'un en güçlü insanlarının kendilerini kurtarmak için yaptığı anlaşmalar Moretti ailesinin çevresinde de fısıltı halinde konuşuluyordu. Marco Moretti bazı insanlarla görüşüyor, aileye şehirden ayrılmaya hazır olmalarını söylüyordu. Leo ise babasının her zamanki gibi bir telefon açıp problemi çözeceğine inanıyordu.
Çünkü Leo Moretti'nin hayatında babasının çözemediği hiçbir problem olmamıştı.
Paranın Değerini Kaybettiği Gece
Los Santos sokakları tamamen karıştığında Moretti ailesi özel güvenlik ekibiyle birlikte şehirden çıkarılmaya çalışıldı. Araçlardan oluşan konvoy, şehrin dışına ulaşamadan saldırıya uğradı. İnsanların birbirini ezerek kaçtığı, silah seslerinin ve çığlıkların birbirine karıştığı o gece Leo hayatında ilk kez gerçekten yalnız kaldı.
Babası yoktu.
Güvenlik görevlileri yoktu.
Şoförü yoktu.
Ve cebindeki banka kartlarının hiçbir değeri yoktu.
Üzerinde pahalı kıyafetleri, bileğinde yıllardır çıkarmadığı saati ve daha önce hiç kullanmak zorunda kalmadığı hayatta kalma içgüdüsünden başka hiçbir şeyi kalmamıştı.
İlk günlerde hâlâ yaşananların geçici olduğuna inanıyordu. Karşılaştığı insanlara soyadını söylüyor, babasının kim olduğunu anlatıyor ve yardım karşılığında para teklif ediyordu. Ancak dünyanın eski kuralları çoktan ortadan kalkmıştı.
"Ne kadar istiyorsun?" diye sorduğu insanlardan aldığı cevap artık genellikle aynıydı:
"Paranın burada bir değeri yok."
Leo'nun yeni dünyada anlamakta en çok zorlandığı şey zombiler değildi.
Fakir ile zengin arasındaki çizginin ortadan kalkmış olmasıydı.
Hayatta Kalmak da Bir Meslekmiş
Leo ateş yakmayı bilmiyordu. Silah kullanmayı filmlerden gördüğü kadar biliyordu. Bir motor kaputu açıldığında nereye bakması gerektiği konusunda hiçbir fikri yoktu. Market raflarından seçerek aldığı yemeklerin aksine önüne konulan konservelerin markasını sorguluyor, insanların yerde uyumasını gördüğünde bunun gerçekten gerekli olup olmadığını soruyordu.
Hayatta kalanlar onun bu tavırlarını kibir olarak görüyordu. Leo içinse bu tavırlar hayatı boyunca alıştığı düzenin doğal sonucuydu.
Birisi ona paslı bir araç gösterdiğinde ilk tepkisi zombilerin gelip gelmediğini sormak değil:
"Bunun daha iyisi yok mu?"
olabiliyordu.
Birisi bulduğu konserveyi onunla paylaşmaya çalıştığında kutuya bakıp:
"Bunun premium olanı yok mu?"
diye sorabiliyordu.
Fakat zaman geçtikçe Leo istemese de değişmeye başladı. Kaçmayı, saklanmayı, gerektiğinde savaşmayı ve sahip olduğu şeyleri korumayı öğrendi. Hayatında ilk kez yaptığı bir işin sonucunu kendi elleriyle görmek zorunda kaldı.
Yine de bir konuda değişmedi.
Leo Moretti hâlâ kendisini fakir olarak görmüyordu.
Ona göre kendisi fakirleşmemişti.
Sadece dünya ekonomik olarak çökmüştü.
Küllerin İçindeki Moretti
Yıllar içerisinde eski dünyanın düzeni tamamen ortadan kalkarken Leo, Moretti ailesinden kimsenin hayatta olup olmadığını öğrenemedi. Babasının salgının ilk dönemlerindeki bağlantılarının, The Ashen programının veya sığınaklarda yer edinmek için yaptığı görüşmelerin kendisine bir gün ailesinin izini göstereceğine inanmayı bırakmadı.
H-12'nin çöküşü, Lago Zancudo'daki Sinek Yuvası'nın yanışı, Kızıl Bölge'nin ortaya çıkışı ve yeni yaratıkların dünyaya yayılması Leo'nun tanıdığı Los Santos'tan geriye neredeyse hiçbir şey bırakmadı.
Bugün eski Bolingbroke Hapishanesi üzerine kurulan Zentrum'a ulaşan Leo için burası yalnızca güvenli bir bölge değildir. Aynı zamanda yıllardır ilk defa düzenin, insanların ve belki de eski dünyadan kalan bağlantıların bulunabileceği bir yerdir.
Zentrum'da onun soyadını bilen kimse olmayabilir.
Moretti ailesinin serveti artık hiçbir şey ifade etmiyor olabilir.
Ama Leo bunu kabullenmeye henüz hazır değildir.
Yeni dünyaya uyum sağlamayı öğrenirken bile kendisini diğer insanlardan bir adım yukarıda görmeye devam eder. İnsanların hurdalardan yaptığı araçları eleştirir, konserve yemeklere burun kıvırır ve kendisinden daha kötü durumda olan herkesi tek bir kelimeyle tarif eder.
Fukara.
"Ben fakirleşmedim kardeşim. Dünya battı. İkisi aynı şey değil."
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.