Chris
Chris, salgın başlamadan önce hayatın ne kadar kolay olabileceğini bilen çocuklardan biriydi. Varlıklı bir ailenin içinde büyümüş, dünyanın kötü taraflarıyla neredeyse hiç karşılaşmamıştı. Salgın patlak verdiğinde ise hâlâ çok gençti ve ailesiyle birlikte H-12’ye sığınmıştı.
H-12’nin duvarları dışarıdaki felaketi bir süreliğine uzak tutmayı başarsa da Chris’in karakterini değiştirmedi. İnsanlar her geçen gün daha gergin, daha korkak ve daha acımasız hâle gelirken o, garip bir şekilde iyimserliğini koruyordu. Sığınaktaki kötü haberlerin, eksilen kaynakların ve insanların yüzündeki umutsuzluğun arasında bile gülümsemeye devam ediyordu. Belki çocuk olduğu için dünyanın ne kadar kötüleştiğini anlayamıyordu, belki de gülümsemek onun korkuyla baş etme biçimiydi.
Fakat H-12 dışarıdan değil, içeriden çürüyordu.
Salgın H-12’yi ele geçirmeye başladığında artık kaçış yoktu. İnsanlar dar koridorlarda birbirlerini ezerek kaçıyor, güvenlik görevlileri ne yapacağını bilemiyor, sığınağın her köşesinden bağırışlar yükseliyordu. Chris ise bütün bu karmaşanın ortasında ailesinin gözlerinin önünde öldüğünü gördü.
Sanki zihni gördüklerini kabul etmeyi reddetmişti. Etrafında insanlar can havliyle koşarken Chris, ne olduğunu idrak bile edemedi. Sadece ailesinin yok oluşuna bakakaldı. Çocukluğundan beri yüzünden eksik olmayan o gülümseme ilk kez kaybolmuştu; yerine herhangi bir duygu değil, yalnızca boş bir ifade gelmişti.
Chris’i oradan çıkaran kişi ailesinden biri değildi. Onu tanımıyordu bile. Kaçmaya çalışan yetişkinlerden biri, kargaşanın ortasında hareketsiz duran çocuğu fark etti ve onu yanında sürükleyerek H-12’den çıkardı.
H-12’den sağ kurtulabilen küçük bir grupla birlikte yollara düştüler. Ellerindeki bilgiler çoğunlukla söylentilerden ibaretti. Kuzeyde hâlâ ayakta duran bir yerleşimden, düzenin tamamen kaybolmadığı bir bölgeden ve insanların sığınabileceği Zentrum isimli bir yerden bahsediliyordu. Gidecek başka bir yerleri olmadığı için söylentinin peşinden gitmeye başladılar.
Chris için yolculuğun en zor kısmı Asiller değildi.
İnsanlardı.
H-12’de dünyanın çöktüğünü görmüştü; dışarıdaysa insanların da onunla birlikte ne kadar kolay çöktüğünü gördü. Açlığın, korkunun ve çaresizliğin insanları nasıl değiştirdiğine tanık oldu. Yanında bulunan ve başlangıçta onu kurtaran kişi bile zamanla Chris’in kendisini güvende hissettiği biri olmaktan çıktı. Çocuğun savunmasızlığından yararlandığını düşündüren davranışlar başladı.
Bu olayları Chris’ten başka kimse bilmiyordu.
Chris de hiçbir zaman neler olup bittiğini anlatmadı.
Chris, Zentrum’un kapılarına ulaştığında yanında hiç kimse yoktu. Eskiden herkese gülümseyen, insanların iyi olduğuna kolayca inanabilen çocuk gitmişti.
Zentrum ona yeniden bir çatı, yiyecek ve belirli bir düzen sundu.
Fakat güven vermedi.
Chris artık insanların söylediklerinden çok, ne sakladıklarına dikkat ediyordu. Bu kadar olaya rağmen yine de kendini az da olsa toparladı. Beklenmedik anlarda hâlâ gülümsüyor, bu dünyaya rağmen kendini motive etmeye devam ediyordu.
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.