Aktif / Yaşıyor

Clark Ryuu

Discord Oyuncusu: klatondb
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 3:38
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

Clark RyUU

27 Mayıs 2007'de Japonya'nın Kyoto kentinde doğdu. Öyle zengin ya da arkası dayalı bir aileden gelmiyordu ama çocukluğunda her çocuğun arayacağı en önemli iki şeye sahipti: Müzik ve insani ilişkileri çok iyi öğreten bir aile. Babası müzik öğretmeniydi, özellikle akustik gitar ve telli çalgılarda bayağı bilgiliydi. Annesi ise hemşireydi. Babası küçük yaşta aşıladı ona müziği. İlk başta Clark "Alt tarafı babamın çaldığı basit bir enstrüman" gözüyle bakıyordu, pek takmıyordu yani. Ta ki babası bir gün gitarı eline verip "İnsanlar bazen söyleyemedikleri şeyleri müzikle anlatır..." diyene kadar. Annesi de insanlara zor zamanlarında nasıl el uzatılacağını öğretti hep. Bu ikisinin karakterini alan Clark; yardımsever, iyi bir dost ve koyu bir müzik aşığı olarak büyüdü gitti.

Liseyi Kyoto'da bitirdikten sonra ailesiyle oturup konuştular ve üniversiteyi Los Santos'ta okumaya karar verdi. 2025 gibi aile desteğiyle Mirror Park'tan bir daire kiraladı. Bir yandan bilgisayar mühendisliği okuyor, bir yandan da harçlık çıkarabilmek için sokaklarda müzik yapıyordu. Hayatı gayet sakindi aslında; okul, sahneler, arkadaşlar derken kendi halinde takılıyordu. Ama Los Santos'taki olaylar bu sıradanlığı alt üst etti. Salgın haberleri patlak verince şehirdeki bütün denge şaştı. Millet birbirine şüpheyle bakmaya başladı, Clark'ın insanlarla iletişim kurması da haliyle zorlaştı. Başlarda "geçici bir hükümet olayıdır" diye takmadı bile, çok da ciddiye almadı. Fakat günler geçtikçe işin rengi değişti, durumun ciddiyetini anladığında ilk defa gerçekten korkmaya başladı.

Asiller şehre doluşmaya başladıktan bir süre sonra Mirror Park'ta bir sığınak kurulduğunu gördü ve H-12'ye attı kendini. Birkaç gün sonra dışarı keşfe çıkmak için sırt çantasını ve ticaret yapa yapa aldığı baltasını kapıp sokağa adım attı. Asillerden olabildiğince uzak durup sağda solda bulduğu şeyleri yağmaladı, bunları takas edip ticaret yapmaya başladı. Bu işi sürekliliğe bindirince kısa sürede H-12'nin en tanınan, sevilen tüccarlarından biri haline geldi. Tam bu günlerde Emma'yla yolları kesişti. Birkaç ticaret muhabbetinden sonra kızı yemeğe davet etti; Emma da teklifi geri çevirmedi ve böylece aralarında her şey başlamış oldu.

2031'deki büyük sızıntı patlak verdiğinde H-12'de inanılmaz bir panik havası esti. Clark önce insanları sakinleştirmeye, elinden geldiğince herkese yardım etmeye çalıştı; bir yandan da tabi ki Emma'yı arıyordu. Etrafına bir baktı ki H-12 komple kaosa bürünmüş, içeriden çökmüş durumda. Baktı olacak gibi değil, eşyalarını sırtlayıp dışarı fırladı. Hiçbir yerde bulamadığı Emma'yı bulma umuduyla en sevdiği sahil şeridine doğru yürümeye koyuldu. Asillerle savaşa savaşa, sevdiğinin peşinden koşa koşa günlerin nasıl geçtiğini bile fark edemedi.

2032'de Kızıl Düşüş yaşandığında zaten her şey bitti diyebilirdi. Olayı araştırmak için yola koyulan Clark, etrafı kolaçan ederken bir sığınak fark etti ve Zentrum'a doğru adımladı. "Belki Emma hakkında bir şeyler bulurum, bir ipucu çıkar" umuduyla Zentrum'a sığındı. Clark artık hem bu kıyamet sonrası dünyayı çözmeye hem de Zentrum'da sıfırdan bir hayat kurmaya çalışacaktı. Emma'nın yaşıyor mu ölü mu olduğu hâlâ meçhul. İçinde kalan tek şey, bir gün bir yerde onunla tekrar karşılaşabilme umudu...

ZENTRUM

Clark Zentrum'a giriş yaptıktan sonra yeni sığınağına alışmaya çalışıyordu. Bir süre burada kalmanın kendisi için daha güvenli olduğunu düşünüyordu. İlk seferine çıkacağı gün kazmasını ve baltasını yanına aldı. Amacı öncelikle temel ihtiyaçlarını karşılayacak eşyalar bulmak ve ileride ticaret yapabileceği malzemeleri toplamaktı.

Gezdiği yerlerden birinde bir gunshop'a girdi. İçeride fazla oyalanmadan bulabildiği eşyaları toplamaya başladı. Atış poligonuna geçtiğinde etraftaki malzemelere bakarken dışarıdan gelen sesleri duydu. Poligondan çıktığında karşısında ellerinde tabanca bulunan üç kişi vardı.

Clark ne yapacağını tam olarak bilemese de sakin davranmaya çalıştı.

"Merhabalar."

İçlerinden biri cevap verdi.

"Merhaba. Tek misin?"

Clark kısa bir süre düşündükten sonra:

"Evet, tekim."

dedi.

Konuşma devam ederken Clark'ın aklından sürekli aynı şey geçiyordu. Bana bir şey yaparlar mı? Silahlı üç kişinin karşısında tek başına olması onu tedirgin etmişti. Belli etmemeye çalışarak onlarla konuştu ve sonunda herhangi bir sorun çıkmadan yollarını ayırdılar.

Zentrum'a döndüğünde üretim yaptığı sırada Bob, Kaven ve Rolf'un konuşmasına kulak misafiri oldu. İnsanları soyan kişilerden ve silahlı gruplardan bahsediyorlardı. Clark yanlarına gidip gunshop'ta karşılaştığı üç kişiyi anlattı. Konuşmanın ardından birlikte bir sefere çıkmaya karar verdiler.

Bu sefer gidecekleri yer hastaneydi.

Hastanenin içerideki asilleri daha güçlüydü fakat karşılığında bulunan malzemeler de çok daha değerliydi. İçeri girdiklerinde ikişerli gruplara ayrıldılar. Bob ve Kaven bir tarafa, Rolf ve Clark diğer tarafa geçti.

İlk başta orta katı temizlediler. Asillerin arasından mümkün olduğunca sessiz geçiyorlardı. Bir asil saldırırsa hepsinin üzerine geleceğini bildikleri için gereksiz bir çatışmaya girmiyorlardı.

Orta kat temizlendikten sonra tekrar ayrıldılar. Bob ve Kaven aşağıya inerken Clark ve Rolf üst katlara çıktı.

Yukarı çıktıklarında daha fazla asil olduğunu fark ettiler. İkisi de çok daha dikkatli hareket etmeye başladı. Odalara tek tek giriyor, mümkün olduğunca sessiz davranıyorlardı.

Bir koridorda ilerlerken ikisi de bir süre yerde sürünerek ilerledi. Clark bir süre sonra Rolf'un ayağa kalktığını gördü. Nereye gittiğini anlamadan onu sessizce takip etti.

Rolf bir odaya girdi.

Clark da arkasından odaya girdiği anda iki asil Clark'ın sırtına saldırdı.

Clark panikle:

"ROLF SESSİZ OL VE KAÇ!"

diye bağırdı.

Rolf'un ters yönüne doğru koşan Clark kendini merdiven boşluğuna attı. Bir süre burada bekleyerek güvende olduğundan emin oldu. Daha sonra Rust Boy üzerinden Rolf'a mesaj attı.

"Merdiven aralığında güvendeyim. İyi misin?"

Clark hastanenin içerisinde bir yandan Rolf'u ararken bir yandan da bulduğu eşyaları toplamaya devam etti. Rolf'un geçtiği yerleri anlamak zor değildi çünkü odalarda neredeyse hiç eşya kalmamıştı.

Bir süre sonra Rust Boy'a mesaj geldi.

Rolf yazmıştı.

"İyi misin? Üst katlardayım."

Clark cevap verdi.

"İyiyim, geliyorum."

Üst katlara doğru ilerlemeye başladı. Bir odaya girdiğinde kapının arkasında duran asili fark etmedi. Eşyaları aramaya başladığı sırada asil bir anda üzerine saldırdı.

Clark kendini savunmaya çalıştı. Kısa süren mücadelede aldığı darbelerden sonra daha fazla dayanamadı ve bayıldı.

Gözlerini açtığında Zentrum kliniğindeydi.

Onu Kaven bulmuş ve kliniğe getirmişti.

Clark hayatta kalmıştı ama bu seferki gibi kolay atlatamamıştı. Vücudundaki ağrılar devam ediyordu. Özellikle bacağında aldığı darbeler yüzünden yürürken sekiyordu.

Bu olay Clark'a Zentrum'un dışarısının ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gösterdi. Artık tek başına çıktığı seferlerde daha dikkatli olması gerektiğini biliyordu. Silahlı insanlardan zaten çekiniyordu, hastanedeki olaydan sonra asillerin de küçümsenecek bir tehdit olmadığını anlamıştı.

Yine de tamamen vazgeçmek gibi bir düşüncesi yoktu. Sadece artık her gördüğü kapının arkasında ne olduğunu kontrol etmeden içeri girmemesi gerektiğini öğrenmişti.

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.