Aktif / Yaşıyor

Ethan Caldwell

Discord Oyuncusu: rtan
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 3:29
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

Ana Hikaye


Ethan Caldwell, 1 Ocak 2007’de Caldwell ailesinin nesillerdir işlettiği o uçsuz bucaksız çiftlikte doğdu. Aile, sahip olduğu toprakları yıllar içinde ilmek ilmek büyüterek çiftçiliği bir nevi aile mirasına dönüştürmüştü. Ethan da tam olarak bu ruhla büyüdü. Varlıklı bir aileden geliyordu ama hiçbir zaman emretmeye, işi başkasına yıkmaya alışkın biri olmadı. Daha küçücük çocukken traktörün direksiyonuna geçti; hayvanların bakımını, bozulan alet edevatı tamir etmeyi bizzat sahada öğrendi. Yetiştiği çevre koyu Cumhuriyetçi ve oldukça vatanseverdi. Onlar için devlete ve ülkeye bağlılık nefes almak gibi doğal bir şeydi. Ethan ise ailesi kadar dindar sayılmazdı; onun aklı fikri daha çok toprakta, çiftlik işlerinde ve kendi başının çaresine bakabilmekteydi. Gençlik yıllarında kafayı helikopterlere taktı. Önce basit bir merakla başladı ama hırs yapıp amatör pilot lisansını aldı. Zaten çiftlik o kadar büyüktü ki arazileri havadan kontrol etmek müthiş bir kolaylık sağlıyordu. Tarlaların üstünde uçmak, ormanlık sınırları ve ücra köşeleri havadan gözlemlemek kısa sürede günlük rutin haline geldi. İnsan ilişkileri ise hiçbir zaman kuvvetli olmadı. Öyle kalabalık ortamlardan, boş muhabbetlerden pek hazzetmez; hep kendi kabuğunda yaşamayı seçerdi. Bu sakin hayat 2026’da, Zenginler Vebası’nın patlak vermesiyle bir anda tepe taklak oldu. Ethan o sırada henüz 19 yaşındaydı. Olayları başlarda sadece haberlerden izlese de peş peşe gelen karantinalar ve sokaklardaki askeri hareketlilik durumun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyordu. Ailesiyle hemen çiftlikte barikatlar kurup hazırlıklara başladılar. Askeri barikatların çekildiği günlerde yardım etmek için bölgeye gittiğinde gördükleri, dünyaya bakışını kökünden değiştirdi. Kontrol altında tutulmaya çalışılan kitleler bir anda çıldırmış, ortalık adeta bir harp meydanına dönmüştü. O güne dek devletin ve ordunun her koşulda vatandaşı koruyacağına inanan Ethan, o gün bu inancını büsbütün kaybetti. Salgın kontrolden çıktıkça millet güvenli bölge arayışına girdi. Ethan, ailesinin siyasi gücü ve çevre bağlantıları sayesinde H-12 Sığınağı’na kapığı atmayı başardı. Çocukluktan beri alıştığı o pratik zeka ve iş bitiricilik burada çok işine yaradı. Zor şartlarda çalışmak, azla yetinmek ve kendi başının çaresine bakmak onun için zaten yeni bir şey değildi. Yine de H-12’ye hiçbir zaman tam olarak içi ısınmadı. Herkes o kalın duvarların arkasında güvende olduğunu sanırken Ethan bir gün buranın da patlayacağını biliyordu. Kafasında hep alternatif çıkışlar, kaçış rotaları ve dışarıda saklanabileceği sote yerler dönüp durdu. “Burası da patlarsa nereye kaçacağız?” sorusu beş yıl boyunca aklından bir an bile çıkmadı. Beklediği o meşum gün 2031’de geldi. Asiller H-12’ye saldırdığında Ethan gafil avlanmadı. Yıllardır kafasında kurduğu kaçış planını saniye saniye uygulayarak o cehennemden sağ çıkmayı başardı. Zentrum’a vardığında geçmişine sünger çekip sıradan bir sivil gibi yaşamaya karar verdi. Yeni ortama ayak uydurdu, işine gücüne baktı, suyuna sabununa dokunmadan hayatına devam etti. Fakat yaşadığı travmalar yüzünden artık hiçbir yere %100 güven duyamıyordu. 2035’e gelindiğinde Ethan 28 yaşında bir adamdı. Zentrum’da kendi halinde yaşayıp gidiyordu ama aklı hâlâ çocukluğunun geçtiği o çiftlikteydi. Kendi toprağını işlediği, kimseye eyvallahının olmadığı o özgür hayatı yeniden inşa etmek en büyük hayaliydi. Hayattaki tek gayesi günün birinde başını sokacak tamamen kendisine ait bir yer edinmek ve bir daha asla başkasının merhametine kalmamaktı. Çünkü şu hayatta öğrendiği en net şey şuydu: Güvenlik yüksek duvarların arkasında değil, insanın kendi ayaklarının üzerinde durabilmesindeydi.



ÇÖKÜŞTEN SONRA İNSANLARI TOPLAMAK

Zenginler Vebası kasabaya kadar ulaştığında Ethan ve ailesi çiftliği terk etmek yerine burayı savunmaya karar verdi. Önce çiftliğin girişlerini kapattılar, çevresine barikatlar kurdular ve ellerinde bulunan imkânlarla arazinin güvenliğini sağlamaya başladılar. Fakat Ethan bunun tek başına yeterli olmayacağını biliyordu. Kasabada yıllardır tanıdıkları, aileleriyle birlikte görüştükleri insanlar vardı. Bu insanların bir kısmı evlerini bırakmak zorunda kaldığında Caldwell ailesi çiftliğin kapılarını onlara açtı. Kısa sürede çiftlik, sadece Caldwell ailesinin değil, çevredeki birkaç ailenin de sığındığı bir yer haline geldi. Ethan burada hem çiftliğin savunmasına yardım ediyor hem de içerideki insanların ihtiyaçlarıyla ilgileniyordu. Herkese güvenmiyordu ama tanıdığı insanları dışarıda bırakıp ölüme gönderecek biri de değildi.

TOPLULUĞUN İDEOLOJİSİ & YAŞAM KURALLARI

Caldwell çiftliğinde düzen en başından beri basitti; herkes elinden gelen işi yapacak, kimse başkasının sırtından geçinmeyecekti. Nöbetler sırayla tutuluyor, yiyecek ve diğer kaynaklar herkesin ihtiyacına göre adil şekilde dağıtılıyordu. Çiftliğin tarım alanları yeniden kullanılmaya başlanmış, yağmur suyu toplama sistemleri kurulmuştu. Dışarıdan gelen herkes ise doğrudan topluluğun arasına alınmıyor, yalnızca Caldwell ailesinin uzun yıllardır tanıdığı ve güvendiği aileler kabul ediliyordu. Ethan'ın gözünde burada önemli olan zenginlik ya da eski hayat değildi; çalışmak, kurallara uymak ve gerektiğinde yanındaki insanın arkasında durmaktı.

BÜYÜK FELAKET: GECE YARISI SÜRÜ BASKINI

Çiftlikte işler bir süre iyi gidiyordu. En azından dışarıdan bakıldığında öyle görünüyordu. Barikatlar kurulmuş, girişler kontrol altına alınmış, içerideki aileler için düzen oturtulmuştu. Fakat Ethan başından beri bir şeyi biliyordu; bu kadar büyük bir arazinin etrafını tamamen kontrol etmek mümkün değildi. Bu yüzden acil bir durum için helikopterini kullanmaya devam etti. Yakıtı oldukça değerliydi ama Ethan bunu boşa harcamıyordu.

Büyük enfekte grupları çiftliğin çevresinde toplandığında helikopteri havalandırıyor, mümkün olduğunca alçaktan uçarak grubun dikkatini üzerine çekiyordu. Motor sesi ve hareket eden helikopter, enfekteleri peşinden sürüklemek için fazlasıyla yeterliydi. Ethan daha sonra sürüyü çiftlikten uzak, mümkün olduğunca açık ve yerleşimden uzak bir noktaya çekiyor, onları orada bıraktıktan sonra helikopteri daha güvenli bir bölgeye indiriyordu. Böylece hem yakıtı gereksiz yere tüketmiyor hem de çiftliğin çevresindeki baskıyı azaltıyordu.

Fakat helikopterin sesi sadece enfektelerin dikkatini çekmiyordu. Çevrede dolaşan insan grupları da havada bir helikopter gördüklerinde yakınlarda hâlâ yakıtı, yiyeceği veya başka kaynakları olan bir yer bulunduğunu anlıyordu. Bu yüzden Ethan'ın yaptığı bazı uçuşlar istemeden de olsa çiftliğin çevresine insan çekmeye başlamıştı. Kimi sadece yardım arıyordu, kimi ise çiftlikte ne varsa zorla almak niyetindeydi. Caldwell ailesi bu konuda diğer birçok aileden biraz daha hazırlıklıydı. Aile yıllardır Amerikan Anayasası'nın İkinci Değişikliği'yle gelen bireysel silahlanma hakkını oldukça ciddiye almış, çiftlikte ihtiyaçlarının çok üzerinde silah ve mühimmat biriktirmişti. Salgından önce biraz gereksiz görünen bu alışkanlık, çöküşten sonra çiftliğin en büyük avantajlarından biri haline geldi.

Çiftlikte kalan ailelerin büyük kısmı da silah kullanmaya yabancı değildi. Bu yüzden dışarıdan gelen gruplar karşılarında savunmasız birkaç çiftçi bulmuyordu. Barikatların arkasında silahlı insanların olduğunu fark eden grupların çoğu çatışmaya girmeden geri dönüyordu. Geri dönmeyenler ise çiftliğe yaklaşmadan önce uyarılıyor, gerektiğinde silahla karşılık verilerek uzak tutuluyordu. Bu durum insanlardan gelen tehdidi tamamen bitirmese de, çiftliğin uzun süre ayakta kalmasını sağlayan en büyük nedenlerden biri oldu.

Bu yöntem bir süre işe yaradı. Hatta çiftlikte kalan insanlar zamanla Ethan'ın ne yaptığını bildiği için helikopter sesini duyduklarında bunun çoğu zaman iyiye işaret olduğunu anlamaya başlamıştı. Ethan ise her uçuşta biraz daha fazla yakıt harcıyor, dönüşte kalan yakıtı hesaplayıp bir sonraki seferi düşünüyor ve mümkün olduğunca bu yöntemi devam ettirmeye çalışıyordu. Fakat dünya değişmişti. Yakıt bulmak artık birkaç bidon meselesi değildi. Benzin istasyonları çoktan yağmalanmış, çalışır durumdaki araçların çoğu ortadan kaybolmuştu. Elde kalan yakıt ise her geçen gün biraz daha azalıyordu.

Bir noktadan sonra Ethan'ın helikopteri sürekli kullanabilecek durumda değildi.

Bu durum ilk başta büyük bir problem gibi görünmedi. Çiftliğin çevresinde hâlâ yeterli zaman kazanabiliyorlardı. İnsan gruplarına karşı ellerindeki silahlar caydırıcılığını koruyordu ve barikatlar hâlâ ayaktaydı. Asıl problem enfektelerdi. Helikopterin havalanamaması, daha önce uzakta tutulan büyük grupların tekrar çiftliğin çevresine yaklaşması anlamına geliyordu. Ethan her gün dışarı çıkıp çevreyi kontrol etmeye, barikatların durumuna bakmaya ve toplanan enfektelerin hangi yönden geldiğini anlamaya başladı. Bir süre sonra çevredeki sayı giderek arttı. Önceden parça parça gelen gruplar birleşmeye, yolların ve açık arazilerin üzerinde büyük sürüler oluşmaya başladı.

Helikopterin daha az kullanılması insan gruplarının dikkatini bir miktar azaltmıştı ama Ethan için bunun pek önemi kalmamıştı. İnsanları ellerindeki silahlarla durdurabiliyorlardı. Yüzlerce enfekte aynı anda kapıya dayandığında ise kaç tane tüfekleri olduğunun pek bir anlamı olmayacağını biliyordu.

Sonunda Ethan'ın korktuğu şey gerçekleşti.

Bir gece yarısı şiddetli bir fırtına çıktı. Yağmur, rüzgâr ve görüş mesafesinin düşmesi zaten işleri yeterince zorlaştırmıştı. Tam da böyle bir gecede çiftliğin dış kısmından büyük bir gürültü geldi. İlk başta ne olduğunu kimse anlayamadı. Ardından barikatların olduğu bölgeden gelen sesler yükselmeye başladı. Daha önce çevreden uzaklaştırılan enfekteler, artık tek bir büyük sürü halinde çiftliğin etrafında toplanmıştı.

Duvarlar dayanmadı.

Dış savunma hattının bir kısmı yıkıldığında yüzlerce enfekte aynı anda içeri dolmaya başladı. Ethan ve içerideki diğer insanlar ellerinden geldiğince karşı koydu. Yıllardır biriktirilen silahlar ve mühimmat bu kez de kullanılıyordu ama karşılarındaki şey daha önce uzaklaştırdıkları insan gruplarına benzemiyordu. Birkaç el ateş edilince geri çekilecek kimse yoktu. Daralan savunma hattı ve fırtınanın ortasında yaşanan kaos işleri daha da kötü hale getirdi. Helikopteri kullanarak sürüyü uzaklaştırmak artık mümkün değildi. Ethan'ın aylar boyunca acil durum için sakladığı yakıt bitmişti.

O gece onlarca insan hayatını kaybetti.

Sabah olduğunda Caldwell çiftliğinin artık eski güvenli yer olmadığı açıkça ortadaydı. Ayakta kalan insanlar yorgun, yaralı ve ellerindeki imkânları büyük ölçüde kaybetmiş durumdaydı. Ethan bir kez daha aynı gerçekle karşı karşıya kaldı; bir yere ne kadar hazırlıklı olursan ol, bir noktada sayı üstünlüğü her şeyi değiştirebiliyordu. İnsanlara karşı onları koruyan silahlar, barikatlar ve yıllardır süren hazırlıklar; önlerinde durmadan ilerleyen bu kadar büyük bir sürü karşısında yeterli olmamıştı.

Çiftlikte kalanları daha fazla riske atmanın anlamı olmadığını düşündü. Eldeki imkânları toparladı, hayatta kalanları bir araya getirdi ve oradan ayrılmak için başka bir yol aramaya başladı. Daha önce ailesinin kullandığı bağlantılar sayesinde H-12 Sığınağı'nda bir yer olduğunu biliyordu. Çiftlikten ayrılışlarıyla birlikte Ethan'ın H-12'ye giden yolu da böyle başladı.

LİDERLİK YÜKÜ & VİCDANİ BASKI

  • Çiftlikte insanlar arttıkça Ethan'ın omzundaki yük de büyümeye başladı. Başta yaptığı şey sadece ailesine yardım etmek ve çiftliğin güvenliğini sağlamaktı fakat zamanla insanların çoğu alınacak kararlarda ona bakmaya başladı. Kimin nöbet tutacağı, elde kalan mühimmatın nasıl kullanılacağı, yakıtın ne zaman harcanacağı gibi şeyler artık basit kararlar değildi. Yanlış verilen tek karar onlarca insanın hayatına mal olabilirdi.

    Ethan bunun ağırlığını özellikle baskından sonra hissetti. Çiftliğe aldığı bazı ailelerin o gece öldüğünü biliyordu. Helikopteri daha fazla kullanabilse sürüyü uzak tutup tutamayacağını, yakıtı farklı kullansa bir şeylerin değişip değişmeyeceğini sürekli kafasında kuruyordu. Mantıken elinden geleni yaptığını bilse de bu pek bir şeyi değiştirmedi. Çünkü hayatta kalanlar onun sayesinde ayakta kaldıklarını söylerken Ethan'ın aklına daha çok kurtaramadığı insanlar geliyordu.

    Bir de çiftliğin kapısından çevirdikleri vardı. Caldwell ailesinin tanımadığı kimseyi içeri almama kararı güvenlik açısından işe yaradı fakat dışarıda bırakılan insanların başına ne geldiğini kimse bilmiyordu. Ethan zaman zaman bunun doğru karar olup olmadığını düşünse de çöküşten sonra liderlik konusunda öğrendiği şey oldukça basitti; bazen doğru karar diye bir şey yoktu, sadece daha az insanı öldürecek olanı seçmek vardı.

    H-12'ye ulaştığında bu yükten biraz olsun kurtulacağını düşünüyordu. Artık arkasında onlarca insanın sorumluluğunu taşıyan kişi değildi ve ortada kendisinden çok daha büyük bir yönetim vardı. Fakat zaman geçtikçe sığınakta bazı şeylerin ters gittiğini fark etmeye başladı. Güvenlik açıkları, eksilen malzemeler, geç müdahale edilen olaylar ve giderek artan huzursuzluk ona çiftlikte yaşananları hatırlatıyordu. Bu sefer aynı hataların tekrar edilmesini istemediği için gördüğü sorunları yönetime iletmeye başladı.

    Fakat yönetim Ethan'ı pek ciddiye almadı.

    "Bu pembe götlü orospu cocukları yüzlerce kişinin ölümünden sorumlu olacak"

    Söyledikleri ya geçiştiriliyor ya da her şeyin kontrol altında olduğu söyleniyordu. Ethan için asıl problem de burada başladı. Çiftlikte insanların öldüğü geceyi hâlâ kafasından atamamışken, şimdi karşısında yine tehlikeyi küçümseyen insanlar vardı. Bir süre sonra sinirlenmeye, daha sonra da her şeye şüpheyle yaklaşmaya başladı. Yönetimin bir şeyleri sakladığını, insanların tehlikeyi göremediğini ve H-12'nin de çiftlik gibi bir gün bir anda çökeceğini düşünmeye başladı.

    Bu yüzden sığınakta kaldığı süre boyunca çıkışları, nöbet değişimlerini ve güvenlik noktalarını sürekli takip etti. İnsanların normal karşıladığı küçük şeyler Ethan'ın gözüne batmaya başlamıştı. Bir kapının geç kapanması, eksik bir nöbetçi veya normalden uzun süren bir sessizlik bile kafasında başka senaryolar kurmasına yetiyordu.

    H-12 düştüğünde ise Ethan için bu sadece başka bir felaket değildi.

    Çiftlikten sonra ikinci kez, yaklaşan tehlikeyi görmüş ama kimseye anlatamamıştı.

    O noktadan sonra Ethan'ın paranoyası artık bir korku değil, kendince haklı çıkmış bir düşünce haline geldi.

« Toprak tek başına adamı doyurur, ama topluluk adamı hayatta tutar. Bu ülke de böyle kuruldu, biz de böyle kalacağız.»



H-12'DEN ZENTRUM'A

2031 yılında H-12 çöktüğünde Ethan için yaşananlar pek de sürpriz değildi. Uzun zamandır sığınağın bir gün çökeceğine inanıyor, çıkış yollarını ve olası kaçış noktalarını kafasında tutuyordu. Yönetimin görmezden geldiği sorunları defalarca dile getirmiş, her seferinde aynı şekilde geçiştirilmişti. Asiller sığınağın içine girdiğinde de bu paranoyası ilk kez gerçekten işine yaradı. Ortalık tamamen karışmadan önce daha önceden kafasına yazdığı güzergâhlardan birini kullanarak dışarı çıkmayı başardı. Yanında birkaç kişi vardı fakat herkes aynı şansa sahip değildi. H-12'den uzaklaşırken Ethan'ın kafasında tek bir düşünce vardı; yine birileri tehlikeyi küçümsemiş ve yine bedelini sıradan insanlar ödemişti.

H-12'den çıktıktan sonra uzun süre hiçbir yere bağlanmamaya karar verdi. Küçük kasabalar, terk edilmiş çiftlikler ve depolar arasında hareket ediyor, mümkün olduğunca aynı yerde uzun süre kalmıyordu. Bir bölgede insan sayısı artmaya başladığında ise fazla düşünmeden yoluna devam ediyordu. Çiftlikte ve H-12'de yaşadıklarından sonra kalabalık artık ona güven vermiyordu. Ona göre ne kadar fazla insan varsa o kadar fazla sorun, kaynak kavgası ve dikkat çekme ihtimali vardı.

Fakat tek başına yaşamanın da bir sınırı vardı. 2032 yılına doğru yol üzerinde tanıştığı birkaç kişiyle beraber hareket etmeye başladı. Ethan herkesi yanına almıyordu. Bir adamın silah kullanabilmesi veya güçlü olması onun için pek bir şey ifade etmiyordu. Nöbetini tutuyor mu, elindeki işi yapıyor mu, ortada kimse yokken ortak erzağa el uzatıyor mu; Ethan daha çok bunlara bakıyordu. Böylece zamanla birbirine çok bağlı olmayan ama en azından işini bilen birkaç kişilik küçük bir grup oluştu.

Bir süre sonra terk edilmiş kırsal bir yerleşime denk geldiler. Ethan ilk başta burada birkaç günden fazla kalmak istemiyordu fakat bölgenin durumu fena değildi. Çevresi kontrol edilebilir durumdaydı, yakınlarda tarım yapılabilecek alanlar vardı ve ellerindeki malzeme bir süre idare edebilirdi. Farkında olmadan eski Caldwell çiftliğinde kurduğu düzenin küçük bir halini tekrar oluşturmaya başladı. Nöbet sıraları belirlendi, erzaklar ortak tutuldu ve kim ne işten anlıyorsa ona göre görev dağılımı yapıldı.

Ethan hiçbir zaman ortaya çıkıp kendisini grubun lideri ilan etmedi. Fakat bir şey ters gittiğinde herkes dönüp ona bakmaya başlamıştı.

Bu durum Ethan'ın pek hoşuna gitmiyordu. Çiftlikte insanların sorumluluğunu taşımış, daha sonra bunun yükünü yıllarca kafasında çevirmişti. Aynı şeyi tekrar yaşamak istemiyordu. Fakat ne kadar geri durmaya çalışsa da önemli kararlar yine onun önüne geliyordu.

Bu küçük düzen de uzun sürmedi. Bu sefer onları büyük bir sürü veya silahlı bir grup dağıtmadı. İnsanlar kendi kendilerine ayrılmaya başladı. Kaynakların azalmasıyla beraber bazıları başka bölgelere gitmek isterken bazıları kalmak istiyordu. Ethan'ın sürekli en kötü ihtimali düşünmesi ve her şeyi kontrol altında tutmaya çalışması da zaman zaman diğerlerinin sinirini bozuyordu. Birkaç tartışmanın ardından grup yavaş yavaş dağıldı.

Ethan bir kez daha yalnız kaldı.

2033 ve 2034 yılları arasında eski haline göre çok daha şüpheci yaşamaya başladı. Girdiği her yerde önce çıkış yollarına bakıyor, erzağını tek bir yerde tutmuyor ve gece uyumadan önce çevreyi kontrol ediyordu. Bir bölgede gereğinden fazla rahatlamaya başladığını hissettiğinde kendi kendine huzursuz oluyor, kısa süre sonra yeniden yola çıkıyordu. H-12'de başlayan paranoya artık onun için bir korkudan çok günlük hayatının normal bir parçası olmuştu.

Bu dönemde yanında taşıdığı eski telsiz ve radyolar da en değerli eşyalarından biri haline geldi. İnsanlarla karşılaşmadan çevrede neler olup bittiğini öğrenmenin en güvenli yollarından biri frekansları taramaktı. Çoğu zaman duyduğu tek şey parazit, yarım kalmış eski yayınlar veya hiçbir anlam ifade etmeyen birkaç kelimeden ibaretti.

Fakat bir süre sonra aynı frekansa tekrar tekrar denk gelmeye başladı.

Yayında Zentrum isminden bahsediliyordu.

Ethan ilk başta pek önemsemedi. H-12'de yeterince “güvenli bölge” lafı duymuştu. Duvarları, silahlı nöbetçileri ve her şeyin kontrol altında olduğunu söyleyen insanları daha önce de görmüştü. Sonunun nasıl geldiğini de kendi gözleriyle biliyordu. Fakat dikkatini çeken şey, yayının kaybolmamasıydı. Aradan haftalar geçti, frekans hâlâ aktifti. Aylar sonra tekrar kontrol ettiğinde yine aynı yerden yayın alıyordu.

Bu durum ister istemez Ethan'ın ilgisini çekti.

Bir yerde hâlâ düzenli yayın yapılıyorsa, orada en azından çalışan bir sistem ve bunu devam ettirebilen insanlar olmalıydı. Yine de Zentrum'a gitmedi. Frekansı ve duyduğu bilgileri kafasının bir köşesine yazdı. Onun için Zentrum yaşamak istediği bir yer değil, işler tamamen boka sararsa değerlendirilebilecek bir son seçenekti.

2035 yılına gelindiğinde Ethan yıllardır aynı şekilde yaşamaktan yorulmaya başlamıştı. Bir süreliğine bulunduğu bölgede kendisine küçük bir kamp kurdu. Yıllar boyunca topladığı erzakları, silahları, mühimmatı ve işine yarayacağını düşündüğü malzemeleri burada tutuyordu. Her şeyi tek bir noktaya yığacak kadar dikkatsiz değildi fakat sahip olduğu şeylerin önemli bir kısmı yine de bu kamptaydı.

Bir gün çevreden malzeme toplamak için kampından ayrıldı.

Döndüğünde ortalık neredeyse bomboştu.

Birileri Ethan'ın yokluğunu fark etmiş, kampı bulmuş ve işine yarayacak ne varsa götürmüştü. Erzağın büyük kısmı, mühimmat, silahlar ve yıllardır topladığı malzemelerin çoğu ortadan kaybolmuştu. Ethan ilk anda grubun izini sürmeyi düşündü. Fakat kaç kişi olduklarını, nereye gittiklerini veya bilerek kendisini bekleyip beklemediklerini bilmiyordu. Elinde kalan birkaç parça eşya ile peşlerine düşmenin intihardan pek farkı yoktu.

Dört yıl boyunca kimseye ihtiyaç duymadan yaşamaya çalışmıştı. Çiftlik gitmişti, H-12 çökmüştü, kurduğu küçük grup dağılmıştı fakat Ethan bir şekilde her seferinde yoluna devam etmişti. Bu kez ise yeniden başlamak için elinde neredeyse hiçbir şey kalmamıştı.

O gece yıllardır arada sırada dinlediği o frekans tekrar aklına geldi.

Zentrum.

Daha önce yalnızca kötü günler için kafasının bir köşesinde tuttuğu yer artık gerçek bir seçenek haline gelmişti. Ethan buraya güvendiği için gitmiyordu. Oradaki yönetime inandığı için de değil. Sadece yıllar sonra ilk kez kendi başına devam edebilmesinin gerçekten mümkün olup olmadığını sorguluyordu.

Yanında kalan birkaç eşyasını topladı, frekanslardan yıllardır duyduğu bilgilerle yönünü belirledi ve Zentrum'un yolunu tuttu.

Ethan Zentrum’a inanmadı. Sadece elinde kalan tek şansa yürüdü.




DEVAM EDECEK...

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.

Karakter Fotoğraf Galerisi
1 Fotoğraf