Aktif / Yaşıyor

Fae Snaith

Discord Oyuncusu: puducuk
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 3:14
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

FAE SNAITH

Fae Snaith, 20 Şubat 2009 tarihinde Kaliforniya’da doğdu. Babası, Fae henüz bebekken evi terk ettiği için annesi tarafından tek başına büyütüldü. Babasına dair hatırladığı herhangi bir anısı olmadığından, onun yokluğu Fae için hiçbir anlam ifade etmiyordu, sadece hayatı boyu bir baba figürü eksikliği hissetmişti o kadar. Bu nedenle ailesi denildiğinde aklına gelen ilk ve tek kişi annesiydi.

Fae’nin annesi bir huzurevinde çalışıyordu. Çalışma saatlerinin düzensiz ve zaman zaman uzun olması nedeniyle Fae küçük yaşlarından itibaren okul çıkışlarında sık sık annesinin yanına gidiyor, mesaisinin bitmesini huzurevinde bekliyordu. Başlangıçta yalnızca zorunluluktan kaynaklanan bu durum, zaman içerisinde Fae’nin hayatının önemli bir parçasına dönüştü. Huzurevi onun için annesinin çalıştığı bir yer olmaktan çıkarak büyüdüğü ikinci bir ev haline geldi.

Fae çok geniş bir sosyal çevreye sahip olmadı. Okulda insanlarla iletişim kurmakta büyük problemler yaşamasa da yaşıtlarıyla kurduğu ilişkiler çoğunlukla yüzeysel kaldı. Kendinden çok daha yaşlı insanlarla konuşmaya alışmış olması nedeniyle yaşıtlarının bazı problemleri veya davranışları çocukça geliyordu. Bunun yanında içine kapanık ve gözlemci yapısı nedeniyle yeni insanlarla kısa sürede samimiyet kurabilen biri değildi. Hayatındaki en güçlü sosyal bağların önemli bir kısmını annesi, huzurevi çalışanları ve huzurevinde kalan insanlar oluşturdu.


Fae çocukluğundan gençliğine kadar huzurevinde birçok farklı insan tanıdı. Burada kalan insanların geçmişlerini dinlemekten hoşlanıyordu. Aynı anıyı birkaç kez anlatmaları, yıllar önce yaşamış oldukları olaylardan uzun uzun bahsetmeleri veya artık kimsenin kendilerine sormadığı konuları anlatmaları Fae’yi rahatsız etmiyordu. Aksine, insanların geçmişlerini öğrenmenin onları anlamanın en kolay yollarından biri olduğunu düşünmeye başladı.

Bu süreçte dikkatini çeken konulardan biri, ölüme oldukça yakın yaşayan insanların bir kısmının ölümün kendisinden çok öldükten sonra unutulmaktan korkmasıydı. Fae bunun üzerine küçük yaşlarda bir defter tutmaya başladı. Huzurevinde tanıdığı insanların isimlerini, anlattıkları önemli anıları ve onlar hakkında dikkatini çeken küçük ayrıntıları bu deftere yazıyordu. Birinin sevdiği şarkı, sürekli anlattığı bir gençlik anısı, sevmediği bir yemek veya yıllar önce yaptığı bir meslek Fae için yazmaya değer olabiliyordu. İnsanların yalnızca isimlerini değil, onları diğerlerinden ayıran özelliklerini de hatırlamak istiyordu. Hatta insanları isimlerinden çok, bu ufak detaylarla hatırlıyordu.

Bu alışkanlık zaman içerisinde Fae’nin insanlara yaklaşımını etkiledi. Bir insanı yalnızca o an sergilediği davranışlarla değerlendirmek yerine, o davranışların arkasında bilmediği uzun bir hayat olabileceğini düşünmeye başladı. Bu nedenle insanları dinleme ve gözlemleme konusunda daima oldukça sabırlı davrandı.

Huzurevinde tanıştığı kişiler Fae’nin ilgi alanlarını da önemli ölçüde etkiledi. Geçmişte veterinerlik yapmış yaşlı bir kadın, Fae’nin hayvanlara olan ilgisini fark ederek onu bu konuda cesaretlendirdi. Hayvanları zaten seven Fae, onun anlattığı meslek anılarından etkilenerek veteriner olmayı istedi. Hayvanlara verdiği değer, belki insanlara verdiği değerden bile kat kat fazlaydı. Onları iyileştirme ve sorunlarını çözme fikri, Fae için paha biçilemezdi.

Huzurevinde kalan ve geçmişinde Japon kılıçlarıyla ilgilenmiş yaşlı bir adamın odasında sakladığı koleksiyonu tesadüfen görmesiyle de bambaşka bir ilgi alanı edindi. Koleksiyon Fae’nin ilgisini çekince adam zaman içerisinde ona katanaların tarihi, yapımı ve kullanımı hakkında bildiklerini anlatmaya başladı. Fae ondan temel duruşları, ayak hareketlerini ve bazı basit hamleleri öğrendi. Ancak hiçbir zaman profesyonel bir eğitim almadı ve kendisini iyi bir kılıç kullanıcısı olarak görmedi. Katana kullanmak uzun yıllar boyunca yalnızca merak ettiği ve boş zamanlarında ilgilendiği bir hobi olarak kaldı.


Yaşı ilerledikçe huzurevinde yalnızca annesinin mesaisinin bitmesini beklemek yerine annesine ve diğer çalışanlara yardımcı olmaya başladı. Yemek dağıtmak, odaları toparlamak, huzurevi sakinlerinin günlük ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmak ve yürümekte zorlanan kişilere eşlik etmek gibi basit görevler üstlendi. Uzun yıllar boyunca aynı ortamda bulunması nedeniyle huzurevinin günlük düzenine ve yaşlı insanların bakımına alışkındı.

Sağlık çalışanlarının yanında geçirdiği zaman içerisinde temel yara temizliği, pansuman, bandajlama, ateş ve tansiyon ölçümü gibi basit uygulamaları da öğrendi. Bildikleri, tamamen yıllarca huzurevinde bulunmasından ve çalışanlara yardımcı olurken öğrendiklerinden ibarettir. Bu nedenle bilgisinin sınırlarının farkındadır ve bilmediği bir konuda müdahale etmeye çalışmak yerine daha bilgili birinden yardım istemeyi tercih eder.


2026 yılında hastalık yayılmaya başladığında Fae ve annesi hala huzurevindeydi. Başlangıçta uzakta görünen salgın kısa sürede huzurevine ulaştı. Çalışanların azalması, hastanelerin dolması ve huzurevi sakinlerinden birinin hastalanarak saldırganlaşmasıyla düzen çöktü. Tahliye sırasında yeterli araç ve personel bulunmadığından herkesi kurtarmak mümkün olmadı. Fae ve annesi ayrılmak zorunda kaldı, annesi huzurevindeki herkesi güvenle tahliye ettiğinde kızıyla buluşmaya söz verdi ancak eve asla dönemedi. Evdeki stokları tükenmeye başlayan Fae, huzurevine kontrole gittiğinde her şey için çok geçti. Bu yüzden arkasına bile bakmadan yoluna devam etti.

Güvenli bir yer arayışı Fae'yi Lago Zancudo çevresindeki Sinek Yuvası'na götürdü. Duvarları ve düzeni nedeniyle başlangıçta burada kalmayı güvenli buldu. Fakat Kara Sinek'in yönetimi zamanla sertleşti; ağır vergiler, zorla çalıştırmalar ve cezalar Fae'nin düzene karşı tepki geliştirmesine neden oldu. Bazı ihlalleri görmezden gelerek, ihtiyacı olanlara gizlice yardım ederek ve başkalarının zarar verecek bilgileri saklayarak sessiz bir karşı koyuş geliştirdi. Kara Sinek'e karşı başlayan isyanda doğrudan çatışmaya katılmadı, olayların ardından yaralılara yardım etti. Bu dönem Fae'ye güvenli görünen bir düzenin de baskıcı olabileceğini öğretti.


Fae çocukluğunu huzurevinde geçirdiği için ölüm kavramıyla oldukça erken yaşlarda tanıştı. Salgından önce ölümü hayatın doğal bir sonucu olarak görüyordu. İnsanların yaşlanması ve sonunda hayatlarının sona ermesi üzücü olsa da bunun belirli bir düzenin parçası olduğunu kabul edebiliyordu. Yaşanan olayların bir şekilde anlam taşıdığına ve insanların yaptıkları iyiliklerin en azından bir karşılığının bulunduğuna inanmak onun için daha kolaydı.

Salgın bu düşünceyi büyük ölçüde değiştirdi. Fae iyi insanların kötü şekillerde öldüğünü, yardıma ihtiyacı olan insanların geride bırakıldığını ve hayatta kalan bazı insanların başkalarının hayatını kendi çıkarları için değersiz görebildiğini gördü. Geride bırakmak zorunda kaldığı insanlar da bu değişimin önemli bir parçası oldu. Onların başına gelenlerin herhangi bir anlamı olduğuna inanmakta zorlandı.

Önceleri dünyanın belirli bir düzeni olduğuna inanan Fae, yaşadıklarından sonra iyi insanların her zaman iyi bir sonla karşılaşmadığını kabul etti. Dünyanın adil olduğuna inanmıyor ancak bunu kötü biri olmak için gerekçe olarak da görmüyor. Ona göre insanlar, karşılığını alacakları için değil, kendi seçimleri olduğu için doğru olanı yapmalıdır.


Fae genel olarak sessiz, sakin, gözlemci ve temkinli biridir. Yeni tanıştığı insanlarla hemen samimiyet kurmak yerine onları bir süre gözlemlemeyi tercih eder. İnsanların söylediklerinden çok davranışlarına önem verir. Özellikle bir kişinin kendisinden daha güçsüz insanlara nasıl davrandığını gözlemlemek, o kişi hakkındaki düşüncelerinin oluşmasında önemli bir etkendir.

İnsanlara güvenmek konusunda zorlanır. Bunun sebebi herkesi kötü olarak görmesi değil, birine güvenmenin kendisini savunmasız bırakabileceğini düşünmesidir. Güvenini kazanan insanlara karşı sadık, daha sıcak ve rahat davranabilir ancak bu noktaya gelmesi zaman alır. Yine de hiç güvenmese bile, ihtiyacı olan insanlara yardım etmek konusunda kolay kolay tereddüt etmez.

Fae’nin en belirgin özelliklerinden biri riskten hoşlanmamasıdır. Bir karar vermeden önce kendisini ne kadar tehlikeye atacağını düşünür ve mümkün olduğunca güvenli olan seçeneği tercih eder. Daha kısa fakat tehlikeli bir yol yerine uzun fakat güvenli bir yolu seçmesi oldukça muhtemeldir. Gereksiz çatışmalara girmekten, kendisini kanıtlamak amacıyla tehlikeye atılmaktan ve sonucu belli olmayan planlardan hoşlanmaz. Karanlık ve klostrofobisi sebebiyle de, kapalı ve karanlık yerlerde bulunmaktansa, ihtiyaç duyabileceği her türlü şeyi açık ve aydınlık alanlarda aramayı tercih eder.

Bu özelliği zaman zaman çevresindeki insanlar tarafından korkaklık veya çekingenlik olarak değerlendirilebilir. Fae ise bunu korkaklıktan çok hayatta kalma isteği olarak görür. Ona göre bir tehlikeden kaçınmak mümkünse yalnızca cesur görünmek amacıyla o tehlikeye girmek anlamsızdır.

Bununla birlikte Fae tamamen itaatkar biri değildir. Aksine, oldukça sorgulayıcı ve kendi içerisinde isyankar bir yapısı vardır. Fakat bu tarafını açık biçimde göstermek konusunda çekingen davranır. Bir otoritenin kararına karşı olsa bile açıkça tartışmaya girmek yerine önce karşı çıkmasının yaratacağı sonuçları değerlendirir. Kendisine ciddi zarar verebilecek birine karşı düşüncelerini saklayabilir. Bu nedenle dışarıdan sessiz ve uyumlu görünürken kendi içerisinde verilen emirleri, kuralları ve bunları koyan insanları sürekli sorgulayabilir.

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.

Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar

Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları

2 Bağlantı
GR
George Ross Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
KD
Kayden DeShawn Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
Karakter Fotoğraf Galerisi
2 Fotoğraf