"kegan lust, 20.08.2010"
« Her ne olursa olsun gün sonunda yalnız kalacak olan sensin. »
Kegan Lust, 2010 Yılında Los Angeles'ta Dünyaya Geldi. Babası Emekli bir polis memuru, annesi ise hemşireydi. Çocukluğunu ailesiyle birlikte ortalama bir mahallede geçiren Kegan, küçük yaşlardan itibaren disiplinli ve sorumluluk sahibi biri olarak yetiştirilmeye çalışıldı. Babasının mesleğinden ötürü ara sıra babasından silah kulanımı ve temel güvenlik konusunda bir çok bilgiye sahip oldu. Lise yıllarında bir kaç yakın arkadaş edindi ve okuldan sonra babasının mesleği olan polisliği hedefledi ve polis akademisi için çalıştı.
Liseden mezun olduktan sonra polislik hedefinin peşinden gitmeye çalışan Kegan, Polis akademisine katıldı fakat gördüğü zorlukları zamanla aşamadığı için akademiden ayrılmak zorunda kaldı. Bu durum sonrası ailesi tarafından çok baskılandı ve Part time işlerde bir süre çalıştı. Bu çalışma süreci boyunca bir çok farklı olayla karşılaştı ve onun insanlara karşı daha temkinli ve şüpheci bir kişilik geliştirmesine neden oldu. Buna rağmen ailesine ve yakın arkadaşlarına karşı oldukça sadık birisiydi.
Kegan, küçüklüğünde ve gençliğinde arkadaşları tarafından defalarca yüz üstü bırakılmış, ispiyonlanmış ve kimseye sırtını dönemeyecek hale gelmeye başlamıştı.
Polis Akademisinde başarısız olduktan sonra içine kapanmış ve çevresi ile bağlantısı zayıflamıştı.
"Sıfırıncı Gün(Day Zero)Kaosu"
Kegan Lust, Salgının başlamasından yarım saat önce Annesi ile telefonda görüşmüş, Babasının iyi hissetmediğini ve hastaneye gittiklerini öğrenmişti. İlerleyen vakitlerde Sokaklardan gelen çığlık sesleri duyduğunda içini bir stres basmış ve neler olduğuna anlam verememişti. Dışarı çıkıp bakındığında ise insanların sağa sola kaçıştığını ve bir kaçının kendi arasında kavga ettiğini sanmıştı.. Oysa ki Salgın başlamış ve büyük bir hızla şehrin dört bir yanına dağılmıştı.
Ailesinin durumunu merak ettiği için iş yerini bırakmış ve Hastane yoluna doğru ilerlemişti, Dışarı çıktığında etrafına bakındı ve etrafta ki insanların birbirine saldırdığını daha yakından gördü ve bunu anlamlandıramadı, Hastaneye doğru dikkatli ve hızlı bir şekilde ilerlemeye çalıştı fakat ilerledikçe saldırganların sesi daha çok yaklaşıyordu ve ara mahallenin yan tarafından geçerken Kegan'ın üzerine doğru birisi atıldı ve Kegan ani bir refleks ile kişiyi geri ittirip yere düşürdü ardından arkasına bile bakmadan koşarak o bölgeden uzaklaştı, Uzaklaştığı sırada hastane yakınlarından büyük bir patlama sesi geldi ve şehrin ışıkları o andan sonra kesildi. Kegan olanlara anlam verememişti ve çok korkmuştu. Elleri, Ayakları titriyor ve ne olduğunu hala anlamlandırmaya çalışıyordu. O kişi neden saldırdı? Patlama neden oldu? Aklında bir sürü soru vardı fakat cevap alamıyordu.. Kendisini en yakın apartmanın içerisine kilitledi. Apartmanın kapısına, koridorda gördüğü kitaplığı ve küçük bir koltuğu ittirdi. Bunun ne kadar güvenlik sağlayacağını bilmiyordu o yüzden şüpheliydi. Apartmanın içerisinde güvende olmadığını düşünüyordu, O yüzden Apartmanın bir köşesine saklandı ve beklemeye başladı...
"Büyük Kırılma & Yaşanan Travma"
Kegan, Merakına yenik düşmüş ve binanın içerisinde gezinmeye başlamıştı. İlk katlar sakin görünse de üst katlardan sesler geldiğini fark etti, İlk başta duruldu ve saklanmak istedi fakat duydukları 2 kişinin konuşmasıydı. Temkinli bir şekilde yukarı çıktı onlarla iletişime geçti, Fakat Kegan'ın içinde bir kuşku vardı, karşısında ki kişilerin doğru düşünemediğini aksine yanlış düşüncelerde olduğunu fark etti. Bunu kendine sakladı ve belli etmemeye çalıştı çünkü her nasıl olsa onlarda kendisi gibi olayları anlamlandırmaya çalışıyordu. Karşısında ki iki kişi dışarı çıkma kararı aldılar ve bu karara Kegan her ne kadar itiraz etse de dinlemediler, Kegan ilk başta gitmek istemedi fakat tek kalmaktan korktuğu için gitmek zorunda hissetti ve peşlerine takıldı. Dışarı çıktıkları anda ufak bir sessizlikten sonra Kegan'ın arkadaşları saldırıya uğradı ve Kegan şok olmuştu şekilde olduğu yerde dona kaldı. Arkadaşlarının gözleri önünde öldürülmesini sadece izleyebildi. Durumdan etkilenen Kegan yaşananların bir rüya olduğunu ve gerçek olmamasını içinden yüzlerce kez diledi. Fakat dilekleri hiç bir sonuç vermediğini fark etti ve üzerine doğru bir Asilin geldiğini gördüğünde kendini toparlayıp binaya hızlı bir şekilde geri dönüp kapısını kilitledi. Kegan, düşünmekten kafasını duvarlara vuruyor ve delirmeye başlıyordu..
Çöküşten önce Kegan, Ailesi ve çevresindekiler ile her zaman güzel bağlar kurmaya çalışmış ve bunu daim ettirmek için uğraşmıştır. Fakat Kegan'ın Salgın öncesi ve Salgın sonrası yaşadığı olaylar sırasında, güven algısını tamamen kaybetmiş ve sadece kendisini düşünen biri olmuştur.
Her korktuğunda boynunda asılı olan Haçı tutarak dualar ederdi fakat zamanla ne kadar dua etse de duaların bir karşılık alamadığına inanmaya başladı ve o Haç artık dini bir inanç yerine sadece boynunda asılı olan bir aksesuara dönüşmüştü. Çıkartıp atmak istemiyordu, zamanla değişen inancına hakaret olarak görüyordu. O yüzden boynundan Haçı hiç çıkarmadı ama Din'e karşıda bir inancı kalmamıştı.
"Motto"
"Kendinden başkasını düşünmüyor ve sadece kendi yaşamını önemsiyor."
"Kimseye güvenmediği için bu zamana kadar hayatta olduğunu düşünüyor."
"İnsanlara karşı zayıflıklarını saklamak için elinden geleni yapıyor eğer ellerine bir koz geçerse bunun ona karşı kullanılacağını düşünüyor."
"Her ne kadar tüm yaşadıklarından çok korksa da bunun ona bir faydası olmadığını biliyor ve buna göre yaşamaya çalışıyor."
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.




