Aktif / Yaşıyor

Kieran Ash

Discord Oyuncusu: saironx_
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 3:29
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

KIERAN ASH
KIERAN ASH

Kieran Ash, 1997 yılında Los Santos’ta doğdu. Babası Thomas, belediyenin bakım işlerinde çalışan, elinden geldiğince evdeki her arızayı kendi başına gidermeye uğraşan bir adamdı. Annesi Helen ise bir markette kasiyerlik yapıyordu. Ailenin geliri sınırlıydı. Büyük tatiller, pahalı hediyeler veya uzun vadeli yatırımlar hayatlarının bir parçası değildi; buna rağmen Kieran çocukluğunu yokluk içinde geçirdiğini düşünmezdi. Evlerinde ihtiyaçlar konuşulur, masraflar hesaplanır ve çoğu sorun ertesi ay biraz daha çalışılarak çözülebilirdi.

Kieran’ın mekanik işlere ilgisi babasının yanında başladı. Thomas bir radyoyu, kapı kilidini veya eski arabalarının bir parçasını sökerken oğluna küçük görevler verirdi. Kieran önce vidaları tutuyor, sonra hangi parçanın nereden çıktığını hatırlamaya çalışıyordu. Bir şeyi bozduğunda babası kızsa da çoğunlukla yeniden denemesine izin verirdi. Kieran için çalışmayan bir eşyanın neden çalışmadığını bulmak, okulda karşılaştığı pek çok sorudan daha anlaşılırdı. Parçaların yerleri ve görevleri vardı. Doğru sorunu bulduğunda çözüm için uğraşabilirdin.

Kendisinden altı yaş küçük kız kardeşi Emily doğduğunda evin düzeni değişti. Anne ve babasının çalışma saatleri yüzünden Kieran büyüdükçe kardeşiyle daha fazla ilgilenmeye başladı. Emily’yi okuldan almak, evde yemek hazırlamak ve anneleri gelene kadar yanında kalmak günlük hayatına yerleşti. Başlangıçta bu sorumluluklardan şikâyet ediyordu. Arkadaşları sokakta vakit geçirirken eve dönmesi gerektiğinde kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyordu. Yine de Emily başka birinin yanında kalmak yerine onu beklediğinde bundan hoşlanıyordu.

Kardeşi büyüdükçe ilişkileri daha tartışmalı bir hâl aldı. Kieran onun arkadaşlarını tanımak, nereye gittiğini bilmek ve geç kaldığında nedenini öğrenmek istiyordu. Emily ise abisinin her konuda söz sahibi olmasına karşı çıkıyordu. Bazı akşamlar birbirleriyle konuşmadan otursalar da ertesi gün gündelik bir mesele üzerinden yeniden sohbet etmeye başlarlardı. Kieran duygularını açıkça anlatan biri değildi. Kardeşine değer verdiğini söylemek yerine bozulan telefonunu yaptırır, sevdiği yemeği alır veya işten çıkınca onu almaya giderdi.

Okulda sessiz bir öğrenciydi. Kalabalık bir grubun dikkatini çekmekten hoşlanmazdı. Tanımadığı insanlarla konuşurken kısa cevaplar verir, ortamı anlamadan kendi fikrini ortaya koymazdı. Yakın arkadaşları arasında ise daha rahat ve alaycıydı. Birini güldürebildiğinde konuşması açılırdı. Ancak kendisi hakkında ciddi bir soru sorulduğunda konuyu değiştirmeye çalışırdı. Özellikle başarısız olduğunu düşündüğü konularda insanların ne söyleyeceğini duymak istemezdi.

Liseden sonra teknik bir bölümde üniversite eğitimine başladı. Aynı dönemde masraflarına katkı sağlamak için bir oto tamirhanesinde yarı zamanlı çalışıyordu. İlk zamanlarda yaptığı işler yerleri temizlemek, aletleri düzenlemek ve gelen parçaları taşımaktı. Araçlara müdahale etmek için acele ettiğinde ustası onu durdururdu. Bir arızayı dinlemeden ve kontrol etmeden tahminde bulunmasının gereksiz masrafa yol açabileceğini orada öğrendi.

Tamirhanede geçirdiği süre arttıkça basit bakımlara yardım etmeye başladı. Yağ değişimi, filtre kontrolü ve sökülen parçaların hazırlanması gibi işlerden zamanla daha kapsamlı onarımlara geçti. Buna rağmen her şeyi bilen bir çalışan olmadı. Özellikle karmaşık elektrik arızalarında daha tecrübeli kişilere ihtiyaç duyuyordu. Bazen saatlerce uğraşıp sorunu yanlış yerde aradığı ortaya çıkıyordu. Bu durumlarda sinirleniyor, elindeki aleti bırakıp birkaç dakika dışarı çıkıyordu.

BABASININ KAZASI

Kieran’ın yetişkinliğe geçişini hızlandıran olay, babasının geçirdiği iş kazası oldu. Thomas ağır bir yaralanmanın ardından uzun süre çalışamadı. Hastanede geçen günler ve sonrasındaki bakım süreci aileyi maddi açıdan zorladı. Helen daha fazla mesai almaya çalışırken Kieran da tamirhanede geçirdiği saatleri artırdı.

Başlangıçta hem okulu hem işi sürdürebileceğini düşünüyordu. Gündüz derslere giriyor, kalan zamanında çalışıyor ve fırsat buldukça hastaneye gidiyordu. Ancak uykusuzluk ve sürekli bir yere yetişme çabası yüzünden derslerini takip edemez hâle geldi. Sonunda eğitimine ara verdi. Bunu ailesine anlatırken bir yıl sonra döneceğini söyledi. O sırada kendisi de buna inanıyordu.

Babasının iyileşmesi beklediklerinden uzun sürdü. Sonraki yıl başka masraflar çıktı, ardından Emily’nin ihtiyaçları ve evin giderleri arttı. Kieran okula dönme konusunu giderek daha az konuşmaya başladı. Bir süre sonra biri sorduğunda tamirciliği daha çok sevdiğini söylüyordu. İşinden gerçekten hoşlanıyordu ama yarım bıraktığı eğitimin kendi seçimi olmadığını düşünmek onu rahatsız ediyordu.

Kazadan önce babasıyla gelecek planları hakkında sık sık anlaşmazlık yaşardı. Thomas daha düzenli ve güvenceli bir hayat kurmasını isterken Kieran kendisine sürekli yol gösterilmesinden sıkılıyordu. Hastane sürecinde babasını yardıma ihtiyaç duyan biri olarak görmek aralarındaki ilişkiyi değiştirdi. Kieran eskiden karşı çıktığı sorumlulukları bu kez kendisi üstlenmeye başladı.

Ancak ailesine destek olmak zamanla her şeye karışmasına da yol açtı. Hangi masrafın bekleyeceğine, kimin neye ihtiyacı olduğuna ve ne zaman doktora gidileceğine karar vermek istiyordu. Bir iş kendi düşündüğü gibi yapılmadığında bunu sorumsuzluk olarak görüyordu. Annesi birkaç kez kendisini fazla yorduğunu söylediğinde dinlemedi. Emily ise daha açık konuşup herkesin yerine karar veremeyeceğini söyledi.

Kieran bu eleştirileri kolay karşılamadı. Ailesi için çalıştığını düşünüyor, buna rağmen neden tepki gördüğünü anlamıyordu. Yıllar sonra kendi davranışlarını düşündüğünde, yardım etmenin yanında ihtiyaç duyulan kişi olmayı da istediğini kabul edecekti. O dönemde ise bunu kendisine söyleyemiyordu.

SIRADAN BİR HAYAT KURMA ÇABASI

Yirmili yaşlarının ortasında Emily ile küçük bir eve taşındılar. Kardeşi çalışmaya başlamıştı ve kendi düzenini kurmak istiyordu. Kirayı paylaşmak ikisi için de daha uygundu. Kieran işe yakın olacak, Emily de ailesinin evindeki sıkışık düzenden çıkabilecekti.

Birlikte yaşamaları sorunsuz değildi. Mutfakta bırakılan tabaklar, geç ödenen faturalar ve gece açılan müzik yüzünden tartışıyorlardı. Kieran yorgun geldiğinde sessizlik istiyor, Emily ise bütün gün çalıştıktan sonra evde de susmak zorunda olmadığını söylüyordu. Buna rağmen bazı geceler mutfakta oturup saatlerce konuşuyorlardı. Kieran işte yaşadığı küçük olayları anlatırken Emily onun aynı müşterilerden sürekli şikâyet etmesine gülerdi.

En yakın arkadaşı Marcus, tamirhanede birlikte çalıştığı biriydi. Marcus daha konuşkan ve girişkendi. Dükkâna gelen müşterilerle rahatça sohbet eder, Kieran’ın uzak durduğu tartışmalara düşünmeden girerdi. Bu farklılıkları bazen birbirlerini tamamlıyor, bazen de aralarında sürtüşme yaratıyordu.

İkisinin ortak hayali küçük bir tamirhane açmaktı. Kieran gerekli aletlerin ve masrafların hesabını yapıyor, Marcus ise dükkânın nerede olması gerektiğinden bahsediyordu. Henüz kesinleşmiş bir planları yoktu. Biriktirdikleri para da yeterli değildi. Yine de bu konuyu konuşmak Kieran’a hayatının yalnızca ödenmesi gereken faturalardan oluşmadığını hissettiriyordu.

Salgından önceki son dönemde Kieran’ın gündelik düzeni buydu. Sabah işe gidiyor, akşam eve dönüyor ve belirli günlerde ailesine uğruyordu. Boş zamanlarında bazen Marcus’la yemek yiyor, bazen de evde hiçbir şey yapmadan oturuyordu. Büyük bir değişiklik beklemiyordu. Hayatını yavaş yavaş ilerletebileceğini düşünüyordu.

SALGININ İLK GÜNLERİ

Varlıklı insanların sağlık sorunları ve bazı ünlülerin ortadan kaybolması haberlerde konuşulmaya başladığında Kieran bunları takip etmişti. “Zenginler Vebası” ifadesini duymuş ama olayların ne anlama geldiğini anlamamıştı. Tamirhaneye gelen müşterilerin anlattıkları birbirini tutmuyordu. Kimisi haberlerin abartıldığını söylüyor, kimisi çok daha ciddi şeyler yaşandığını iddia ediyordu.

Kieran’ın bu konularda özel bir bilgisi yoktu. Gizli araştırmaları, kapalı toplantıları veya laboratuvarlarda yaşananları bilmiyordu. Bildikleri diğer sıradan insanların ulaşabildiği haberlerle sınırlıydı. Bu yüzden ilk günlerde elindeki işi bırakıp kaçması gerektiğini düşünmedi.

2026’da saldırılar sokaklara yayıldığında yirmi dokuz yaşındaydı. Kendi hayatında çöküşün başladığı gün olarak hatırladığı sabah, Marcus’la tamirhaneyi açmış ve teslim etmeleri gereken bir aracın başına geçmişti. Radyoda hastanelerdeki yoğunluktan ve saldırı olaylarından söz ediliyordu. Annesi arayıp birkaç günlüğüne yanlarına gelmesini istedi. Kieran ise işlerin biriktiğini, hafta sonu geleceğini söyledi.

Öğlene doğru tamirhanenin önünden sert bir çarpma sesi geldi. Dışarı çıktıklarında bir aracın kaldırıma çıkıp direğe vurduğunu gördüler. Sürücü koltuğundaki adamın yüzünde kan vardı. Seslendiklerinde düzgün cevap vermiyordu. Kieran önce kazanın etkisiyle kendinde olmadığını düşündü.

Marcus kapıyı açarken dükkânda bekleyen bir müşteri de yardım etmek için yaklaştı. Adam bir anda müşteriye saldırıp kolunu ısırdı. Kieran birkaç saniye ne yapacağını anlayamadı. Ardından saldırganı omzundan çekmeye çalıştı ama adam bırakmıyordu. Marcus’un müdahalesiyle müşteriyi kurtarıp dükkâna doğru götürdüler.

Kepengi indirirken Kieran’ın elleri titriyordu. Anahtarı ilk denemesinde kilide yerleştiremedi. Marcus yanına gelip yardım etti. İçeride müşterinin koluna bez bastırdılar ve yardım çağırmaya çalıştılar. Telefonlara cevap gelmedi. Dışarıdan gelen bağırışlar ve kepenge vuran sesler yüzünden birbirlerini duymakta zorlanıyorlardı.

Kieran o sırada cesur veya hazırlıklı değildi. Müşteriye bir şey olmayacağını söylemek istiyor ama buna kendisi de inanmıyordu. Sürekli telefon ekranına bakıyor, ailesinden gelecek bir aramayı bekliyordu.

Emily’ye ulaşabildiğinde kardeşi evdeydi. Kieran ona kapıyı kilitlemesini, birkaç parça eşya ve su hazırlamasını söyledi. Ardından Marcus’la konuştular. Marcus yaralı müşterinin yanında kalacak ve yardım bulmaya çalışacaktı. Kieran ise kardeşini alıp anne ve babasına gidecekti.

Tamirhanede bulunan müşteri araçlarından birini sahibinden izin almadan aldı. Normalde bunu yapmayı aklından bile geçirmezdi. O gün ise izin isteyecek birine ulaşamıyordu. Yanına birkaç şişe su, bez ve alet çantasını koyup yola çıktı.

AİLESİNİ ARAYIŞI

Eve ulaşması beklediğinden çok daha uzun sürdü. Bazı yollar kapanmış, bazı sokaklar terk edilmiş araçlarla dolmuştu. İnsanlar birbirlerine yol soruyor ama kimse güvenilir bir cevap veremiyordu. Kieran birkaç kez geri dönüp başka sokaklara girmek zorunda kaldı.

Emily’yi evde bulduğunda kısa süreliğine rahatladı. Kardeşi yanına hazırladığı çantanın fazla ağır olduğunu söylüyordu. Kieran başka eşyalar da almak isteyince tartıştılar. Sonunda taşıyabilecekleri kadarını alıp çıktılar.

Anne ve babalarının mahallesine ulaştıklarında aracı bırakıp yürümeleri gerekti. Eve girdiklerinde kimse yoktu. Bazı dolaplar açıktı, birkaç kıyafet ve annelerinin çantası alınmıştı. Kieran bunu kendi başlarına veya bir tahliye grubuyla ayrıldıklarına dair bir işaret olarak değerlendirdi.

Yakındaki tahliye noktasına gittiler. İnsanlara isimlerini ve görünüşlerini tarif ettiler ama kesin bir bilgi alamadılar. Kieran çevrede aramaya devam etmek istiyordu. Emily ise hava kararmadan uzaklaşmaları gerektiğini söylüyordu. Kardeşinin yorulduğunu görmesine rağmen ayrılmayı kabul etmesi zaman aldı.

O gün ilk kez ailesine karşı hissettiği sorumluluğun tek bir kararla yerine getirilemeyeceğini anladı. Anne ve babasını aramaya devam etmek Emily’yi tehlikeye atıyordu. Emily’yi korumak için ayrılmak ise diğerlerini terk ediyormuş gibi hissettiriyordu. Hangisini seçse kendisini suçlayacaktı.

DEPO GÜNLERİ

Daha sonra Marcus’la yeniden bağlantı kurdular. Arkadaşı tamirhaneden ayrılmış ve bir akrabasına ait depoya ulaşmıştı. Yaralı müşteriyle yardım ararken kargaşanın içinde ayrı düştüğünü anlattı. Kieran müşterinin sonrasında ne olduğunu öğrenemedi.

Emily ile depoya gittiklerinde içeride birkaç kişi daha vardı. İlk günlerde insanlar ellerindekini paylaşıyor ve dışarıdan gelecek bir yardımı bekliyordu. Kieran araçları kontrol ediyor, girişlerin sağlamlaştırılmasına yardım ediyordu. Emily ise yiyeceklerin ve suyun sayımına katılıyordu.

Bir işe yarayabilmek Kieran’ı rahatlatmıştı. Ancak elindeki aletlerle her sorunu çözemiyordu. Bazı araçlar çalışmıyor, bazıları için gerekli parça bulunamıyordu. İnsanlar ondan çözüm beklediğinde başarısız görünmemek için gereğinden uzun uğraştığı oluyordu.

Günler geçtikçe depodaki hava değişti. Erzak azaldı, nöbetler aksamaya başladı. İnsanlar kimin ne kadar tükettiğini konuşur oldu. Kieran kendisine ait olmadığını düşündüğü malzemelere başkalarının dokunmasından rahatsız oluyor, bazı parçaları kendi köşesinde tutuyordu. Bunu düzen sağlamak için yaptığını söylüyordu ama başkalarının gözünde paylaşmayan biri gibi görünmeye başlamıştı.

Marcus’la da daha sık tartışıyorlardı. Eskiden birbirlerine yaptıkları şakalar artık sert geliyordu. İkisi de uykusuz ve endişeliydi. Kieran, Marcus’un insanlara fazla kolay güvendiğini düşünüyor; Marcus da onun herkesten kuşkulanarak aynı yerde yaşayamayacağını söylüyordu.

Erzak aramaya çıkan iki kişinin geri dönmemesi, aralarındaki ayrılığı büyüttü. Marcus onları aramak istiyordu. Kieran ise deponun güvenliğinin tehlikeye girmiş olabileceğini düşünüyor ve Emily’yi götürmek istiyordu. Tartışma sırasında birbirlerini bencillikle ve düşüncesizlikle suçladılar.

Sonunda Kieran kardeşini yanına alıp depodan ayrıldı. Marcus’la düzgün vedalaşmadı. Birkaç saat sonra öfkesi geçtiğinde söylediklerini düşündü ama geri dönmedi. O günden sonra arkadaşının izini kaybetti.

EMILY’NİN KAYBOLUŞU

Kieran ve Emily, şehir dışına ilerlemeye çalışan başka bir gruba katıldı. Yolculukları sürekli duraklıyordu. Kapanan yollar, araç arızaları ve güvenli yer bulma ihtiyacı yüzünden bazen aynı bölgede günlerce kalıyorlardı.

Kieran gruba hemen alışamadı. Çantasını yanından ayırmıyor, nöbeti bittiğinde bile uyumuyordu. Bu durum onu daha dikkatli yapmadı. Yorgunluk yüzünden küçük ayrıntıları kaçırıyor ve insanlarla gereksiz tartışmalara giriyordu. Emily birkaç kez onun da dinlenmesi gerektiğini söyledi.

Bir gece kaldıkları binaya enfektelerin yaklaşması üzerine aceleyle ayrılmaları gerekti. İnsanlar çantalarını topluyor, kimin hangi araca bineceği konusunda birbirlerine sesleniyordu. Kieran araçlardan birini kullanacaktı. Emily’yi ikinci aracın yanında gördü ve onun da bindiğini düşündü.

Önceden belirledikleri buluşma noktasına ulaştıklarında kardeşini göremedi. Önce araçtakilerden birinin arkasında kaldığını sandı. Sonra Emily’nin bir çanta için geri döndüğünü, sonrasında kimsenin onu görmediğini öğrendi.

Kieran bağırmaya başladı. Onu neden beklemediklerini soruyor, diğerlerini suçluyordu. Ancak kendi aracını hareket ettirmeden önce kardeşini kontrol etmediğini de biliyordu. Öfkesi biraz da bunu kabul edememesinden kaynaklanıyordu.

Hemen geri dönmek istedi. Yanındakiler karanlıkta aynı yola girmenin tehlikeli olduğunu söyledi. Tartışmaların ardından sabahın ilk ışığında bir kişiyle birlikte geri gitti. Binada, yakın sokaklarda ve kaçış yollarında Emily’yi aradılar. Hiçbir iz bulamadılar.

Kieran günlerce bölgeden ayrılmak istemedi. Uzaktan birini gördüğünde kardeşi olabileceğini düşünüyor, her sesin geldiği yöne bakıyordu. Sonunda kaynakları tükenmeye yaklaşınca aramayı bırakıp uzaklaşmak zorunda kaldı.

Emily’nin öldüğünü görmediği için onun hakkında kesin konuşamıyor. Birileriyle karşılaşıp başka bir yere gitmiş olabileceğine inanıyor. Yine de bu düşüncesini destekleyen bir kanıtı yok. Arayışını sürdürürken en çok zorlandığı şey, umuduyla bildikleri arasındaki farkı kabul etmek.

DIŞARIDA GEÇEN YILLAR

Sonraki yıllarda küçük gruplarla hareket etti. Bazı insanlarla birkaç gün, bazılarıyla aylar geçirdi. Her ayrılık kavga yüzünden olmadı. Bazen yolları farklı yönlere gidiyor, bazen bir arada kalabilecek kadar yiyecek bulunamıyordu.

Kieran araç bakımı yaparak yiyecek ve kalacak yer buldu. Zamanla bazı jeneratörlerin bakımına da yardım etmeyi öğrendi fakat bu konuda başlangıçta tecrübeli değildi. Daha bilgili kişileri izledi, soru sordu ve basit işlerden başladı. Yanlış bir müdahalenin insanların elektriğini veya su düzenini etkileyebileceğini görünce bilmediğini saklamamaya çalıştı.

Bir parça arayışı sırasında ağır bir kutuyu bırakmak istemediği için kaçışta gecikti. Yanındaki kişi onu çekerek dışarı çıkardı. Kaçarken düşüp bileğini incitti. Haftalarca elini rahat kullanamadı ve başkalarının yardımına ihtiyaç duydu. Bu durum ona yük olduğunu düşündürdü. İyileşmeden çalışmaya kalktığında yanındakiler onu durdurmak zorunda kaldı.

Hayatta kalmak için yalnızca işe yarayan kişi olmasının gerekmediğini anlaması kolay olmadı. İnsanların karşılık beklemeden bir öğün paylaşması veya onun yerine nöbet tutması karşısında ne söyleyeceğini bilemediği zamanlar oldu.

Silah kullanmayı da bu dönemde öğrendi. Öğrendikleri temel düzeyde kaldı. İlk tehlikelerde baskı altında sakin davranamadığını gördü. Bu yüzden çatışmaya girmeden önce geri çekilme veya konuşma ihtimalini değerlendirmeye başladı. Kendisini korumak istese de elinde silah olmasının her durumda üstünlük sağlamadığını biliyor.

Emily hakkında duyduğu bir söylenti, yaptığı başka bir hataya neden oldu. Kardeşine benzeyen birinin bir ticaret grubuyla görüldüğünü öğrendiğinde ayrıntıları yeterince sorgulamadı. Yanındaki iki kişiyi ikna ederek söylenen bölgeye gitti. Günlerce dolaştılar fakat kimseyi bulamadılar. Dönüşte yiyecekleri azalmıştı ve gruptaki bir kişi hastalanmıştı.

Bu yolculuktan sonra duyduklarını defterine yazmaya başladı. Haberi veren kişinin adı, görüldüğü söylenen yer ve zaman onun için önemli hâle geldi. Birine benzemesinin Emily olduğunu kanıtlamadığını kendisine hatırlatmaya çalıştı. Buna rağmen bazı haberler karşısında hâlâ duygularını kontrol etmekte zorlanıyor.

ZENTRUM’A ULAŞMASI

2031’de çevredeki yerleşimlerin çöküşüne dair haberler duydukça kaldığı grubun geleceği daha belirsiz hâle geldi. H-12 ve Sinek Yuvası hakkında anlatılanların çoğunu başkalarından dinledi. Olayların içinde bulunmadığı için ayrıntılarını bildiğini iddia etmedi. Ancak güvenli olduğu söylenen yerlerin de yıkılabildiğini duymak, kalıcı bir düzen bulma isteğini hem artırdı hem korkutucu hâle getirdi.

Zentrum’un kontrollü kabul yayınını duyduklarında gruptakiler hemen anlaşamadı. Bazıları yola çıkmak istiyor, bazıları başka bir yönetimin kurallarına bağlı yaşamaktan çekiniyordu. Kieran da kararsız kaldı. Sonunda ellerindeki kaynaklarla uzun süre devam edemeyeceklerini kabul ederek gitmeye karar verdi.

Yola çıkmadan önce araçları kontrol etti ve taşınacak eşyaları ayırmaya yardım etti. Hareket etmeden önce araçlardaki insanları tek tek gördü. Emily’yle yaşadığı olaydan sonra bunu yapmadan rahat edemiyordu.

Zentrum’a vardığında duvarlar onu rahatlatmıştı ama hemen huzurlu hissetmedi. Kontrollerden geçmek, beklemek ve kendisine söyleneni yapmak zorundaydı. Sağlık kontrolü ve karantina sürecinin ardından bildiği işleri anlattı. Uzman olmadığı konularda iddialı konuşmadı. Bakım işlerine yardım ederek yerleşimin düzenine katılmaya çalıştı.

İlk zamanlarda insanlarla yalnızca işi kadar konuşuyordu. Geçmişi sorulduğunda kısa cevaplar veriyor, Emily’den bahsetmeyi erteliyordu. Kardeşini anlatınca kaybının daha gerçek olacağından çekiniyordu. Sonunda onu aradığını söylediğinde karşısındaki insanların her şeyi çözmesini beklemediğini fark etti. Bazen yalnızca dinlenmek bile yeterli olabiliyordu.

BUGÜNKÜ KIERAN

Kieran bugün siyah, alnına düşen saçları, kısa sakalı ve koyu renkli sade kıyafetleriyle tanınır. Yeni bir ortamda hemen konuşmaya katılmaz. Önce insanları dinler ve çevresini gözlemler. Yakınlaştığı kişilerin yanında ise daha rahat, bazen de beklenmedik ölçüde şakacı olabilir.

Tamir işlerinde sabırlıdır. Aynı soruna farklı ihtimallerden bakabilir ve elindeki malzemeyi değerlendirmeye çalışır. Ancak sevdikleri söz konusu olduğunda bu sabrı kaybolabilir. Birinin geride kaldığını düşünürse geri dönmekte ısrar edebilir. Bu davranışının her zaman doğru olmadığını bilir ama o an başka türlü hareket etmekte zorlanır.

Stres altında sigara içmesi ve uykusunu ihmal etmesi kötü alışkanlıkları arasındadır. Güvende hissetmediği yerlerde kapıları tekrar kontrol eder. Uykusuz kaldığında dikkati dağılır, eleştirilere daha sert tepki verir. Rahatsız olduğu konuları zamanında konuşmak yerine içine atması da ilişkilerini zorlaştırabilir.

Ayrıca kullanılabilir parçaları gereğinden fazla toplar. “Sonra lazım olur” diye taşıdığı şeylerin çoğunu gerçekten kullanır, bazıları ise yalnızca çantasını ağırlaştırır. Kieran bunun bir kısmının mesleğinden, bir kısmının da bir daha hiçbir şeye ulaşamama korkusundan kaynaklandığını fark etmeye başlamıştır.

2035 itibarıyla otuz sekiz yaşındadır. Ailesinin eski fotoğrafını ve yıllar içinde doldurduğu defterini saklar. Anne ve babasının, Emily’nin ve Marcus’un akıbetini kesin olarak bilmez. Onların yokluğu hakkında herkesle konuşmaz. Bu meseleleri anlatması için karşısındaki kişiye güvenmesi gerekir.

Çöküşten önce yeterince çalışır ve dikkatli davranırsa ailesini koruyabileceğine inanıyordu. Artık bunu garanti edemeyeceğini biliyor. Bu yüzden birine kolayca “Sana bir şey olmayacak” demiyor. Yine de bu farkındalık sorumluluktan kaçmasına neden olmuş değil. Üstlendiği işi bitirmeye ve verdiği sözü tutmaya çalışıyor.

Kieran’ın kısa vadeli amacı, Zentrum’da güvenilir bir tamirci olarak kendisine kalıcı bir yer edinmek. Düzenli çalışmak, malzemelerini korumak ve çevresindeki insanlarla sağlıklı ilişkiler kurmak istiyor. Emily hakkında bilgi toplamayı sürdürürken her söylentinin peşinden gitmemeye dikkat ediyor.

Uzun vadede kardeşine ne olduğunu öğrenmek istiyor. Onu hayatta bulmayı umut etse de cevabın istediği gibi olmayabileceğini biliyor. Bir gün güvenilir bir iz bulursa hazırlıksız yola çıkmak yerine güzergâhını, ihtiyaçlarını ve yanında gelecek insanların güvenliğini düşünmek niyetinde.

Hayatını yalnızca kaybettiklerini arayarak geçirmek istemediğini de yavaş yavaş kabul ediyor. Yeniden bir yere ait olmayı, insanların onu yalnızca yaptığı iş için değil, kendisi olduğu için de aramasını istiyor. Bunun için başkalarına güvenmesi ve zaman zaman yardım kabul etmesi gerektiğini öğreniyor.

Kieran’ın hikâyesi, verdiği kararların hepsini doğru bulan birinin hikâyesi değildir. Bazı insanlardan öfkeyle ayrılmış, bazı işaretleri geç fark etmiş ve korktuğu için yanlış seçimler yapmıştır. Bunları geri alamaz. Bundan sonra yapabilecekleri ise karşısına çıkan insanlara nasıl davranacağına ve aynı hataları fark ettiğinde neyi değiştireceğine bağlıdır.

KARAKTER MOTTOSU

“Bu kez yola çıkmadan önce herkesin burada olduğundan emin olacağım.”

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.