Aktif / Yaşıyor

Lisa Eve Everleigh

Discord Oyuncusu: selenikbal
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 4:10
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

Lisa 2007 yılında İrlanda’nın Galway şehrinde doğdu. Çok zengin veya çevresi geniş bir aileden gelmiyordu. Babası yıllardır balıkçılık yapıyordu ve geçimlerini bu şekilde sağlıyorlardı. Çocukluğu da genel olarak Galway’de, babasının işi yüzünden deniz ve liman çevresinde geçti.

Annesi Lisa daha küçükken kaçırıldı ve bir daha bulunamadı. Uzun süre aranmasına rağmen kimin kaçırdığı, neden kaçırıldığı veya sonrasında ne olduğu hiçbir zaman öğrenilemedi. Bir noktadan sonra elde takip edilecek bir şey de kalmadığı için olay cevapsız kaldı.

Lisa’yı bundan sonra babası büyüttü. Babasıyla arası her zaman iyiydi. Evde her şeyi uzun uzun konuşan veya birbirlerine sürekli duygularını anlatan tiplerden değillerdi ama birbirlerine oldukça bağlılardı. Babası işten döndüğünde beraber vakit geçirirlerdi, Lisa da zaman zaman onunla limana veya tekneye giderdi. Bu yüzden denize tamamen yabancı değil. Balık temizlemek, birkaç temel düğüm veya teknede yapılması gereken basit şeyleri babasından görerek öğrendi ama hiçbir zaman balıkçılıkla ilgilenip bunu meslek olarak yapmayı düşünmedi.

Lisa’nın karakteri küçük yaşından beri çok değişmedi. İnsanlarla konuşamayan veya sürekli tek başına kalmak isteyen biri değildi ama çok sıcakkanlı da değildi. Yeni tanıştığı biriyle beş dakika içerisinde samimi olmazdı. İnsanları biraz gözlemlemeyi, nasıl biri olduklarını anlamayı tercih ederdi.

Aynı zamanda kendine güvenen biriydi. Bir konuda ne düşündüğünü söylemekten pek çekinmezdi. Bazen dili fazla keskin olabiliyordu. Karşısındaki kişinin duymak istediği cevaptan çok gerçekten düşündüğü şeyi söylemeye yatkındı. Bu yüzden bazı insanlar onu ilk tanıdığında soğuk veya ters biri olarak görebiliyordu.

Yalan söyleme konusunda da hiçbir zaman başarılı değildi. Özellikle anlık olarak bir hikâye uydurması gerekiyorsa çok çabuk belli ederdi. Bu yüzden büyüdükçe yalan söylemek yerine bir şeyi anlatmak istemiyorsa direkt söylememeyi tercih etmeye başladı.

Liseden sonra İrlanda’da kalmak yerine başka bir ülkede okumak istedi. Event Management ilgisini çekiyordu ve Los Santos’ta bu alanda eğitim almaya karar verdi. 2025 yılında İrlanda’dan ayrılıp Los Santos’a geldi.

Los Santos’a geldiğinde babasının parasıyla çok rahat yaşayan bir öğrenci değildi. Babası elinden geldiğince destek oluyordu ama onun da sınırsız bir geliri yoktu. Lisa bu yüzden üniversitenin yanında çalışmaya başladı.

Genelde küçük organizasyonlarda günlük veya part-time işler buluyordu. Bazen bir etkinlik alanının hazırlanmasına yardım ediyor, bazen malzemeleri kontrol ediyor, bazen kayıt bölümünde veya arka tarafta çalışıyordu. Daha küçük işler olduğunda bireysel olarak da çalıştığı oluyordu.

Event Management’i sevmesinin sebebi de insanların ortasında olup herkesle konuşmak değildi. Asıl hoşuna giden kısmı planlama tarafıydı. Ne eksik, kimin nerede olması gerekiyor, ne zaman ne yapılacak, bir şey ters giderse yerine ne koyulabilir gibi şeylerle ilgilenmeyi seviyordu.

Los Santos’a geldiğinde hayatı aslında oldukça normaldi. Üniversiteye gidiyor, çalışıyor, kira ve masraflarını yetiştirmeye uğraşıyor, boş zamanlarında arkadaşlarıyla görüşüyordu. İrlanda’daki babasıyla da düzenli olarak konuşuyordu.

2026 yılında salgın başladığında Lisa on dokuz yaşındaydı.

İlk günlerde olayın bu kadar büyüyeceğini düşünmedi. Haberlerde hastanelerde yaşanan garip olaylar, saldırganlaşan insanlar ve bazı bölgelerde artan güvenlik önlemleri konuşuluyordu. Lisa da birçok insan gibi bunun birkaç gün veya birkaç hafta içerisinde kontrol altına alınacağını düşünüyordu.

Durum çok hızlı değişti.

Üniversitedeki dersler durduruldu, çalıştığı organizasyonlar iptal edilmeye başladı. İnsanlar marketlere yığılırken şehirde trafik tamamen kilitlendi. Bir süre sonra bazı bölgelerde elektrik kesintileri başladı ve telefon hatları düzgün çalışmamaya başladı.

Lisa salgının ilk büyük kaosunun yaşandığı günlerde Downtown tarafında yapılacak küçük bir etkinliğin hazırlığında çalışıyordu. O gün iş zaten erken bitirildi. Eve dönmeye çalışırken şehirdeki trafik tamamen durmuştu. Bazı insanlar arabalarını yolun ortasında bırakıp yürümeye başlamıştı. Lisa da bir noktadan sonra toplu taşımanın veya trafiğin açılmasını beklemek yerine yürümeyi tercih etti.

O gün ilk defa olayın haberlerde gördüğünden çok daha ciddi olduğunu fark etti.

Normalde insan dolu olan sokakların bir kısmı tamamen boştu. Başka yerlerde ise insanlar nereye gideceğini bilmeden koşuşturuyordu. Uzaktan silah sesleri geliyordu ve bazı yollar kapatılmıştı.

Ana yollardan ilerlemek gittikçe zorlaşınca Lisa daha sakin olduğunu düşündüğü ara sokaklardan birine girdi. Birkaç sokak ileride yerde yatan bir adamın etrafında iki kişinin olduğunu gördü. İlk başta yardım etmeye çalıştıklarını düşündü ama yaklaştıkça durumun öyle olmadığını fark etti. Yerdeki adam hareket etmiyordu ve üzerindeki kişilerden biri hala ona saldırmaya devam ediyordu.

Lisa geri dönmek istediği sırada saldırganlardan biri onu fark etti. Lisa ne olduğunu tam olarak anlamadan adam ona doğru koşmaya başladı. O ana kadar haberlerde gördüğü saldırgan insanların gerçekten karşısına çıkabileceğini düşünmemişti.

Lisa koşarak yakındaki bir binanın arka tarafına girdi. Açık bulduğu kapıdan içeri girip kapıyı arkasından kapattı. Birkaç saniye sonra dışarıdan kapıya vurulmaya başlandı. Lisa içeride ses çıkarmadan bekledi. Kapıya yapılan vuruşlar bir süre sonra kesildi ama hemen dışarı çıkmadı.

Yaklaşık yarım saat kadar içeride bekledikten sonra binanın arka çıkışını kontrol etti. Sokakta kimseyi görmeyince oradan çıktı ve eve giden yolun kalanında mümkün olduğunca ana caddelerden uzak durdu.

Eve ulaştığında ilk yaptığı şey kapıyı kilitlemek oldu. O ana kadar yaşananların geçici bir kriz olduğunu düşünüyordu ama ilk defa bunun gerçekten kendi hayatını da tehdit ettiğini anlamıştı.

Eve ulaşmayı başardıktan sonra ilk birkaç gün mümkün olduğunca dışarı çıkmadı.

Evde ne kadar yiyecek olduğunu hesapladı, suyunu gereksiz kullanmamaya başladı ve telefonunun şarjını mümkün olduğunca korudu. Salgının ilk bir iki gününde Lisa hâlâ İrlanda’daki babasıyla konuşabiliyordu. Babası ona mümkün olduğunca bulunduğu yerde kalmasını ve gereksiz risk almamasını söylüyordu. Ancak şehirdeki iletişim ağı çöktükçe aramalar kesilmeye başladı ve birkaç günün ardından babasıyla bir daha doğrudan iletişim kuramadı.

Lisa’nın İrlanda’ya dönme ihtimali ise çok kısa süre içerisinde ortadan kalktı.

Uçuşlar durmuştu, şehirden çıkmak zaten giderek zorlaşıyordu.

İlk birkaç hafta içerisinde yiyecek problemi başlayınca evden çıkmak zorunda kaldı. Başlangıçta yakın çevresindeki marketleri ve boş kalan dükkanları kontrol ediyordu. Tek başına çok uzak yerlere gitmiyordu ve mümkün olduğu kadar gündüz hareket ediyordu.

Silah kullanmayı da bu dönemde bilmiyordu. Elinde bulduğu herhangi bir silah onu bir anda savaşçıya çevirmedi. İlk zamanlarda çatışmaktan mümkün olduğunca kaçıyordu.

Bir süre sonra kaldığı apartman da güvenli olmaktan çıktı.

Binadaki insanların bir kısmı gitmişti, kalanların arasında da sürekli yiyecek ve malzeme tartışmaları yaşanmaya başlamıştı. Lisa birkaç kişiyle beraber oradan ayrıldı.

Sonraki aylarını küçük bir grupla geçirdi.

Bu insanlar da özel insanlar değildi. İçlerinde öğrenci olan vardı, bir mağazada çalışan vardı, daha önce güvenlik işi yapmış biri vardı. Birlikte kalmalarının asıl sebebi tek başına hareket etmekten daha güvenli olmasıydı.

Lisa bu dönemde bir grubun içerisinde ne kadar yiyecek kaldığını takip etme ve günlük işleri ayarlama tarafında daha fazla sorumluluk almaya başladı. Üniversitede öğrendiği şeylerin çoğu artık bir etkinlik düzenlemek için kullanılmıyordu ama planlama alışkanlığı aynıydı.

Kim dışarı çıkacak, ne kadar malzeme var, ne kadar süre yeter, hangi rota daha önce kontrol edildi gibi şeyleri yazmaya başladı.

Bu onu grubun lideri yapmadı. Zaten Lisa’nın böyle bir isteği de yoktu. Sadece dağınıklığı sevmiyordu.

Bazı bölgeler tamamen terk edilmişti. Bazı bölgelerde ise asillerden çok başka insanlardan uzak durmak gerekiyordu. Lisa bu süreç içerisinde silah kullanmayı öğrenmek zorunda kaldı ama bunu profesyonel seviyede öğrenmedi. Birkaç kez kendisini savunmak zorunda kaldı ve zaman içerisinde silah taşımaya alıştı.

Yine de karşısına çıkan her sorunu silahla çözmek gibi bir alışkanlığı olmadı.

Bir yere girmeden önce çıkış yoluna bakması da bu süreçte oluştu. Özellikle kapalı bir alana girdiklerinde önce diğer kapıları veya kaçabilecekleri yerleri kontrol ediyordu. İçeride bir şey ters giderse ne yapacaklarını düşünmeden ilerlemeyi sevmiyordu.

Bu dönemde yanında kaldığı insanlar sürekli aynı kişiler değildi.

Bazıları öldü, bazıları başka yerlere gitti, bazıları farklı gruplara katıldı. Bazen Lisa da bulunduğu grubun artık güvenli olmadığını düşündüğü için ayrıldı.

Geçen aylar içerisinde insanların birbirlerinden ne kadar hızlı ayrılabileceğini görmeye başladı. Bu yüzden yeni tanıştığı insanlara hemen bağlanmamaya başladı ama herkesi de düşman gibi görmedi.

Bir insan ona düzgün yaklaşıyorsa Lisa da düzgün yaklaşıyordu.

Sadece mesafesini koruyordu.

2026’nın sonlarına doğru Lisa şehir merkezinde uzun süre kalmanın giderek zorlaştığını fark etti. Bir süre farklı küçük gruplarla birlikte daha sakin bölgelerde kalmaya başladı. İnsanların sürekli aynı yerleri yağmalaması yüzünden şehir merkezinde yiyecek veya kullanılabilir malzeme bulmak giderek zorlaşıyordu.

Bir süre şehrin kuzey taraflarında küçük gruplarla kaldı. Terk edilmiş evler, küçük depolar ve daha önce başka insanların kullandığı geçici yerlerde yaşadı.

Bu grupta yaşlı bir kadın da vardı. Yaşı nedeniyle daha yavaş hareket ediyor, uzun yürüyüşlerde daha çabuk yoruluyordu. Gruptaki adamlardan biri bunu sürekli sorun ediyordu. Kadının onları yavaşlattığını, yiyecek tükettiğini ve bir noktada geride bırakılması gerektiğini söylüyordu.

Lisa bu fikre başından beri karşıydı. Kadının yaşlı olmasının onu ölüme terk etmek için yeterli bir sebep olmadığını düşünüyordu. Adamla birkaç kez bu yüzden tartıştı ama konu büyümeden kapandı.

Bir gece Lisa uyandığında adamın ortalıkta olmadığını fark etti. Yaşlı kadının kaldığı tarafa gittiğinde adamı onun üzerinde gördü. Kadını sessizce öldürmeye çalışıyordu.

Lisa düşünmek için fazla zaman bulamadı.

Yakınında bulduğu ağır bir demir parçasını aldı ve adamın kafasına vurdu. İlk darbede adam yere düştü ama Lisa o an ne kadar ciddi vurduğunu anlayamadı. Adam bir daha kalkmadı.

Bu Lisa’nın ilk kez bir insanın ölümüne doğrudan sebep olduğu andı.

Ne yaptığını fark ettiğinde bir süre olduğu yerde kaldı. Adamın yaptığı şeyi durdurmak zorunda olduğunu biliyordu ama bunun sonucu değişmiyordu. Birini öldürmüştü.

Olaydan sonra saatlerce kendine gelemedi. Adamın yerde hareketsiz yattığını görmek, ne kadar haklı bir sebeple yapmış olursa olsun, Lisa’nın daha önce yaşadığı hiçbir şeye benzemiyordu. Ellerindeki titreme geçene kadar konuşmadı. Gruptaki diğerleri ne olduğunu anlamaya çalışırken Lisa sadece olanı kısa kısa anlattı. Kendini savunmaya çalışmadı, yaptığını hafifletmeye de çalışmadı. Adam kadını öldürmeye çalışmıştı, Lisa da onu durdurmuştu.

O olaydan sonra Lisa insanların ne kadar hızlı şekilde kendi çıkarlarını her şeyin önüne koyabileceğini daha net gördü. Bu yüzden artık bir grubun iyi niyetine, verdiği sözlere veya “birlikte hareket ederiz” gibi cümlelere eskisi kadar kolay inanmıyor.

Bu, onun herkesten nefret ettiği veya kimseye güvenmediği anlamına gelmiyor. Sadece artık insanların ne söylediğinden çok ne yaptıklarına bakıyor. Birine güvenmesi için zaman geçmesi ve karşısındaki kişinin davranışlarının bunu gerçekten göstermesi gerekiyor.

Çöküşten önce sahip olduğu ama zamanla kaybettiği şey, insanların zor zamanlarda kendiliğinden birbirini koruyacağına olan inancıydı. Şimdi bunun her zaman doğru olmadığını biliyordu.

 

Ertesi sabah kimse önceki geceyi uzun uzun konuşmadı. Zaten bulundukları yerde daha fazla kalmaları mümkün değildi. Toparlanıp yeniden yola çıktılar.

Yaşlı kadın bundan sonra Lisa’nın yanında daha fazla kalmaya başladı. Aralarında bir anda duygusal bir yakınlık oluşmadı. Lisa ona özel bir şekilde davranmıyor, kadın da kendisine acınmasını istemiyordu. Ama zamanla ikisi birbirine alıştı. Lisa kadının daha yavaş yürüdüğünü bildiği için rotaları ona göre ayarlıyor, kadın da Lisa’nın çoğu zaman düşünmeden yük aldığı şeyleri fark edip ona yardım ediyordu.

Gruptaki diğer insanlar zamanla değişti. Bazıları ayrıldı, bazıları başka yerlere gitmeyi tercih etti. Lisa ile yaşlı kadın ise birlikte kalmaya devam etti.

Geçirdikleri zaman içerisinde aralarındaki ilişki sessiz ama sağlam bir hale geldi. Çok konuşmaları gerekmiyordu. Birbirlerinin ne yapacağını, neye sinirleneceğini, ne zaman yalnız bırakılması gerektiğini öğrenmişlerdi.

Bu dönemde çevrede farklı güvenli bölgeler hakkında sürekli söylentiler dolaşıyordu. H-12 gibi büyük sığınaklardan bahseden insanlar vardı. Bazıları oraların gerçekten güvenli olduğunu söylüyor, bazıları içeride neler olduğunu kimsenin bilmediğini anlatıyordu. Lisa hiçbir zaman duyduğu her şeye inanmadı.

Zaten o zamana kadar ‘güvenli bölge’ denilip kısa süre sonra dağılan birkaç yer hakkında söylenti duymuştu.

2026’nın sonlarına doğru hayatta kalanlar arasında Zentrum isimli bir yerden daha sık söz edilmeye başlandı. Lisa ilk başta bunu da diğer güvenli bölge söylentilerinden farklı görmedi. Ama zaman geçtikçe birbirinden bağımsız birkaç kişiden aynı şeyi duymaya başladı; Bolingbroke tarafında duvarları hâlâ ayakta olan, girişlerin kontrol edildiği ve sivillerin belirli şartlarla kabul edildiği bir yerleşim olduğu söyleniyordu.

2027 yılına gelindiğinde Lisa aylardır sürekli yer değiştiriyordu. Zentrum hakkında duydukları da artık tek tük söylentilerden ibaret değildi. Farklı insanlardan aynı şeyleri duymaya başlamıştı ve oranın gerçekten ayakta olabileceğini düşünmeye başladı.

Zentrum hakkında ilk kez ciddi söylentiler duyduklarında Lisa’nın oraya gitmeyi düşünmesinin sebeplerinden biri de kurtardığı kadındı. Sürekli yollarda yaşamak artık yaşlı kadın için çok daha zor hale gelmişti. Lisa kendisi için bu düzene alışmıştı ama kadının her yeni yerde yeniden başlamak zorunda kalmasını istemiyordu.

Bu yüzden Zentrum’a doğru yola çıktıklarında kadın da onunla birlikteydi.

Yol boyunca hızlarını onun durumuna göre ayarladılar. Bazı günler çok az ilerleyebildiler, bazı yerlerde günlerce beklemek zorunda kaldılar. Lisa hiçbir noktada onu geride bırakmayı düşünmedi.

Bolingbroke’a doğru direkt ana yollardan gitmediler. Büyük yollar daha hızlıydı ama aynı zamanda hem enfekteler hem de başka insanlar açısından daha riskliydi.

Daha küçük yolları, eski servis yollarını ve mümkün olduğunda yerleşimlerin çevresini kullanarak ilerlediler.

Yolculuk birkaç günde bitmedi.

Bazı günler birkaç kilometreden fazla ilerleyemediler. Bir yerde hareketlilik görürlerse geri dönüyor, başka bir rota bulmaya çalışıyorlardı. Ellerindeki yiyeceği sürekli hesaplamak zorundaydılar.

Grup içerisindeki iki kişi yolculuk sırasında başka bir gruba katılmayı seçti.

Geri kalanlar devam etti.

Zentrum’a yaklaştıklarında ilk fark ettikleri şey duvarlar oldu.

O zamana kadar duydukları güvenli bölge hikayelerinin aksine burada gerçekten ayakta duran bir savunma sistemi vardı. Gözetleme noktaları vardı, giriş çıkış kontrol ediliyordu ve dışarıdan gelen herkes doğrudan içeri alınmıyordu.

Lisa ve yanında kalan kişiler de önce kontrol edildi.

Kim oldukları, nereden geldikleri ve herhangi bir enfeksiyon belirtisi gösterip göstermedikleri incelendi. Bir süre dışarıdaki kontrollü alanda bekletildikten sonra içeri kabul edildiler.

Lisa’nın Zentrum’a ilk girdiğinde hissettiği şey rahatlamadan çok gariplikti.

Aylardır insanların sürekli yer değiştirdiği, kapıların geceleri tutulması gereken ve yiyeceğin ne zaman biteceğinin bilinmediği yerlerde yaşamıştı.

Burada ise yeniden kurallar vardı.

Görevler vardı.

İnsanların yapması gereken işler vardı.

İlk zamanlarda buna alışması kolay olmadı.

Salgının başlamasından beri kendi kararlarını vermeye alışmıştı. Zentrum’da ise düzenin devam etmesi için herkesin belirli kurallara ve görevlere uyması gerekiyordu.

Lisa kuralları sevmediği için sorun çıkarmadı. Mantıklı bir nedeni varsa kurala uyuyordu. Ama anlamsız bulduğu şeyleri sorgulamaktan da vazgeçmedi.

İlk zamanlarında ona daha basit işler verildi. Malzeme taşımak, depoda bulunan şeylerin sayımına yardım etmek, dağıtımlarda görev almak gibi.

Burada planlama tarafının işe yaradığını fark eden insanlar da oldu.

Yıllar geçtikçe Lisa Zentrum’un değişimine de şahit oldu. İlk geldiği zamana göre içerideki düzen daha oturmuş, görevler ve sorumluluklar daha belirgin hale gelmişti. 2031 yılına gelindiğinde çevredeki farklı sığınaklardan gelen insanların sayısı artmaya başladı. Zentrum giderek daha kalabalık ve daha önemli bir yerleşime dönüşürken Lisa artık yaklaşık dört yıldır burada yaşıyordu. Yeni gelen insanların çoğu için Zentrum tamamen yabancı bir yerken Lisa için çoktan günlük hayatının bir parçası olmuştu.

Event Management okumak için geldiği şehirde yıllar sonra yaptığı planlamanın düğün veya etkinlik için değil, insanların ertesi gün de yemek yiyebilmesi için kullanılacağını hiçbir zaman düşünmemişti.

2035 yılına gelindiğinde Lisa hâlâ Zentrum’da yaşıyor.

Burada yaklaşık sekiz yıldır bulunuyor.

Lisa’yla birlikte Zentrum’a gelen yaşlı kadın da hâlâ burada yaşıyor. Artık sürekli birlikte hareket etmiyorlar ve ikisinin de kendi düzeni var. Yine de yıllardır birbirlerini tanıdıkları için kadın Lisa’nın en güvendiği insanlardan biri. Aralarındaki ilişki hiçbir zaman anne-kız ilişkisine dönüşmedi; daha çok uzun süre aynı yolda kalmış iki insanın birbirine alışması gibi gelişti.

Zentrum’da insanları tanıyor, düzenin nasıl işlediğini biliyor ve kendi günlük hayatını oluşturmuş durumda ama yine de herkesle yakın değil.

Lisa zaten karakter olarak da böyle biri değil.

İnsanlarla konuşur, gerektiğinde yardım eder ve birlikte çalışır ama bir insanı gerçekten kendi çevresine alması zaman alır.

Zeki, kendine güvenen ve stres altında soğukkanlı biri.

Bir sorun çıktığında panik yapan insanların arasında genelde daha sakin kalıyor. Önce duruma bakıyor, sonra ne yapılabileceğini düşünüyor.

Keskin dili ise yıllar içerisinde pek değişmedi.

Bir kararın kötü olduğunu düşünüyorsa bunu söylemekten çekinmiyor. Bazen söylediği şey doğru olsa bile bunu söyleyiş şekli yüzünden karşısındaki insanla tartışabiliyor.

Yalan söyleme konusunda da hâlâ kötü.

Bir şeyi söylemek istemiyorsa cevap vermiyor. Birinden hoşlanmıyorsa seviyormuş gibi davranmıyor. Bir düşünceye katılmıyorsa da sadece ortam bozulmasın diye katılıyormuş gibi yapması zor.

Salgının nasıl başladığı konusunda bildikleri ise diğer sıradan insanlar kadar.

Zenginlerin Vebası, salgından önce ortadan kaybolan ünlüler, özel sağlık programları veya zengin insanlarla salgın arasında bağlantı olduğu gibi şeyleri yıllar içerisinde duydu.

Ama bunların arkasında tam olarak kim olduğunu, hangi deneylerin yapıldığını veya yaşananların gerçek sebebini bilmiyor.

Lisa’nın şu an için büyük bir amacı da yok.

Dünyayı kurtarmak istemiyor.

Bir tedavinin peşinde değil.

Zentrum’da kendisine bir hayat kurmaya ve bulunduğu yerde işe yarayan biri olmaya çalışıyor.

İrlanda’daki babası hâlâ onun için önemli. Lisa onunla salgının ilk günlerinden beri iletişim kuramıyor. En son konuştuklarında babası hayattaydı ve Lisa hâlâ yaşadığına inanıyor, ancak yıllardır doğrudan haber alamadığı için bundan emin değil. İrlanda’ya ulaşmanın veya oradaki durum hakkında güvenilir bilgi almanın bir yolunu bulmak, aklının bir köşesinde duran şeylerden biri.Ama hayatını sadece babasına ulaşmak üzerine de kurmuyor.

Şimdilik Zentrum onun bulunduğu yer.

Burada ne kadar kalacağı, kimlere gerçekten güveneceği ve burayı bir gün gerçekten kendi evi olarak görüp görmeyeceği ise daha belli değil.

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.

Karakter Fotoğraf Galerisi
1 Fotoğraf