Logan Cole Price, 01.03.2010 yılında Los Santos' ta orta gelirli bir ailenin çocugu olarak dünyaya geldi. Babası elektronik cihazların tamiriyle ilgileniyor, annesi ise bir hastanede çalışıyordu. Logan çocukluğundan itibaren sessiz, kendi halinde ve meraklı bir çocuktu. Yaşıtları dışarıda oyun oynarken o çogu zaman evde bilgisayarın başında vakit geçirir, bozulan elektronik eşyaları kurcalardı. Bir şey bozulduğunda yenisini almak yerine neden bozuldugunu anlamaya çalışması zamanla onun en belirgin özelliklerinden biri haline geldi. Özellikle bilgisayarlara olan ilgisi yaşının ilerlemesiyle birlikte daha da arttı. İnternetten bilgisayar parçalarını araştırıyor eski cihazları söküp yeniden çalıştırmaya uğraşıyor ve kendi kendine bir şeyler ögreniyordu . Okul hayatı boyunca çok fazla arkadaşlık kuramadı. İnsanlarla kolay iletişim kuramazdı fakat sahip oldugu birkaç yakın arkadaşına oldukça baglıydı. Logan için önemli olan çok fazla insan tanımak degil, güvendiği insanların yanında olmasıydı. 16 yaşına geldiginde bilgisayarlara olan ilgisini bir işe dönüştürme fırsatı yakaladı ve Los Santos ta faaliyet gösteren orta ölçekli bir yazılım şirketinin IT ve bilgi işlem bölümünde çalışmaya başladı. Yaşının küçük olması nedeniyle başlangıçta daha basit işlerle ilgilense de kısa sürede kendisini geliştirdi. Şirket çalışanlarının bilgisayar sorunlarını çözdü, ağ bağlantılarını kontrol etti, kullanıcı hesaplarıyla ilgilendi, cihazların bakımını yaptı ve şirket içerisinde kullanılan sistemlerin çalışır durumda kalmasını saglamak gibi işlerle uğraşıyordu. Logan ın hayatı o dönem oldukca sıradandı. Sabah işe gidiyor akşam ailesinin yanına dönüyor ve kalan zamanını bilgisayar başında geçiriyordu. Gelecekte daha büyük bir yazılım şirketinde çalışmayı, kendi evine çıkmayı ve normal bir hayat kurmayı düşünüyordu. Dünyanın onun için birkaç yıl içerisinde tamamen değişeceğinden haberi bile yoktu. 2026 yılında şehirde garip olaylar görülmeye başladığında Logan bunları ilk başta ciddi bir tehdit olarak değerlendirmedi. Televizyonda insanların hastalandığı, hastanelerin yoğunlaştığı ve bazı bölgelerde olayların çıktığı haberlerini görüyordu. İnsanların birbirleriyle hastalık hakkında konuştuğunu duyuyor ancak bunun daha önce yaşanan salgınlardan çok farklı olduğunu düşünmüyordu. Çalıştığı şirkette de bazı çalışanlar hastalık nedeniyle işe gelmemeye başlamıştı. Daha sonra bazı müşterilere ulaşılamamaya, toplantılar iptal edilmeye ve çalışanlar yavaş yavaş evlerine gönderilmeye başladı. Logan ise IT bölümünde çalıştığı için şirket sistemlerini kontrol etmeye ve önemli verilerin yedeklenmesine yardımcı olmaya devam etti. Bir gün öğle saatlerinde ofisin dışından gelen bağırış sesleri Logan'ın dikkatini çekti. Pencereye yaklaşıp dışarı baktığında sokakta birkaç kişinin birbirine saldırdığını gördü. İlk başta bunun sıradan bir kavga olduğunu düşündü fakat birkaç dakika içerisinde gördüklerinin normal bir kavga olmadığını fark etti. İnsanlar birbirlerine saldırıyor, çevrede bulunanlar kaçmaya çalışıyor ve kimse ne olduğunu anlayamıyordu. Logan insanların neden böyle davrandığını anlamlandıramadı. O zamana kadar gördüğü hiçbir şey buna benzemiyordu. Kısa süre sonra şirket çalışanlarından bazıları kapıları kilitledi ve kimsenin dışarı çıkmaması gerektiğini söyledi. Logan'ın içinde ilk defa gerçek anlamda bir korku oluştu. Hemen ailesini aramaya çalıştı Annesini aradı fakat ulaşamadı. Babasının telefonunu aradığında telefon birkaç kez çaldıktan sonra kapandı. Logan dsha fazla beklemek istemedi ve eve gitmeye karar verdi. Şirketten çıktığında Los Santos un bir kaç saat içerisinde ne kadar değiştigini gördü. Sokaklar da insanlar panik halinde koşuyor araçlar yolların ortasında kalıyor, uzaktan sürekli siren sesleri geliyordu. Logan ne olduğunu hala bilmiyordu fakat bir şeylerin ciddi bir şekilde yanlış gittiginin farkındaydı. Eve ulaşabildiginde ilk yaptığı şey kapıyı kilitlemek oldu. Ardından bütün pencereleri kontrol etti perdeleri kapattı ve dışarıdan icerinin görünmediginden emin olmaya çalıştı. Günler boyunca evinden çıkmadı. Televizyonu sürekli açık bırakıp haberleri takip etti fakat kanallarda birbirinden farklı bilgiler veriliyordu. Birileri hastalıktan bahsediyor, başka birileri şehirde yaşanan saldırıları gösteriyordu. Logan ise elindeki yiyecekleri ve suyu hesaplamaya başladı. Telefonunun şarjını korumak için gereksiz yere kullanmıyor, ailesinden haber alabilmek için gün içerisinde birkaç kez arama yapıyordu. Her seferinde aynı sonuçla karşılaşıyordu; kimse cevap vermiyordu. Akşamları dışarıdan gelen sesleri dinliyor, bazen merakına yenilip perdenin küçük bir kısmını aralayarak sokağa bakıyordu. Sokak her geçen gün daha sessiz hale geliyordu. Fakat Logan için bu sessizlik rahatlatıcı değildi. Tam tersine, dışarıda ne olduğunu bilmemek onu daha fazla korkutuyordu. Bir gece pencereden dışarı baktığında sokakta yürüyen birkaç insan gördü. İlk başta yardıma ihtiyacı olan insanlar olduklarını düşündü ancak hareketlerinde bir tuhaflık vardı. Logan birkaç saniye onları izledikten sonra perdeyi kapattı ve o gece bir daha pencereye yaklaşmadı. Artık dışarıdaki insanların kim olduğunu veya ne hale geldiklerini bilmiyordu. Evinde kalmaya devam ederse güvende olacağını düşünüyordu fakat birkaç gün sonra yiyeceklerinin azaldığını fark etti. Elektrik kesintileri artmış, telefon şebekesi neredeyse tamamen kullanılamaz hale gelmişti. Annesinden, babasından veya çevresindeki insanlardan hâlâ haber yoktu. Logan sonunda evinde sonsuza kadar saklanamayacağını anladı. Yanına alabildiği kadar yiyecek, su, el feneri, birkaç temel araç ve bilgisayar geçmişinden dolayı yanında tuttuğu bazı elektronik ekipmanları aldı. Kapının önünde uzun süre bekledi. Dışarı çıktığı anda geri dönüp dönmemesi gerektiğini düşündü. Sonunda kapıyı açtı ve evinden ayrıldı. O gün Logan'ın eski hayatı sona erdi. Sonraki yıllarda Logan hayatta kalmayı öğrenmek zorunda kaldı. Başlarda ne yapacağını bilmiyordu. Daha önce hayatı boyunca bilgisayar başında vakit geçirmiş, düzenli bir işte çalışmış ve ailesiyle güvenli bir hayat yaşamıştı. Şimdi ise yiyecek bulmak, güvenli bir yerde uyumak ve insanlardan uzak durmak zorundaydı. Zamanla silah kullanmayı, kendisini savunmayı, sessiz hareket etmeyi ve tehlikeli bölgelerden uzak durmayı öğrendi. IT geçmişi de tamamen işe yaramaz hale gelmedi. Eski telsizleri, jeneratörleri ve bazı elektronik cihazları tamir edebilmesi sayesinde karşılaştığı insanlara yardımcı oldu. Fakat kıyamet sonrası yıllar Logan'ın insanlara bakışını da değiştirdi. Eskiden birine güvenmek için fazla düşünmezken artık karşısındaki insanı uzun süre gözlemlemeden ona güvenmiyordu. Bu yıllar içerisinde ailesinin başına ne geldiğini öğrenemedi. Babasının salgının ilk günlerinde evden ayrıldıktan sonra geri dönmediğini biliyordu. Annesinin hastanede çalıştığı için salgının ilk günlerinde büyük ihtimalle şehirde kaldığını düşünüyordu fakat onun hakkında da hiçbir bilgi bulamadı. Logan'ın en büyük yarası ise ablası Emily'yi kaybetmesiydi. Birlikte kaçmaya çalıştıkları bir gece birbirlerinden ayrılmışlar ve Logan ne kadar arasa da onu bulamamıştı. Emily'nin öldüğünü hiçbir zaman kesin olarak öğrenemedi. Bu nedenle yıllar geçmesine rağmen onun hâlâ bir yerlerde hayatta olabileceği düşüncesini tamamen silemedi. 2035 yılına geldiğinde Logan artık salgının başladığı günlerdeki korkmuş on altı yaşındaki çocuk değildi. Yirmi beş yaşında, dokuz yıldır kıyamet sonrası dünyada yaşamayı öğrenmiş bir adamdı. Yaşadığı kayıplar onu daha sessiz, daha dikkatli ve daha şüpheci biri haline getirmişti fakat tamamen duygusuzlaşmasına izin vermemişti. Hâlâ insanlara yardım etmeye çalışıyor, özellikle teknik konularda bildiklerini başkalarıyla paylaşmaktan çekinmiyordu. Sonunda yolu Zentrum'a ulaştığında burada diğer yerleşimlerden farklı bir şey gördü. İnsanların sadece hayatta kalmaya çalışmadığı, aynı zamanda düzen kurmaya çalıştığı bir yerdi. Logan için yıllardır ilk defa geleceğe dair küçük de olsa bir umut oluştu.
ZENTRUM SONRASI
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.