2008-2026;
Masumiyet...

Mike 2008 yılında Amerika’da fakir bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi şehrin dış taraflarında küçük, kulübeyi andıran eski bir evde yaşıyordu. Evin arkasında annesinin ilgilendiği küçük bir bahçe, ön tarafında ise babasının eski minibüsü vardı.
Annesi çoğunlukla evle ve bahçeyle ilgileniyordu. Bahçede domates, biber, patates ve yetiştirebildiği birkaç sebzeyi ekiyor, bunları evde kullanıyordu. Mike de küçük yaşından beri annesinin peşinde dolaşıyor, toprağı hazırlamasına, sulama yapmasına ve ürünleri toplamasına yardım ediyordu. Bu yüzden bahçe işleri konusunda profesyonel olmasa da temel şeyleri biliyordu.
Babası ise çilingirdi. Bir dükkân kiralayacak parası olmadığı için eski minibüsünün arkasını küçük bir çalışma alanına çevirmişti. Kilitler, anahtarlar ve kullandığı aletler minibüsün içerisinde duruyordu. Gün içerisinde aldığı çağrılara gidiyor, ev ve araç kapıları açıyor, kilit değiştiriyor ve yedek anahtar hazırlıyordu.
Mike bazen annesiyle bahçede kalıyor bazen de babasının minibüsüne atlayıp onunla işe gidiyordu. Babasının yanında malzemeleri taşıyor, anahtar hazırlanmasını izliyor ve basit işlerde yardım ediyordu. Babası zaman zaman eski kilitleri önüne bırakıp açmayı denemesine izin veriyordu. Maymuncuğun nasıl kullanıldığını biliyor ve birkaç basit kilidi açabiliyordu fakat biraz zor bir kilitle karşılaştığında genellikle işi babasına bırakıyordu.
Bütün bunların dışında çocukluğundan beri dinozorlara büyük bir ilgisi vardı. Dinozor figürleri biriktiriyor, bulduğu kitapları okuyor ve farklı türlerin isimlerini öğreniyordu. Yaşı ilerledikçe bu ilgisi kaybolmadı. Odasında çocukluğundan beri topladığı küçük bir koleksiyonu vardı.
2026-2031;
Felaketin başlangıcı...

On sekiz yaşına geldiğinde Mike ne babası gibi bir çilingirdi ne de annesi kadar bahçe işlerinden anlıyordu. İkisinin yanında yıllarca dolaştığı için her şeyden biraz öğrenmişti. Hayatının geri kalanı ise yaşıtlarından çok farklı değildi. 2026 yılında şehirde garip olaylar yaşanmaya başladığında ailesi mümkün olduğunca evlerinden çıkmamaya başladı. Şehrin dışında yaşamaları ilk günlerde işlerine yaradı. Annesinin bahçesindeki ürünleri kullanıyor, babası ise minibüsü gerektiğinde ayrılabilecekleri şekilde hazır tutuyordu. Bir gece evlerinin çevresinde bağırışlar duyuldu. Babası dışarı çıktığında bahçeye giren insanlardan biri üzerine saldırdı. Annesi yardım etmek için yanına koştuğunda o da saldırıya uğradı. Mike kapıya çıktığında babasını yerde, annesini ise yaralı halde gördü. Annesi ona minibüsü alıp gitmesi için bağırdı. Mike yanlarına gitmek istedi fakat bahçeye başka insanların da girdiğini görünce korktu. Ağlayarak minibüse koştu. Ellerinin titremesinden aracı çalıştırmakta zorlandı. Motor sonunda çalıştığında birkaç saniye daha evin önünde kaldı fakat geri dönemedi. Gaza basarak oradan uzaklaştı.
Babasının minibüsünde birkaç günlük yiyecek, su ve çilingir malzemeleri vardı. Mike birkaç gün boyunca nereye gittiğini tam olarak bilmeden ilerledi ve sonunda Lago Zancudo çevresindeki küçük bir kampa ulaştı. On sekiz yaşındaydı, tek başınaydı ve gidecek başka bir yeri yoktu. İlk zamanlarda kendisine verilen hemen her işi yaptı. Annesinden öğrendiği şeyler sayesinde yiyecek yetiştirilen alanlarda yardım ediyor, diğer zamanlarda malzeme taşıyor ve kampın günlük işlerine katılıyordu. Bir gün kamptaki kilitlerden biriyle ilgili sorun çıktığında babasının çilingir olduğunu ve kendisinin de biraz bildiğini söyledi. İlk işi pek iyi gitmedi. Kilitle uzun süre uğraştı fakat sonunda açmayı başardı. Bundan sonra benzer işler yavaş yavaş ona verilmeye başladı. Maymuncuk kullanmayı daha iyi öğrendi. Açamadığı kilitleri söküp nasıl çalıştıklarını inceliyor, elindeki malzemelerle farklı yöntemler deniyordu. Araçlarla daha fazla uğraştıkça babasının yanında gördüğü araç kapısı ve anahtar işlerinde de tecrübe kazandı.
Sinek Yuvası’nda geçirdiği ilk iki yıl Mike için beklediğinden iyi geçti. Dışarıdaki dünyayla karşılaştırıldığında burada düzen vardı. İnsanlar birlikte çalışıyor, yiyecek üretiyor ve ellerindeki malzemeleri paylaşıyordu. Mike de zamanla kamptaki insanları tanımaya ve kendisine yeni bir çevre kurmaya başladı. Özellikle çilingirlik bilgisi sayesinde kampta kendisine bir yer edindi. Kilit veya anahtar işi olduğunda insanlar onu çağırmaya başladı. Boş kaldığında üretim alanlarında yardım ediyor veya diğer insanlarla zaman geçiriyordu. Dinozor merakı da burada yeniden ortaya çıktı. Evinden kaçarken koleksiyonunu geride bırakmak zorunda kalmıştı. Dışarıdan getirilen eşyaların arasında dinozorlarla ilgili bir oyuncak, kitap veya başka bir şey bulduğunda kendisine ayırıyordu. Onu tanıyan insanlar da bunu öğrendi. Dışarıda işe yaramaz bir dinozor oyuncağı bulan biri bazen dönüşte ona getiriyordu.
İlk iki yılın sonunda Mike artık geldiği zamanki korkmuş çocuk değildi. Çilingirlikte gelişmiş, çevre edinmiş ve Sinek Yuvası’ndaki hayatına alışmıştı. Fakat sonraki yıllarda işler değişmeye başladı. Önceden insanların kendi eşyaları için çağırdığı Mike artık bazen kime ait olduğunu bilmediği depoları veya araçları açması için çağrılıyordu. Bir keresinde açması istenen deponun sahibinin hemen yanında tutulduğunu gördü. Adam sürekli deponun kendisine ait olduğunu söylüyordu fakat kimse onu dinlemiyordu. Mike önce kilidi açmak istemedi. Sonunda açtı. Başka bir gün beraber yemek yediği balıkçılardan birinin tuttuğu balıkların büyük kısmını teslim etmek zorunda kaldığını gördü. Adam karşı çıktığında birkaç kişi tarafından dövüldü. Zaman geçtikçe benzer olaylar daha sık yaşanmaya başladı. İnsanlar ellerindeki yiyecekleri saklıyor, konuşurken etraflarına bakıyor ve eskiden rahatça söyledikleri şeyleri artık daha sessiz konuşuyordu. Mike de başını belaya sokmamayı öğrendi. Kendisine bir kapıyı açması söylendiğinde nedenini sormuyor, işini yapıp geri dönüyordu. Bazı geceler açtığı kapının arkasından alınan şeylerin kime ait olduğunu düşünüyordu fakat ertesi gün yine çalışmaya devam ediyordu.
Sinek Yuvası’ndan ayrılmayı birkaç kez düşündü. Fakat dışarıda ne olduğunu biliyordu. Burada en azından yemek bulabiliyor, uyuyabileceği bir yeri vardı ve yıllardır tanıdığı insanlar çevresindeydi. On sekiz yaşında ailesini kaybettikten sonra kendisine yeniden bir hayat kurduğu tek yer burasıydı. Üç yıl boyunca şartlar giderek kötüleşirken burada yaşamaya devam etti. 2031 yılına gelindiğinde Mike yirmi üç yaşındaydı. Bir gün kampta yaşayan balıkçı ailelerden birinin yiyecek sakladığı ortaya çıktı. Aile herkesin önünde ağır şekilde cezalandırıldı. O olaydan sonra kampın içerisindeki hava tamamen değişti. İnsanların gizlice bir araya geldiğini ve bazı muhafızların bile aralarında konuştuğunu fark ediyordu. Mike bunların içerisinde değildi fakat bir şeylerin olacağını anlayabiliyordu.
Bir gece silah sesleri duyuldu. İnsanlar depolara doğru koşuyor, muhafızların bir kısmı onları durdurmaya çalışırken bazıları halka katılıyordu. Çıkışların kapatıldığı ve teknelerin yakıldığı haberi kısa sürede yayıldı. Mike beş yıldır ilk kez Sinek Yuvası’ndan gerçekten çıkması gerektiğine karar verdi. Kaçmaya çalışan birkaç kişiyle beraber hareket etti. Yıllardır kampın kilitleriyle uğraştığı için önlerine çıkan kapı ve geçitlerin bir kısmını açabildi. Çatışmalar devam ederken yakıt depolarından biri vuruldu ve çıkan yangın çevredeki yapılara yayıldı. Mike yanında taşıyabildiği çilingir aletlerini ve yıllar içerisinde topladığı birkaç dinozor eşyasını alarak diğerleriyle birlikte Sinek Yuvası’ndan kaçtı.
2031 ve sonrası;
Alışılmış...

Bir süre diğer hayatta kalanlarla beraber hareket ettikten sonra Zentrum’a giden insanlara katıldı. 2031 yılında Zentrum’un kapısından içeri girdiğinde yanında fazla bir şeyi yoktu fakat artık gerçekten iyi bildiği bir işi vardı. Burada çilingirlik yapmaya devam etti. Kapılar, depolar ve araçlarla ilgileniyor, gerektiğinde dışarı çıkan ekiplere kilitli alanların açılmasında yardım ediyordu. Annesinden öğrendiği temel bahçe bilgileri sayesinde ihtiyaç olduğunda üretim işlerine de yardım edebiliyordu.
Zentrum’da geçirdiği yıllar boyunca insanlarla yeniden daha rahat ilişki kurmaya başladı. Şaka yapmayı, insanlarla uğraşmayı ve bazen yaşına göre çocukça davranmayı hiçbir zaman bırakmadı. Dinozor merakı da devam etti. Dışarı çıktığında eski dünyadan kalan bir yerde dinozor figürü, kitap veya başka bir eşya bulursa çoğu zaman yanında getiriyordu.
2035 yılına gelindiğinde Mike yirmi yedi yaşındaydı. Dört yıldır Zentrum’da yaşıyordu. Babasının eski minibüsünde başlayan çilingirlik bilgisi, Sinek Yuvası’nda geçirdiği beş yıl içerisinde gerçek bir mesleğe dönüşmüştü. Özellikle kilit açma ve maymuncuk kullanma konusunda oldukça tecrübeliydi. Bahçe işlerinde ise annesinin yanında öğrendiği temel şeyleri hâlâ biliyordu. Anne ve babasından geriye ona öğrettikleri şeyler ve babasının birkaç eski aleti kalmıştı.
Bütün bunlara rağmen Mike ciddi ve içine kapanık birine dönüşmedi. İnsanlarla uğraşmayı, saçma şakalar yapmayı ve eğlenmeyi hâlâ seviyordu. Yirmi yedi yaşına gelmiş olmasına rağmen bir yerde dinozor figürü gördüğünde onu bırakıp gitmek konusunda da hâlâ pek başarılı değildi.
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.
Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar
Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları