Rade Reacher, salgından çok önce, sessiz bir kasabanın kenarındaki küçük bir evde büyüdü. Çocukluğu, babasının eski bir radyoyu tamir ettiği akşamlarda geçti. Rade, radyonun içinden gelen cızırtılı seslere hayran kalır, ama sesleri değil, o sesleri kimin ne zaman ve neden kaydettiğini merak ederdi. Ailesi onu anlamakta zorlanırdı. Annesi neşeli ve konuşkan biriydi, Rade ise sessizliği bir sığınak gibi kullanırdı. Yıllar içinde aralarındaki mesafe büyüdü ve bugün ailesiyle neredeyse hiç konuşmaz. Bunun ne zaman ve neden olduğunu kimseye anlatmaz. Konu açılırsa lafı değiştirir, cebinden eski bir kaset çıkarır ya da sessizce kaydı açar.
Gençliğinde şehrin eski radyo istasyonunda staj yaptı, sonra arşiv bölümünde kalıcı olarak çalışmaya başladı. Anons metinlerini, nostaljik yayınları, dinleyici telefonlarını ve kayıt defterlerini düzenledi. Yıllar içinde bir kasette, çoktan unutulmuş bir kadının dinleyiciye “Hepimiz duymuyor muyuz bunu?” diye sorduğunu fark etti. O günden sonra Rade, seslerin değil, o seslerin arkasındaki insanların peşine düştü. Bir insanın yıllar önce söylediği bir cümleyi hatırlamak, onun için bir borç gibiydi.
Salgının ilk gecesi istasyondaki son vardiyasındaydı. Telefonlar çalıyor, stüdyonun ışıkları yanıp sönüyordu. Çalışanların çoğu panikle çıkıp gitti, Rade ise mikrofonu açık bırakıp yayını sürdürmeye çalıştı. O gece yardım çağrılarını, acil durum anonslarını ve sevdiklerine ulaşmaya çalışan insanların mesajlarını kaydetti. Ama dış kameraların o gece bir süre kayıt yapmayı bıraktığını ancak sonradan fark etti. Bu boşluğun bir kaza olmadığına, yani o geceye ait görüntülerin bilerek silindiğine inanıyor. Bunu kanıtlayamadığı için de içinde bir rahatsızlık taşıyor.
Rade insanlarla kolay bağ kurmaz, ama kurduğu bağa sadık kalır. Başkalarının hikâyelerini sabırla dinler, kendi hikâyesini ise neredeyse hiç paylaşmaz. Ayrıntılara fazla önem verir. Bir fotoğraftaki yanlış saat, bir kayıttaki beklenmedik sessizlik ya da bir eşyanın yanlış yerde durması onu günlerce uğraştırabilir. Bulduğu her şeyi defterine yazar, tarih ve saat notları düşer. Bir şey bulsa bile “bu olabilir ama emin değilim” der. Gerçeğe yaklaştığını hissetse de bunu kabul etmek istemez, çünkü yanılmaktan çok, yanlış bir umuda kapılmaktan korkar. Duygularını konuşarak değil, kısa notlar ve ses kayıtlarıyla ifade eder. Mizahı kuru ve incedir. Nadir güler ama gülünce yanındakiler bunu hemen fark eder.
Salgından sonra Rade, eski bir hayatın kırıntılarına tutunmaya çalıştı. Terk edilmiş binalarda hangi kapının açık, hangi çatının güvenli olduğunu sezmeyi öğrendi. Bozuk bir kasetteki kelimeleri ayırabilmesi ve kayıtları tarih, kişi ve konuya göre düzenleyebilmesi, bugün birçok insanın hayatta kalmasına yardım etti. Ama bu uğraşı onu sürekli tehlikeye atıyor. Yardım isterken bile kendi ihtiyaçlarını gizler, çünkü başkalarına muhtaç olmayı bir zayıflık gibi görür. Geçmişini bilen insanlar onu tedirgin eder. Birinin ona eski bir hikâyeyi anlatması, Rade için bir tehdide dönüşebilir.
Yanında her zaman bozuk bir taşınabilir kaset kaydedici taşır. İçinde salgının ilk haftasına ait bir kayıt vardır ve bu kaydı kimseye dinletmemiştir. Eski istasyonun logolu kulaklığını tehlikeli yerlere giderken takar, sanki o sesler ona yol gösterecekmiş gibi. Bir de kendi el yazısıyla tuttuğu küçük bir defteri var. Defterin son sayfası boş, yalnızca tek bir kelime yazılı: “Görüntü.”
Rade, salgının ilk gecesinde neler olduğunu öğrenmek isteyen tek kişi değil, ama en ısrarlı olanı. Her yeni parça, yeni bir soru açıyor. Bu soruların peşinden giden biri, eski radyo istasyonlarında, terk edilmiş yayın merkezlerinde ve belki de Zentrum ya da H-12'nin arşivlerinde ipuçlarına ulaşabilir. Yine de Rade, bulduklarının gerçek olup olmadığından emin değil. Tek bildiği, o gece yaşananların hâlâ cevapsız olduğu ve bu cevabı bulmadan bugünü gerçekten kabul edemeyeceği. Aradığı görüntü bulunursa, içinde Son Gece’nin ve belki de ilk Asil’in kaydı olabilir. Bulunmazsa, Rade’in arayışı ona ne kadar yer kalacağını da belirleyecek.
Çökmüş bir köprünün altındaki eski bir kontrol noktasında mola verirken uzaktan gelen bir radyo cızırtısı duydu. Yılların getirdiği refleksle hemen gölgelere çekildi. Birkaç dakika sonra, ellerinde hırpalanmış bir seyyar telsiz kasası taşıyan üç kişilik bir grup belirdi. Silahlıydılar ama davranışları bir yağmacı grubundan uzaktı; ellerindeki cihazla kayıp bir frekansı aramaya çalışıyor gibiydiler. Rade hemen ortaya çıkmadı, onları bir süre saklanarak izledi.
Grup köprünün altındaki yayın aktarıcısını incelerken içlerinden biri Rade’in saklandığı yeri fark edip seslendi. Silah doğrultmadılar; yalnızca bölgedeki paraziti çözmeye çalıştıklarını söylediler. Rade mesafesini bozmadan yanlarına çıktı. Kısa cevaplar verdi, geçmişinden bahsetmedi ve kaset kaydedicisini yanından ayırmadı. İnsanlara hemen güvenmenin bedelini biliyordu.
Yol boyunca grubu geriden takip etti. İkinci günün akşamı benzinlik yakınındaki eski bir kablonun kısa devre yapması enfekteleri üzerlerine çekti. Rade kaçmak yerine radyo ekipmanlarından bildiği kablolama bilgisini kullandı; anons hoparlörlerinden yüksek bir parazit sesi yayarak enfektelerin dikkatini başka yöne çekti ve grubu kurtardı.
Bu olaydan sonra aralarındaki duvarlar hafifçe aralandı. Grup üyeleri Rade’e kasetinde ne olduğunu sormadı; Rade de onların nereden geldiğini merak etmedi. İçlerinden biri, merkezdeki eski yayın tesisine ulaşmaya çalıştıklarını ve orada salgının ilk zamanlarına ait ham arşivlerin bulunduğunu söyledi. Rade’in arayışıyla yolları kesişmişti. Birlikte ilerlemek tek başına olmaktan daha güvenliydi.
Rade onlara tamamen güvendiğini söyleyemezdi ama uzun zamandır ilk kez, birilerinin onun detay takıntısını ve seslere olan ilgisini bir değer olarak gördüğünü hissetti. Geceleri nöbet tuttular, gündüzleri dikkatle ilerlediler. Rade fazla konuşmadı ama gerektiğinde yardım etti.
Haftalar süren yolculuğun sonunda, sisli bir sabah vakti devasa yayın antenleriyle kaplı tesis göründü. Rade durup yapıyı uzun uzun süzdü. Burası aradığı o silinmiş kaydın izi ya da yeni bir yanılsamaydı. Yanındaki grup kapıya doğru ilerlerken Rade de onlarla birlikte yürüdü. Nöbetçi kulübesinden gelen metalik bir ses onları durdurdu.
Rade kulaklığının kablosunu düzeltti ve derin bir nefes aldı. Defterinin son sayfasındaki kelime zihninde tekrarlandı: “Görüntü.” Arkasında cevaplayamadığı sorular, önünde ise karanlık bir belirsizlik vardı. Kapının ardında gerçeğin olup olmadığını bilmiyordu.
Yine de bu kez, aradığı sesin peşinde tek başına değildi.
Rade Reacher’ın hikâyesi, radyo istasyonunun açık mikrofonunu geride bıraktığı gece sona ermedi.
Asıl hikâyesi, o yayın merkezinin kapısına ulaştığında başlayacaktı.
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.
Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar
Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları