Aktif / Yaşıyor

Raven Madden

Discord Oyuncusu: ravoneth
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 4:10
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

I. HER ŞEY BİTMEDEN ÖNCE

Raven Madden, dünyanın henüz sonunun gelmediği zamanlarda bile içinde küçük bir kıyamet taşıyan insanlardandı. Çocukluğu, babasının onları terk edip gidişiyle erkenden gölgelenmişti. Raven henüz küçücük bir çocukken babası hiçbir açıklama yapmadan hayatlarından çıkmış, arkasında cevapsız sorular ve annesinin tek başına taşımak zorunda kaldığı bir hayat bırakmıştı. Raven, o yaşlarda bir insanın nasıl olup da kendi çocuğunu ardında bırakabildiğini anlayamamıştı. Yıllar boyunca babasının geri döneceğine dair küçük bir umut taşımış, kapının her çalışında bir anlığına başını kaldırmıştı. Ancak zaman geçtikçe beklemeyi bıraktı. Babasının yokluğu, Raven'ın içinde hiçbir zaman tam anlamıyla kapanmayan bir boşluğa dönüştü; insanlara duyduğu güvensizliğin ilk tohumları da o boşluğun içinde filizlendi.
Neyse ki annesi, kızının dünyaya karşı duyduğu bu sessiz kırgınlığın onu bütünüyle içine kapatmasına izin vermedi. Hayatın bütün zorluklarına rağmen neşesini kaybetmeyen, küçük şeylerden mutluluk yaratmayı bilen bir kadındı. Raven'a, birinin gitmesinin hayatın geri kalanından vazgeçmek anlamına gelmediğini öğretmeye çalıştı. Birlikte evlerinin arka bahçesinde bitkiler yetiştirir, toprağa yeni tohumlar eker ve mahalledeki sokak hayvanları için yiyecek bırakırlardı. Bahçelerinin bir köşesinde her zaman temiz su dolu bir kap bulunurdu. Aç bir kedi duvarın üzerinden atlayıp mama kabına yaklaştığında ya da ürkek bir köpek bahçe kapısının önünde durduğunda Raven, hayvanların kendisine alışmasını sabırla beklerdi. Onların güvenini kazanmak için ani hareketlerden kaçınır, her birinin davranışlarını gözlemlerdi.
Raven, diğer çocuklar oyun oynarken doğanın en küçük ayrıntılarını gözlemlemeyi severdi. Bir ağacın gövdesindeki çatlakları, pencere pervazında can çekişen bir böceğin son hareketlerini ya da bir sokak kedisinin kendisini sevdirmeden önce gösterdiği tereddüdü saatlerce inceleyebilirdi. Yaşayan her şeyin bir gün neden hareketsiz kaldığını anlamak istiyordu. İnsanların ölümden korkmasını anlayabiliyor, fakat bu korkunun ardındaki bilinmezliği hiçbir zaman olduğu gibi kabul edemiyordu.
Annesi, Raven'ın bu alışılmadık merakını bastırmak yerine ona kendi yöntemleriyle eşlik etmeyi seçmişti. Raven'ın sessizliğini soğukluk, yalnız kalma isteğini insanlardan hoşlanmamak olarak yorumlamıyordu. Kızının bazen neşeyle konuşup bazen saatlerce kendi dünyasına çekilmesine alışmıştı. Onu anlamadığı zamanlarda bile anlamaya çalışmaktan vazgeçmiyordu. Raven'ın hayatında güvenin ne demek olduğunu gösteren tek insan belki de annesiydi.


Ancak Raven'ın çocukluğunda annesinden başka biri daha vardı: küçük kardeşi Chase.

Chase, Raven'ın hayatındaki en büyük baş belası ve aynı zamanda en kıymetli insanlardan biriydi. Ablasının aksine, çoğu zaman düşünmeden hareket eden, merak ettiği her şeyi anında öğrenmek isteyen ve Raven'ın peşinden ayrılmayan bir çocuktu. Raven bahçede hayvanları beslerken o da yanında biter, Raven bir şeylerle uğraşırken sürekli sorular sorar ve yaptığı her işi öğrenmeye çalışırdı. Raven zaman zaman yalnız kalabilmek için onu başından savmaya uğraşsa da Chase birkaç dakika sonra yeniden yanında belirirdi. "Bir gün de kendi başına bir şey yapmayı denesene," diye söylenirdi Raven. Chase omuzlarını silkerek gülümserdi. "Senin yaptıkların daha ilginç." Raven o zamanlar bu cümleyi pek önemsemezdi. Kardeşinin kendisini örnek almasını doğal karşılar, hatta zaman zaman bundan şikâyet ederdi. Yıllar sonra ise Chase'in peşinden geldiği o sıradan günleri, hayatında geri dönmek için en çok şey verebileceği anılar arasında sayacaktı.


Raven'ın kendi karakteri de bu yıllarda şekillenmişti. Dikkatliydi; bir ortama girdiğinde önce çıkışları, pencereleri ve çevresindeki insanların davranışlarını incelerdi. Kimin gergin olduğunu, kimin bir şey sakladığını ya da kimin yalnızca ilgi görmek istediğini anlamaya çalışırdı. Söylenenlerden çok susulanlara, yüz ifadelerinden çok ellerin hareketlerine, vaatlerden çok küçük alışkanlıklara dikkat ederdi. Çünkü ona göre insanlar, gerçek yüzlerini en çok kimsenin onları izlemediğini düşündüklerinde gösterirlerdi. Fakat Raven hiçbir zaman kusursuz bir gözlemci olmadı.
Dikkatliydi ama sabırsızdı. Tedbirliydi ama merakına yenildiğinde düşünmeden hareket edebiliyordu. Bir şey ilgisini çektiğinde cevabını hemen öğrenmek istiyor, beklemek zorunda kaldığında huzursuzlanıyordu. Bazen çevresindeki her ayrıntıyı fark ederken kendi ayağını masanın kenarına takabiliyor, bir şeyi incelemek için uzanırken başka bir eşyayı deviriyordu. Heyecanlandığında daha da kötüleşiyordu. Sorularını art arda sıralıyor, konuşurken ellerini kullanıyor ve kimi zaman anlatmak istediği şeyi göstermek uğruna karşısındakinin kolundan çekiştiriyordu. Ardından kendi sakarlığı yüzünden bir şeyleri düşürürse, sanki bütün bunlar özellikle planlanmış gibi davranmaya çalışıyordu.
Bu çelişkiler, ilerleyen yıllarda hem en büyük zayıflığı hem de onu diğer insanlardan ayıran özelliklerden biri olacaktı.
Babası ise Raven'ın zihninde yıllar boyunca bir sorudan ibaret kaldı. Onu neden terk ettiğini, kendisinde neyin eksik olduğunu ya da bir gün geri dönse ona ne söyleyeceğini defalarca düşündü. Büyüdükçe bu soruların cevaplarını aramayı bıraktı; fakat babasının gidişinin onda bıraktığı iz hiçbir zaman bütünüyle silinmedi. Birine ihtiyaç duymanın, o kişiye kendini incitme fırsatı vermek anlamına gelebileceğini küçük yaşta öğrenmişti.
Yine de Chase söz konusu olduğunda bu kuralı hiçbir zaman uygulayamadı.
Kardeşine kızabilir, onunla tartışabilir ve bazen saatlerce konuşmayabilirdi. Ancak Chase'in gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunu düşündüğü anda bütün kırgınlıklarını bir kenara bırakırdı. Onu korumak, Raven için yalnızca bir sorumluluk değildi. Babalarının gidişinden sonra geriye kalan ailesini bir arada tutmanın kendi üzerine düşen kısmı olduğuna inanıyordu.
Bu yüzden birine bağlandığında bile içinde daima geri çekilmeye hazır bir taraf taşısa da Chase için geri çekilmek diye bir seçenek yoktu.


II. BİR MESLEK, BİR SALGIN


Raven büyüdükçe çocukluğundaki merakını bir mesleğe dönüştürmeye karar verdi. İnsan bedeninin işleyişi, ölümün ardında bıraktığı izler ve hastalıkların dokular üzerindeki etkileri, zihnini uzun zamandır meşgul ediyordu. Eğitimini tamamladıktan sonra bir hastanenin patoloji laboratuvarında çalışmaya başladı.
Otuz yaşına geldiğinde, çocukluğundan beri duyduğu o tuhaf merak artık yalnızca bir hobi değil, hayatının merkezine yerleşmiş bir uğraştı. Mesleği, Raven'ın dikkatli doğasına uygundu. Bir doku örneğini incelerken en küçük değişikliği fark edebilir, hazırladığı kayıtları defalarca kontrol edebilir ve gözden kaçırdığı bir ayrıntı olduğundan şüphelenirse işini yeniden yapabilirdi. Ölümün ardında bıraktığı izleri okumayı seviyordu. Bir dokunun rengindeki değişim, hücrelerin mikroskop altındaki görünümü ya da bir organın işleyişinde meydana gelen bozulma, onun için cevaplanmayı bekleyen sorulardı.
Fakat Raven'ın bu meslekte edindiği bilgiler ona yalnızca ölümün nasıl gerçekleştiğini öğretmemişti. Yaşamın ne kadar hassas bir denge üzerinde durduğunu da anlamasını sağlamıştı.


Sonra dünya değişti.

Salgının ilk haberleri yayıldığında Raven hastanede sıradan bir mesai günündeydi. Başlangıçta açıklanamayan ateş vakalarından, saldırgan davranışlar sergileyen hastalardan ve karantina altına alınan bölgelerden söz ediliyordu. Hastane yönetimi çalışanlara sakin olmalarını söylüyor, yetkililer durumun kontrol altında olduğunu açıklıyordu.
Raven ise laboratuvara gönderilen örneklerdeki tutarsızlıkları fark etmeye başlamıştı.
Bazı vakaların kayıtları eksikti. Bazı hastaların ölüm nedenleri, gözlemlenen belirtilerle örtüşmüyordu. Bir akşam laboratuvardan çıkmaya hazırlanırken koridorun diğer ucundan gelen bağrışmaları duydu. Ardından bir şey devrildi ve yardım çığlıkları yükseldi.
Kapıya çıktığında iki sağlık çalışanının yerdeki bir adamı tutmaya çalıştığını gördü. Adamın vücudu düzensiz hareketlerle kasılıyor, kendisini tutanlara saldırıyordu. Bir görevlinin koluna dişlerini geçirdiğinde koridordaki herkes birkaç saniyeliğine donup kaldı.
Sonra çığlıklar başladı.
Raven'ın zihni gördüklerini anlamlandırmak için ayrıntılara tutundu. Adamın hareketleri, çevresindekilere yönelmesi ve aldığı darbeler karşısında durmaması... Bunların hiçbiri sıradan bir nörolojik krizle açıklanabilecek gibi görünmüyordu.
Bir anlığına olduğu yerde kaldı. Ardından çantasını almak için laboratuvara geri döndü. Aceleyle eşyalarını toplarken tezgâhın kenarındaki küçük bir kutuya çarptı. Kutudaki malzemeler yere saçıldı.
Normal şartlarda hepsini toplardı. Fakat bu kez koridordan yükselen çığlıklar daha güçlüydü.
Küfrederek kapıya yöneldi.
Dışarı çıktığında hastanenin içindeki düzen çökmeye başlamıştı. İnsanlar çıkışlara koşuyor, güvenlik görevlileri koridorları boşaltmaya çalışıyordu. Raven kalabalığın arasından geçerken birinin omzuna çarptı, dengesini kaybedip duvara tutundu ve yeniden koşmaya başladı.

Eve ulaşmayı başardığında ilk işi annesini aramak oldu.
Annesi telefonu açtığında Raven'ın ilk sorduğu şey Chase'in nerede olduğuydu. Annesi ikisinin de evde olduğunu, kapıları kilitlediklerini söyledi. Raven onlara dışarı çıkmamalarını, kimseye kapıyı açmamalarını ve haberlerde söylenen her şeye güvenmemelerini tembihledi.
Ardından annesine geleceğini söyledi.
O sırada ne kadar tehlikeli olduğunu düşünmemişti. Düşünse bile duracağından emin değildi. Çünkü annesiyle Chase'in orada, kendisinden uzakta olması dayanabileceği bir şey değildi.
Ancak şehir çoktan kaosa sürüklenmişti. Yollar kapanıyor, saldırılar artıyor ve insanların birbirlerine yardım etmek için durmaya bile korktuğu bir ortam oluşuyordu. Raven evden çıkmayı denediğinde önündeki güzergâhın kapandığını gördü. Başka yollar aradı, birkaç kez geri dönmek zorunda kaldı. Her başarısız denemede daha fazla öfkeleniyor, planını değiştirip yeniden yola koyuluyordu.
Bir süre sonra iletişim hatları kesildi.
Raven annesine ve Chase'e yeniden ulaşamadı.
Günler boyunca farklı yollar denedi. Tanıdığı adreslere gitti, insanlara sorular sordu ve sığınaklara ulaşmaya çalışan grupların peşine takıldı. Fakat şehirdeki kargaşa, ailesine ulaşmasını neredeyse imkânsız hâle getirmişti.
En sonunda H12 Sığınağı'nın varlığını öğrendi. Orada haberleşme imkânı bulabileceğini ve ailesinin yerini öğrenebileceğini umuyordu. Belki annesiyle Chase de aynı yere gelmişti. Belki yalnızca birkaç gün daha dayanması gerekiyordu.
H12'ye vardığında yanında çantasından başka pek bir şey yoktu.
Ama hâlâ iki kişiyi arıyordu.


III. H12 — KAYIPLARIN ARDINDAN (2026–2031)


H12, Raven'ın salgının ilk döneminde sığındığı yer oldu. Sağlık alanındaki deneyimi sayesinde kısa sürede revirde çalışmaya başladı. Hastaları gözlemliyor, tıbbi kayıtları düzenliyor ve enfeksiyon belirtileri gösteren kişileri takip ediyordu.
Ancak sığınağın dışarıdan görünen düzeni, içerideki ihmalleri gizleyemiyordu. Hastalar gerektiği gibi kontrol edilmiyor, enfeksiyon belirtileri gösteren kişiler zamanında ayrılmıyor ve yönetimin uyarılara kulak asmaması giderek daha tehlikeli bir ortam yaratıyordu.
Raven durumu defalarca bildirdi. İlkinde gereğinden fazla endişelendiği söylendi. İkincisinde yetkisinin dışındaki konularla ilgilenmemesi istendi. Üçüncü kez benzer belirtiler gösteren bir hasta gözlem altında tutulmadan ortak alana gönderildiğinde Raven'ın sabrı tükendi.
Uyarıları dikkate alınmadı.
Kısa süre sonra enfekte olduğu anlaşılan hastalardan biri saldırganlaştı. Ardından başka vakalar ortaya çıktı. H12'nin içinde panik başladı. Alınmayan önlemler, sığınağın kendi sakinleri için tehlikeli bir yere dönüşmesine neden olmuştu.
Raven'ın dikkati ve mesleki bilgisi, olup bitenleri anlamasına yardım ediyordu; fakat her şeyi tek başına düzeltemezdi. Bir yandan revirdeki insanlara yardım etmeye çalışıyor, diğer yandan annesinin ve Chase'in adlarını kayıtlarda arıyordu.
2026'dan 2031'e uzanan yıllar boyunca H12, onun için hem bir sığınak hem de cevapsız sorularla yaşadığı bir yer oldu. Burada hayatta kalmayı, insanlara karşı temkinli olmayı ve güvenli görünen her yerin gerçekten güvenli olmayabileceğini öğrendi.


IV. ANNESİNİN SONU VE CHASE'İN KAYBOLUŞU


Annesinin izine, H12'den ayrılmasından haftalar sonra ulaştı.
Salgının ilk günlerinde ailesinin bulunduğu bölgeden tahliye edilen küçük bir grubun kayıtlarını tutan yaşlı bir adamla karşılaştı. Adam, Raven'ın annesini hatırlıyordu. Yanında küçük bir çocuk vardı. Kadın, oğlunu korumaya çalışırken yaralanmış ve daha sonra grubun sığındığı geçici yerleşimde hayatını kaybetmişti.
Raven önce söylenenleri anlamadı.
Adamın cümlelerini tekrar etmesini istedi. Ardından nerede olduğunu, ne zaman gerçekleştiğini ve çocuğun nereye götürüldüğünü sordu. Sorularını o kadar hızlı sıraladı ki adam birkaç kez araya girmek zorunda kaldı.
Sonra Raven sustu.
Annesi ölmüştü.
Dünyanın en kötü ihtimalini zihninde tamamlamayı yıllarca reddetmişti. Şimdi ise o ihtimal, tanımadığı bir adamın ağzından çıkmış birkaç cümleyle gerçeğe dönüşmüştü.
Annesinin son anlarında yanında olamamıştı. Ona veda edememiş, elini tutamamış, sesini son bir kez duyamamıştı. Annesinin hayatının son günlerinde ne düşündüğünü bile bilmiyordu. Tek bildiği, annesinin onu ve Chase'i korumaya çalışırken hayatını kaybettiğiydi.
Raven o gün ağlamadı.
En azından başkalarının görebileceği şekilde değil.
Adamdan ayrıldıktan sonra terk edilmiş bir binaya girdi, kapıyı kapattı ve yere oturdu. Uzun süre hareket etmedi. Sonra annesinin kendisine söylediği eski bir cümleyi hatırladı: Birinin gitmesi, hayatın geri kalanından vazgeçmek anlamına gelmez.
Yıllarca bu sözle yaşamıştı.
Ama annesinin gidişi farklıydı. Babası kendi isteğiyle onları terk etmişti. Annesi ise onları bırakmak istememişti.
Raven bunu biliyordu. Yine de aralarındaki fark, kaybın acısını hafifletmiyordu.
Bir süre sonra gözyaşları geldi. Sessizce, kendisini durdurmaya çalışmadan ağladı. Babasının gidişinde kendisinde bir eksiklik aramıştı. Annesinin ölümündeyse yetişemediği her anı, yanlış döndüğü her yolu ve kaybettiği her günü zihninde yeniden yaşadı.
Keşke daha hızlı olsaydı.
Keşke daha erken yola çıksaydı.
Keşke H12'ye gitmek yerine başka bir güzergâh seçseydi.
Bunların hiçbirinin sonucu değiştirmeyeceğini aklının bir köşesi biliyordu. Ancak Raven, kontrol edemediği şeyleri kabullenmekte her zaman zorlanmıştı. Kendisine bir hata bulursa, en azından olanları açıklayabileceğini düşünüyordu.
Fakat annesinin ölümünü düzeltecek bir hata yoktu.
Ve Chase hâlâ kayıptı.
Annesinin yanında bulunan çocuğun Chase olduğu kesindi. Ancak tahliye grubunun dağıldığı sırada küçük kardeşi ortadan kaybolmuştu. Kimi insanlar saldırı sırasında kaçtığını, kimileri başka bir grupla götürülmüş olabileceğini söylüyordu. Kimse onun öldüğünü doğrulayamıyordu. Kimse hayatta olduğunu da söyleyemiyordu.
Raven, annesinin ölümünü öğrendiği gün bir mezara değil, cevapsız sorulara veda etti.
Chase içinse veda etmeyi reddetti.
Kardeşinin kaybolduğu günle ilgili her ayrıntıyı not etti. Grubun güzergâhını, görüldüğü son yeri, yanındaki insanları ve söylenen her küçük bilgiyi defterine yazdı. Birileri aynı hikâyeyi farklı anlattığında ayrıntıları karşılaştırdı. Bazen bir söylentinin peşinden günlerce yürüdü. Bazen hiçbir şey bulamayınca öfkeyle defterini kapattı, sonra birkaç saat sonra yeniden açtı.
Chase'in hayatta olabileceği ihtimali, Raven'ın dünyadaki son bağıydı.
Küçük kardeşi çocukken sürekli onun peşinden gelirdi. Şimdi Raven, onun peşinden gitmek zorundaydı.
Ve bu kez onu bulmadan vazgeçmeyecekti.


V. H12'DEN AYRILIŞ


Annesinin ölümünü öğrendikten sonra Raven için H12'de kalmanın anlamı değişmişti. Sığınak, bir zamanlar ailesinden haber alabileceği umuduyla tutunduğu yerdi. Artık ise geçmişteki ihmallerin, kayıpların ve sonuçsuz bekleyişin hatırlatıcısıydı.
2031 yılına gelindiğinde, orada kalmaya devam etmenin Chase'i bulmasına yardım etmeyeceğini anladı. Kardeşine ilişkin yeni bir iz bulamamıştı. Sığınağın geleceğine de güvenmiyordu. Daha fazla beklerse aynı soruların içinde sıkışıp kalacağından korkuyordu.
Bu yüzden gitmeye karar verdi.
Yanına taşıyabileceği kadar eşya, mesleğinden kalan notlar ve Chase'in kayboluşuna ilişkin tuttuğu defterleri aldı. Gitmeden önce son kez kayıtları kontrol etti. Bir isim, bir tarih ya da daha önce gözden kaçırdığı küçücük bir ayrıntı bulabilmek için sayfaları yeniden inceledi.
Hiçbir şey çıkmadı.
Raven defteri kapattı.
H12'den ayrılırken arkasına son kez baktı. Orada geçirdiği yıllar boyunca çok şey kaybetmişti; ancak aynı zamanda nasıl hayatta kalacağını öğrenmişti. Artık güvenli görünen bir yere sorgulamadan bağlanmayacak, başkalarının kararlarına kendi hayatını bütünüyle teslim etmeyecekti.
Yine de yanında taşıdığı en ağır şey çantası değildi.
Annesine veda edememiş olmanın acısı ve Chase'i bulamamış olmanın korkusuydu.
Zentrum'un adını ilk duyduğunda, buranın yeni bir başlangıç olabileceğini düşündü. Belki orada çalışabilir, belki başka insanlardan bilgi alabilir, belki de kardeşinin izine ulaşabilirdi.
Raven'ın elinde kesin bir umut yoktu.
Ama aramaya devam etmek için bir nedeni vardı.


VI. ZENTRUM — YENİ BİR BAŞLANGIÇ (2031)


Raven'ın Zentrum'a giden yolculuğu kolay olmadı. Yıllardır sığınak duvarlarının ardında yaşamış olsa da dış dünya hâlâ acımasızdı. Terk edilmiş yollar, kullanılmaz hâle gelmiş araçlar ve her köşede karşısına çıkabilecek enfekte insanlar, yolculuğunu sürekli tehlikeye atıyordu.
Üstelik Raven'ın sabırsızlığı, zaman zaman en basit işleri bile karmaşıklaştırıyordu. Bir binayı yeterince incelemeden içeri girdiği, gereğinden fazla oyalanıp kendisini tehlikeye attığı ya da aceleyle çantasını toplarken önemli bir eşyasını düşürdüğü oluyordu. Fakat tehlikeyi fark ettiği anda dikkatini yeniden topluyor, çevresindeki ayrıntıları değerlendiriyor ve bir çıkış yolu bulmaya çalışıyordu.
Dikkatliydi, ama korkusuz değildi. Cesurdu, ama her zaman mantıklı kararlar vermiyordu. Bazen heyecanı onu harekete geçiriyor, bazen de sabırsızlığı başına iş açıyordu. Buna rağmen vazgeçmek, Raven'ın alışkanlıkları arasında değildi.
Günler sonra Zentrum'un güvenlik duvarlarına ulaştı.
Girişte uzun kuyruklar vardı. İçeri alınmak isteyen insanlar sırayla kontrol ediliyor, sağlık durumları inceleniyor ve geçmişte bulundukları yerler hakkında sorular soruluyordu. Raven sıraya girdiğinde çantasının askısını omzunda düzeltti. İnsanların yüzlerini inceledi. Kimi yorgundu, kimi korkmuştu, kimi de hâlâ umut taşımaya çalışıyordu.
Kontrol noktasına geldiğinde adını, yaşını ve mesleğini söyledi. H12'de geçirdiği yılları, sağlık alanındaki deneyimini ve salgın boyunca edindiği gözlemleri anlattı. Sağlık kontrolünden geçtikten sonra Zentrum'a kabul edildi.
Kapılar açıldığında içeri adım attı.
Yollar temizdi. İnsanlar görevlerini yerine getiriyor, erzaklar düzenli biçimde dağıtılıyor ve sağlık personeli yeni gelenlerle ilgileniyordu. Raven, buranın kusursuz bir yer olduğunu düşünmedi. Artık hiçbir sığınağın yalnızca duvarlarına bakarak güvenli olduğuna inanacak kadar saf değildi. Ancak burada yeniden çalışabileceğini, kendisine bir düzen kurabileceğini ve belki de Chase hakkında bilgi edinebileceğini düşündü.
Zentrum'daki sağlık biriminde çalışabilme ihtimalini araştırmaya başladı. Patoloji laboratuvarındaki deneyimini anlattı; kayıtları inceleme, örneklerle çalışma ve hastalık belirtilerini gözlemleme konusundaki becerilerini açıkladı.
Görevlilere sorular sormaya başladığında heyecanını gizleyemiyordu. Birbiri ardına gelen soruları yüzünden karşısındaki görevli birkaç kez konuşmak için araya girmek zorunda kaldı.
Raven sustu, ardından hafifçe öksürdü.
"Özür dilerim. Biraz sabırsızım."
Görevli gülümsedi. Raven da istemsizce karşılık verdi.
İlk fırsatta kayıt birimine giderek Chase Madden adına bir kayıt olup olmadığını sordu. Görevliler isimleri kontrol etti, kayıtları yeniden inceledi. Ancak Raven'ın kardeşinin Zentrum'da olduğuna dair bir bilgi bulunamadı.
Raven başını sallayarak teşekkür etti.
İçinde bir hayal kırıklığı büyüyordu, fakat bu cevap Chase'in öldüğü anlamına gelmiyordu. Başka bir sığınakta kalmış, farklı bir grupla gelmiş ya da kayıt sırasında başka bir isim kullanmış olabilirdi.
İhtimaller vardı.
Raven ihtimallere tutunmayı iyi bilirdi.
Akşam olduğunda kendisine ayrılan odaya döndü. Çantasını açtı, anatomi defterini çıkardı ve yeni bir sayfa açtı. Önce tarihi yazdı.
2035. Zentrum. İlk gün.
Ardından Chase'in adını yazdı. Altına kardeşinin kaybolduğu günle ilgili bildiği ayrıntıları ve araştırması gereken yerleri sıraladı. Defterin sayfaları artık yalnızca laboratuvar notlarıyla dolu değildi. Annesinin son günlerine dair öğrendiği bilgiler, sığınakların isimleri, tanıkların anlattıkları ve Chase'e ilişkin bütün ipuçları da oradaydı.
Raven kalemi bırakarak pencereye döndü.
Annesi artık geri gelmeyecekti. Bunu değiştiremezdi. Babası yıllar önce kendi isteğiyle hayatlarından çıkmıştı. Onu da değiştiremezdi.
Ama Chase hâlâ bir yerlerde olabilirdi.
Belki korkuyordu. Belki kendisi gibi bir sığınağa ulaşmaya çalışıyordu. Belki de ablasının onu aradığını bilmiyordu.
Raven, kardeşinin çocukken söylediği o cümleyi hatırladı.
Senin yaptıkların daha ilginç.
O zamanlar Chase'in sürekli peşinde olmasından şikâyet ederdi. Şimdi ise kardeşinin bir gün yeniden peşinden gelmesini istiyordu. Onun sesini duymak, saçma bir soru sormasını dinlemek, bir şeyleri devirip ardından gülmesini görmek istiyordu.
Bir daha ona sabırsızca söylenmemek için bile her şeyini verebilirdi.
Raven defterini kapattı. Tam masanın kenarına bıraktığı kaleme uzanırken kalem yere düştü.
Bir süre ona baktı.
"Harika," diye mırıldandı.
Eğilip kalemi aldı. Ardından defterini çantasına yerleştirip ışığı kapattı.
Zentrum'daki ilk gecesinde, duvarların ardında duyduğu her sesi dikkatle dinlerken Raven Madden'ın bilmediği bir şey vardı: Bazen insanın hayatta kalmasını sağlayan şey, kaybetmeyi kabullenmesi değil, hâlâ bulabileceği birinin varlığına inanmaktı.
Raven, annesinin yasını henüz tutmayı bile öğrenememişti. Fakat kardeşini aramaktan vazgeçmeyecekti.
Çünkü Chase'i bulmak, onun için yalnızca kayıp bir aile üyesine ulaşmak değildi.
Çocukluğundan geriye kalan son parçayı bulmaktı.


Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.

Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar

Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları

9 Bağlantı
XF
Xan Forest Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
RW
Risu Well Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
FK
Felix Kane Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
RM
Ryan Morgan Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
FM
Franco Marty Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
DM
Dean Mercer Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
JM
Jhonsen Marc Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
EP
Ethan Jason Pears Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık
MS
Mack Stafford Şehir Sakini
Dost / Müttefik
Kayıtlı Şehir Bağı Herkese Açık