Sable Vane

Sable Vane, 6 Ekim 2007’de Los Santos’ta Kanadalı kökenlere sahip, maddi açıdan oldukça güçlü bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Çocukluğu boyunca para konusunda neredeyse hiçbir zorluk yaşamadı; iyi bir eğitim aldı, ailesinin sunduğu imkânlardan yararlandı ve uzun süre dünyanın herkes için kendisininki kadar güvenli olmadığını fark etmeden büyüdü. Küçük yaşlarda ailesinden gelen genetik bir göz problemi nedeniyle gözlük kullanmaya başladı. Yıllarca gözlükle yaşadıktan sonra ilerleyen yaşlarında geçirdiği operasyon sayesinde gözlüklerinden kurtuldu ancak sorun tamamen ortadan kalkmadı; özellikle uzun süre uykusuz kaldığında, yoğun ışığa maruz kaldığında veya kendisini fazla yorduğunda gözlerinde ağrı ve baskı hissedebiliyordu. Sable çocukluğundan itibaren dik başlıydı. Haksız olduğunu düşündüğü bir şeyi kolay kolay kabullenmez, karşısındaki kim olursa olsun kendisini savunmaktan çekinmezdi. İnsanları kandırabilecek kadar kurnaz olmaktan ziyade, karşısındakinin ne istediğini anlayıp kendi lehine kullanabilecek kadar dikkatliydi.

Buna rağmen onu gerçekten savunmasız bırakabilen kişi kendisinden üç yaş küçük kardeşi Scott’tı. Scott doğduğundan itibaren Sable için yalnızca küçük kardeş değildi; koruması gereken biriydi. Scott’ın lösemi teşhisi almasıyla birlikte Vane ailesinin dışarıdan kusursuz görünen hayatının içinde hastane koridorları önemli bir yer edinmeye başladı. Sable kardeşini kontrollerde yalnız bırakmıyor, tedavi günlerinde yanında olmaya çalışıyor ve zamanla hastanede bulunan diğer çocuklarla da iletişim kuruyordu. Hasta çocuklara karşı geliştirdiği sevgi ve hassasiyet, yıllar sonra sağlık alanına yönelmesinin temelini oluşturdu. Scott ergenliğe yaklaştıkça löseminin yanında başka sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Geceleri uyumak yerine evin koridorlarında dolaşıyor, defterlere ailesinin anlam veremediği şekiller çiziyor, bazen kendi kendine konuşuyor ve ani öfke nöbetleri geçiriyordu. Sable ilk zamanlarda kardeşinin yalnızca tedavi sürecinden etkilendiğini düşündü. Scott’a bağırmak yerine onunla konuşmaya, çizdiklerini anlamaya çalıştı. Ancak Scott’ın davranışları ağırlaştıkça durumu annesine anlatmak zorunda kaldı. Annesinin her şeyi babasına aktarması üzerine Scott daha uzun süreli yatılı tedaviye alındı. Babaları oğlunun psikiyatrik sorunlarının çevrede duyulmasını istemedi ve Scott’ın durumunun bu kısmını ailenin büyük bölümünden sakladı.

Sable için asıl kırılma da burada başladı. Kardeşinin tedavi edilmesi gerektiğini biliyordu fakat onun giderek ailesinden koparıldığını düşünüyordu. Scott hastanede kaldıkça Sable onu eskisi kadar sık ziyaret edemedi ve her gidemediği gün içinde büyüyen bir suçluluğa dönüştü. Scott ise hastanede kendisine benzediğini düşündüğü başka bir genç hastayla yakınlık kurmuştu.
🌬


Scott normalde insanlarla iletişim kurmak için çaba harcayan biri değildi. Kendisine yöneltilen sorulara kısa cevaplar verir, fazla uzayan sohbetlerden sıkılır ve çoğu zaman insanları kendisinden uzak tutmayı tercih ederdi. Hastanede geçirdiği günler de bu alışkanlığını değiştirmemişti. Ta ki aynı koridorlarda sık sık karşılaştığı, kendi sorunlarıyla uğraşmasına rağmen çevresindekilere bunu belli etmemeye çalışan o kızla tanışana kadar. İlk zamanlarda birbirleriyle yalnızca birkaç kelime konuşuyorlardı. Bazen yemek saatlerinde, bazen de odalarının önündeki bekleme alanında karşılaşıyorlardı. Scott onun hakkında pek bir şey bilmiyordu, o da Scott’ın hayatını belirleyen teşhisi dışında pek fazla şey öğrenmemişti. Buna rağmen kızın yanında kendisini açıklamak zorunda hissetmiyordu. Kendisini iyi hissetmediğinde nedenini anlatmasını beklemiyor, konuşmak istemediği zamanlarda sessizliğini bozmaya çalışmıyordu. Scott’ın alışık olmadığı şey tam olarak buydu; birinin yanında bulunmak için sürekli konuşmalarına ya da birbirlerini eğlendirmelerine gerek yoktu. O ilişkinin içerisinde neler yaşandığını Sable hiçbir zaman tam olarak öğrenemedi.

Bir gece Vane ailesinin ev telefonu çaldığında telefonu babası açtı. Birkaç saniye içerisinde yüzündeki ifade değişti, telefon elinden kayıp yere düştü ve evdeki sessizlik Sable’ın hayatı boyunca unutamayacağı kadar ağırlaştı. Scott, hastanede yakınlık kurduğu bir kadın hastayı bir fularla boğarak öldürmüş, ardından odasındaki kalemlerden birini kullanarak kendi yaşamına son vermişti. Sable hastaneye ulaştığında koridorlarda sağlık çalışanlarından önce polisleri gördü. O ana kadar zihninin bir tarafı hâlâ yapılan aramanın yanlış olabileceğini düşünüyordu fakat kapalı kapılar, babasının sessizliği ve annesinin ayakta durmakta zorlanması gerçeği önüne koydu. Scott artık yoktu...

Cenaze günü Sable için yalnızca kardeşini toprağa verdiği gün değildi; çocukluğunun da bittiği gündü. Tören boyunca insanların söylediği başsağlığı sözlerini neredeyse hiç duymadı. Tabutun başında dururken Scott’ın küçükken elinden tutarak peşinden geldiği günleri, gözlüğüyle dalga geçildiğinde kendisini savunmaya çalışmasını ve hastane odasında birlikte geçirdikleri saatleri düşündü. Tabut toprağa indirildiğinde ilk kez kardeşini gerçekten koruyamadığını hissetti. Cenazenin ardından duyduğu üzüntü kısa sürede ailesine karşı öfkeye dönüştü. Babasının Scott’ın durumunu gizlemesi, hastanede tutulmasını tek çözüm gibi görmesi ve ailesinin sorunları konuşmak yerine saklamayı tercih etmesi Sable’ın kabul edemediği şeylerdi. Anne ve babasıyla tartışmaları giderek büyüdü ve sonunda evden ayrılarak kendi hayatını kurmaya başladı.

Sağlık alanına girme kararı artık yalnızca bir meslek seçimi değildi. Scott’ı kurtaramamıştı fakat onun gibi hastane koridorlarında korkan başka çocukların yanında olabileceğini düşünüyordu. Bu nedenle Acil Tıp Teknisyenliği yoluna girdi.
♥CDV

Carlos Dean Vane ile de hayatının en dağınık dönemlerinden birinde tanıştı. Carlos, Sable’ın alıştığı insanlardan farklıydı; özgürlüğüne düşkün, rock müzik dinleyen, hayatı fazla planlamadan yaşayan ve onun ailesinin servetiyle pek ilgilenmeyen bir gençti. Sable başlangıçta Carlos’u fazla rahat bulurken Carlos da onun her konuda son sözü söylemeye çalışmasına alışmakta zorlandı. Buna rağmen birbirlerini değiştirmeye çalışmak yerine zaman içerisinde birbirlerinin eksik kaldığı yerleri tamamlamaya başladılar. Carlos, Sable’ın Scott hakkında konuşmak istemediği günlerde onu zorlamadan yanında kalıyor, Sable ise Carlos nöbetlerin ve hayatın ağırlığı altında dağıldığında onu yeniden ayağa kaldırıyordu. Aralarındaki bağ büyük sözlerden çok küçük alışkanlıklarla güçlendi; nöbet çıkışlarında birbirlerini beklemek, aynı kulaklığı paylaşmak, gecenin bir yarısı birlikte yemek yemek veya hiçbir şey söylemeden yan yana oturmak onlar için yeterli olmaya başladı.

Arkadaşlık kısa süre içerisinde ilişkiye, ilişki ise genç yaşlarına rağmen evliliğe dönüştü.Sable ailesiyle bağını büyük ölçüde kopardığı için gösterişli bir düğün istemedi. Carlos da böyle bir hayatın peşinde değildi. Yakın birkaç insanın bulunduğu sade bir nikâhla evlendiler. Sable için Carlos’la aynı soyadını paylaşmaya başlamak yalnızca evlilik değildi; Scott’ın ölümünden sonra kaybettiğini düşündüğü aile duygusunu başka bir biçimde yeniden kurmasıydı. Birlikte küçük bir eve çıktılar ve aynı hastane çevresinde çalışmaya başladılar. Uzun nöbetler, düzensiz uyku ve sürekli yorgunluk ikisini zorlasa da eve birlikte dönebiliyor olmak hayatlarını normal hissettiriyordu.


Salgın başladığında bu normal hayat birkaç gün içerisinde parçalandı. Hastaneye yüksek ateş, bilinç bulanıklığı ve açıklanamayan saldırganlık gösteren hastalar gelmeye başladığında Sable ilk başta bunların ağır enfeksiyon vakaları olduğunu düşündü. Ancak hastaların personele saldırması ve zaman içerisinde

Ancak hastaların personele saldırması ve zaman içerisinde artık normal insan davranışlarından uzaklaşması düşüncesini değiştirdi. Soğukkanlı görünmeye çalışıyordu ama korkuyordu. Özellikle kontrolünü kaybetmiş insanları görmek Scott’ın son dönemlerini istemeden hatırlatıyordu. Aradaki fark çok açıktı; Scott hasta bir çocuktu, karşılarındaki Asiller ise kendilerine yaklaşan herkesi parçalamaya çalışıyordu. Hastane tamamen kontrolden çıktığında Carlos ve Sable birkaç mesai arkadaşıyla birlikte kaçmayı seçti.

Sokaklara çıktıklarında üzerlerindeki sağlıkçı üniformaları başlarına başka bir sorun açtı. Yaralı insanlar onları gördükçe yardım istiyor, bazıları yollarını kesmeye çalışıyordu. Sable normal şartlarda yanlarına koşacak biriydi fakat artık yaranın nereden geldiğini bilmiyordu. Carlos’la birlikte önlüklerini çıkararak çantalarına attılar ve yardım isteyen insanların yanından geçmek zorunda kaldılar. Bu karar ikisinin de vicdanında kaldı fakat o gün sağlık personelinden önce hayatta kalmaya çalışan iki insandılar. Yanlarındaki varlıklı mesai arkadaşlarından birinin bağlantıları sayesinde Mirror Park’taki Sığınak H-12’ye kabul edildiler.Burada Carlos ve Sable’ın sağlık geçmişi yeniden işe yaradı. Yıllarca sığınakta yaşayan insanların günlük sağlık sorunlarıyla, yaralanmalarıyla ve hastalanan çocuklarla ilgilendiler.
ELENA

Sable burada Elena adında küçük bir kızla tanıştı. Elena onların çocuğu değildi; H-12’de yaşayan ailelerden birinin kızıydı. Sable’ın kıza bağlanmasının nedeni davranışlarında Scott’tan parçalar görmesiydi. Elena zaman zaman garip çizimler yapıyor, geceleri evinden çıkarak tek başına dolaşıyor ve görünmeyen biriyle konuşuyormuş gibi davranıyordu.

Ailesi Sable’a bazı çizimleri gösterip durumun aralarında kalmasını istediğinde Sable bunu bir süre kabul etti. Kız birkaç defa gece sağlık çadırına kadar geldiğinde onu sakinleştirip ailesine geri götürdü. Elena’da gördüklerini Asillik olarak değerlendirmiyordu; karşısında korkmuş ve psikolojik olarak zorlanan bir çocuk olduğunu düşünüyordu. H-12’de ölümler artmaya ve bazı dairelerin sessizce boşaltıldığı fark edilmeye başladığında ise sığınağın güvenliğine olan inancı azaldı. Bir gün su kanalları tarafındaki hareketlilik sırasında Elena’nın bir Asil tarafından ısırıldığına şahit oldu. Ailesi kızın durumunu saklamaya çalıştı fakat değişim başladığında bunu gizlemek mümkün değildi. 💔

Elena artık geceleri Sable’ın yanına gelen çocuk değildi. Sable yıllar sonra Scott’a karşı hissettiği çaresizliği yeniden yaşadı. Elena’yı kurtaramaması onun için yalnızca başka bir kayıp değildi; yıllardır kapatmaya çalıştığı yaranın yeniden açılmasıydı.
...💔ZENTRUM GEÇİŞ
Sonraki dönemde H-12’de sorunlar büyüdü. Sable olayların gerçek nedenlerini veya yönetimin neleri bildiğini bilmiyordu; yalnızca kapatılan bölümleri, kaybolan insanları ve gittikçe artan korkuyu görebiliyordu. Elektrikler kesilip Asiller içeriden ortaya çıkmaya başladığında H-12’nin sonu geldi. Carlos ile Sable o gece kahramanlık yapmaya çalışmadı. Yanlarına taşıyabilecekleri kadar tıbbi malzeme, su ve yiyecek alarak bildikleri koridorlardan kaçmaya çalıştılar. Carlos bir yöne gitmek istediğinde Sable çevredeki sesleri dinliyor, Sable paniğe yaklaşınca Carlos onu hareket etmeye zorluyordu. Yıllardır kurdukları bağ ilk kez gerçekten hayatlarını birbirine bağlıyordu. Birini geride bırakmak ikisinin de aklından geçmedi. Mirror Park’tan çıktıklarında arkalarında yıllarca ev olarak gördükleri H-12 kalmıştı. Önlerinde ise tekrar tanımadıkları bir dünya vardı. Günler boyunca doğrudan yolları kullanmamaya, büyük gruplardan ve çatışmalardan uzak kalmaya çalıştılar. Sable’ın göz ağrıları uykusuzlukla birlikte yeniden başladı, Carlos’un da yılların yorgunluğu kendisini belli ediyordu. Bu yüzden hızlı hareket etmek yerine güvenli yerlerde dinleniyor, kalan yiyeceklerini dikkatli kullanıyorlardı. Yol boyunca karşılaştıkları insanlardan eski Bolingbroke çevresinde hayatta kalan sivillerin kabul edildiği Zentrum adında bir yerleşim olduğunu duydular. İlk duyduklarında ikisi de hemen inanmadı. H-12’den sonra duvarların güvenlik anlamına geldiğine körü körüne inanacak durumda değillerdi. Fakat açıkta kalmanın da daha uzun süre sürdürülemeyeceğini biliyorlardı. Sonunda risk almaya karar verip Zentrum’a doğru ilerlediler. Yerleşimin kapılarına ulaştıklarında Sable’ın yanında ailesinden geriye kalan hiçbir şey yoktu; anne ve babasının kıyamette ne olduğunu bilmiyor, Scott yıllar önce toprağın altında kalmış, Elena ise H-12 ile birlikte geride kalmıştı. Yanında yalnızca Carlos vardı. Zentrum’a girdiklerinde ikisi de eski hayatlarındaki insanlar değildi. Evlilikleri onları kusursuz bir çift yapmamıştı; zaman zaman birbirlerine öfkeleniyor, konuşmadan saatler geçiriyor ve yaşadıkları kayıpların ağırlığını farklı şekillerde taşıyorlardı. Buna rağmen birinin korkusunu diğeri tanıyor, hangi durumda geri çekileceğini ve ne zaman sessizce yanında durması gerektiğini biliyordu. Sable için Carlos artık yalnızca eşi değildi; Scott’ın ölümünden, salgından, hastanenin çöküşünden ve H-12’den sonra hayatında kalmayı başaran son aileydi. Zentrum’a yeniden başlama umuduyla değil, birlikte yaşamaya devam edebilecekleri bir sonraki güvenli yer olduğu için girdiler. Sable’ın bütün kayıplarına rağmen sağlık çantasını hâlâ yanında taşımasının nedeni de buydu. Herkesi kurtaramayacağını artık biliyordu fakat yapabileceği bir şey varken hiçbir şey yapmamayı da kabul edemiyordu.
Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır
Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.
Şehir İlişkiler Ağı & Sosyal Bağlar
Karakterin şehirdeki müttefikleri, hasımları, ailesi ve iş bağlantıları





