Aktif / Yaşıyor

Shane Turner

Discord Oyuncusu: emregfb
Karakter Tema MüziğiHazır
0:00 / 3:37
%3
Karakter Hikayesi & Biyografisi
Herkese Açık Katman

SHANE TURNER KİMDİR ?

Shane Turner, 2011 yılında Los Santos'un kalabalık banliyölerinden birinde doğdu. Babası Tony bir otomotiv firmasında montaj hattında çalışıyordu, annesi Olivia ise ev hanımıydı. Kendisinden üç yaş büyük bir ablası vardı, adı Rachel'dı. Ailenin otoritesi anneden gelirdi. Olivia kuralları koyan, saatleri belirleyen, gerektiğinde sesini yükseltmekten çekinmeyen kişiydi. Babası ise tam tersiydi, olaylara pozitif yaklaşan ve tartışmadan kaçınan ılımlı bir adamdı. Evde bir sorun çıktığında Tony hep aynı şeyi söylerdi, yarın konuşuruz. Bazen konuşulurdu, bazen konuşulmazdı.

Shane'in heyecanlı ve hırslı bir çocuk olduğu küçüklüğünden belliydi. Sabahları herkesten önce kalkar, televizyonu açar ve kimse uyanmadan belgesel izlerdi. Doğa belgeselleri, keşif programları, eski kovboy filmleri. On üç yaşındayken bir harita defteri tutmaya başlamıştı, gittiği yerleri değil gitmek istediği yerleri çizerdi. Bunu kimseye göstermedi.

Sosyal çevresi genişti denemez. Lisede birkaç arkadaşı vardı, en yakını Danny ve Cole'du. Okul takımlarına girmedi, spor onu hiç çekmedi. Boş zamanlarında ablasıyla takılmayı ve akşamları odasında müzik açıp kendi çapında bir şeyler araştırmayı tercih ederdi. Annesi ona karşı fazlasıyla korumacıydı, bu yüzden şehirde tek başına dolaşmasına pek izin verilmezdi ve Shane bundan hoşlanmazdı. Salgın çıktığında on beş yaşındaydı, yani öğrenciydi, bir mesleği yoktu ve hiç çalışmamıştı. Hayatta kalmayla ilgili bildiği her şeyi sonradan, duvarların içinde öğrendi.

İLK GÖZ AÇIŞ
2026'da Zenginler Vebası patlak verdiğinde Shane okuluyla birlikte Mount Gordo Dağları'nın eteklerinde küçük bir yatılı kamp gezisindeydi. İki gecelik bir geziydi ve her şey gayet normal görünüyordu. Öğretmenler akşam yemeği hazırlıyor, çocuklar dağılmış oynuyordu. Shane telefonunda gezinirken haberleri gördü. Önce şaka sandı, sonra aynı görüntülerin farklı yerlerden geldiğini fark etti. Bunun gerçek olduğunu anladığında elleri ve ayakları titremeye başladı. Öğretmenlere gitti ama onlar da ne yapacaklarını bilmiyordu, telefonlar birbiri ardına çalmıyordu.

Shane, Danny ve Cole'u topladı. Kamp alanı dağın eteğindeydi ve en yakın yerleşim Cape Catfish'ti. Üçü koşarak oraya indiler. Vardıklarında balıkçıların da haberi olduğu her hallerinden belliydi, radyonun etrafına toplanmışlardı ve kimse konuşmuyordu. Adamlardan biri, Gus adında yaşlı bir balıkçı, üç çocuğu görünce hiç soru sormadan içeri aldı. O gece dört balıkçı ve üç çocuk aynı evde kaldılar.

Shane bütün gece ailesine ulaşmaya çalıştı. Önce annesini aradı, sonra babasını, sonra ablasını. Hiçbiri açmadı. Sabaha karşı telefon hatları ve internet tamamen kesildi. Hayatındaki ilk kırılma anı buydu. Ailesinin ne durumda olduğuna dair tek bir bilgi alamadan, tanımadığı adamların evinde mahsur kalmıştı.

Cape Catfish'te bir aya yakın kaldılar. Kaos oraya şehre kıyasla çok daha yavaş ve sinsi ilerledi. İlk hafta neredeyse normaldi, sonra yollardan gelen insanlar arttı, sonra o insanlar da gelmez oldu. Gus radyoyu her gün belirli saatlerde açıyor, bir şey duymayınca kapatıyordu. Shane o süreçte uzaktan çok şey gördü. Kıyı yolunda olan biteni, insanların birbirine ne yaptığını, kimsenin kimseye yardım etmediğini. Her geçen gün ailesi için biraz daha tedirgin oldu ve o tedirginlik zamanla bir şeye dönüştü, artık merak değil bekleyişti.

Bir sabah şafak sökerken tuhaf sesler duydu ve camdan dışarı baktı. İlk başta pek bir şey göremedi. Sonra aniden camın önüne bir kol parçası düştü. Gus'ın koluydu. Nabzı hızlandı, kalbi yerinden çıkacakmış gibi attı ve o an sadece hayatta kalma içgüdüsü devreye girdi. Çantasına yalnızca hayati olan şeyleri doldurdu. Danny sesleri duyup uyandı ve dışarıdaki kaosu o da fark etti. Arka kapıdan sessizce çıkmaları gerekiyordu ama panikle her şeyi birbirine kattılar, bir sandalyeyi devirdiler ve o ses her şeyi hızlandırdı. Kapının önünde duran üç bisikleti alıp arkalarına bile bakmadan uzaklaştılar.

Bir saat boyunca var güçleriyle pedal çevirdiler. Yol boyunca hiç konuşmadılar. Sonunda ufukta Bolingbroke Hapishanesi'nin silüetini gördüler. Kulelerdeki insanların canlı bir şekilde onlara el salladığını görünce böyle bir şeyin mümkün olabileceğine inanamadılar ve sakin kalamayıp sevinçle bağırdılar. O sesi duyan enfekteler çalılardan otoyola atlayıp üzerlerine doğru gelmeye başladı. Üçü panikle hızlanmaya çalışırken Shane'in bisikletinin önüne bir taş çıktı ve takla atarak yere düştü. Yerde toparlanmaya çalışıp çaresizce kapıya doğru bakarken hapishanenin kapısından birkaç silahlı adam fırladı ve üçünü de içeri aldılar.

O gün orada henüz bir isim yoktu, sadece duvarlar ve silahlı insanlar vardı. Yerleşimin Zentrum adını aldığını aylar sonra öğrendi. Bolingbroke adının kaldırıldığı gün avluda toplanmışlardı ve Shane o günü hatırlıyor, çünkü orası ilk kez geçici bir sığınak değil gerçekten bir yer gibi hissettirmişti.

İlk yıllar kolay geçmedi. On beş yaşında bir çocuğun orada kalabilmesi için işe yaraması gerekiyordu ve bu açıkça söylendi. Shane su taşıdı, avlu temizledi, mutfakta bulaşık yıkadı, depo sayımlarında yardım etti. Danny ve Cole da aynı işlerde çalıştı. Cole ikinci yılın sonunda hastalandı ve öldü. Danny üçüncü yılda batıya giden bir kafileye katıldı, Shane onu gitmemesi için ikna etmeye çalıştı ama başaramadı ve bir daha haber alamadı. Böylece o sabah balıkçı evinden kaçan üç kişiden geriye sadece Shane kaldı.

Komutan Varga'yı başta hiç sevmedi. Adamı gereksiz sert, kuralları gereksiz katı buldu ve iki kez ceza aldı. Zamanla anladı ki hala hayatta olmasının sebebi tam olarak o katılıktı. Varga onun için bir baba figürü olmadı, öyle bir yakınlık hiç kurulmadı, ama bir ölçü oldu. Shane bugün hala bir karar verirken kendine aynı soruyu soruyor, bu iş kurala uygun mu.

On yedi yaşında ilk kez bir ekiple duvarların dışına çıktı. İlk çıkışında tek yaptığı arkada durup malzeme taşımaktı ve o gece geri döndüğünde saatlerce uyuyamadı. Sonraki iki yıl içinde düzenli olarak sahaya çıktı. Silah kullanmayı orada öğrendi, iyi bir nişancı olmadı ama panik yapmamayı öğrendi. Asıl fark edilen özelliği ise sabrı oldu. Uzun süre kımıldamadan, ses çıkarmadan bekleyebiliyordu. Bunu fark eden ekip lideri onu gözcülüğe verdi ve o günden sonra Shane hep sahada kaldı. Gözcülük ona uydu çünkü yalnız kalabildiği ve kimseyle konuşmak zorunda olmadığı tek görevdi.

BÜYÜK KIRILMA & YAŞANAN TRAVMA

Karakterin zihninde silinmez iz bırakan büyük kayıp, pusu veya kapana kısılma anı...

2031'de Sığınak H-12 ile Sinek Yuvası'nın çöküşünün ardından Zentrum'a dışarıdan kafileler gelmeye başladı. Yerleşim o dönemde ciddi şekilde kalabalıklaştı ve kabul süreci sıkılaştı. Shane o günlerde kapı nöbetindeydi ve gelenleri karantinaya alan ekiplerdendi.

Maria ile orada tanıştı. Maria H-12'den sağ kurtulanlardandı, yaşları birbirine yakındı ve karantinadan çıktıktan sonra aynı saha ekibine verildiler. Shane beş yıldır kimseye alışmamıştı, Maria'ya alıştı. Konuşkan biriydi, Shane'in sessizliğini sorun etmiyor, iki kişilik konuşuyordu. Nöbetlerde ona ailesini anlattırdı. Shane o zamana kadar kimseye annesinin adını bile söylememişti.

Maria ona ailesini aramayı bırakmasını hiç önermedi. Bunun yerine ertelemesini söyledi. Önce şurayı halledelim, sonra bakarız derdi ve bu ikisi arasında bir tür şakaya dönüştü. Shane o yıl uzun zamandır ilk kez ileriye dair bir şey düşünmeye başladı.

2032'de Kızıl Düşüş yaşandı. Zentrum'un kuzeyindeki dağlık kasabanın üzerine devasa bir meteor düştü ve bölgede daha önce görülmemiş şeyler ortaya çıktı. Yönetim meteorun kaynağını ve yeni tehdidi araştırmak için bölgeye ilk keşif birliğini gönderdi. Maria o birlikteydi. Shane o gün nöbette değildi ve onu uğurlayamadı, bunu hala düşünüyor.

Birlik kasabaya girdikten kısa süre sonra telsiz bağlantısı kesildi. Geri dönen olmadı, ne cesetlerine ne de ekipmanlarına ulaşıldı. Shane o gün kapıda bekledi, ertesi gün de bekledi, üçüncü gün kimse ona bir şey söylemeden nöbet listesine geri yazıldı. Kısa süre sonra bölge Kızıl Bölge ilan edildi, girişler yasaklandı ve oraya yaklaşan herkes kayıp sayılacak dendi.

BUGÜN

Bugün Shane yirmi dört yaşında ve Zentrum'un saha ekiplerinde düzenli görev alan bir dış gözcü. Duvarların içinde geçen dokuz yılın ardından burası onun bildiği tek düzen. Ailesine ne olduğunu hala bilmiyor. Gerçekte annesi, babası ve ablası salgının ilk günlerinde enfekte olmuştu ve o sonsuz döngüye çoktan karışmışlardı, ama Shane bunu hiçbir zaman öğrenemedi. Yıllarca bir gün bir haber geleceğini umdu. Artık ummuyor, sadece bırakmıyor da.

Dışarıdan bakıldığında disiplinli, sakin ve az konuşan biri. Verilen görevi tartışmadan yapar, gereksiz risk almaz, kimseyle kavga etmez. Uzun nöbetlerde kendi kendine konuşma alışkanlığı var, çoğunlukla ismini bildiği ölülerle. Bunu fark ettiğinde susuyor ve kimsenin duymadığını umuyor. Kimseye kolay bağlanmıyor çünkü bağlandığı herkesi kaybetti, bu yüzden yeni gelenlere karşı mesafeli ve bazen soğuk. Buna rağmen ekipteki hiç kimseyi geride bırakmadı, bir kez bile.

Geceleri sırası olmasa bile kuleye çıkıyor. Dağların ardında yükselen alevleri ve gökten düşen meteor parçalarını izliyor. Kimse ona orada ne aradığını sormuyor, o da anlatmıyor.

Whitelist Rol Hikayesi & Şehir Sırları
Kilitli Katman

Bu Bölüm Yalnızca Whitelist Oyuncularına Açıktır

Karakterin şehir içi gizli sırlarını, derin rol geçmişini ve kapalı rol hikayesini okumak için sunucuda onaylı Whitelist üyesi olmanız gerekir.